Efektlerle canlanan mumya!
Alin Taşçıyan

Kükrüyor, kan emiyor, can çıkarıyor, ağzından kumlar böcekler püskürtüyor, kum hortumları yaratıyor, Eski Mısır'ın on belasını yeryüzüne saçıyor! Bu mumya, sargıların altında bir deri bir kemik kalmışlardan değil, yaman bir mumya! Eski Mısır'ın gizlerine vakıf, şeytani güçlere hükmedebilen, büyüler yapan Başrahip Imhotep'in ta kendisi! Bir Industrial Light & Magic harikası! Son jeneriği beş dakika süren bir yapım!
Korku sinemasının klasiklerinden "The Mummy", Amerika'da gösterime girişinin 17. gününde 100 milyon dolarlık hasılat barajını eşerek yeni bir rekora imzasını attıktan sonra Türkiye'de de ilk üç günde 110. 140 kişi tarafından izlenerek büyük bir başarıya imza atmış oldu. Türk sinema tarihinin en iyi üçüncü açılış filmi hasılatını elde eden film, şimdiye kadar yaz sezonu filmleri arasında ise en iyi hasılata sahip.
1932 yapımı "Mumya"yı Alman dışavurumcu sinemasının en iyi temsilcilerinden, önce görüntü yönetmeni sonra yönetmen olan Karl Freund yönetti, dirilen Mısır rahibi Imhotep'i efsanevi Boris Karloff canlandırdı. TRT 2'nin "Sinema Büyüsü" kuşağında yayınlanan "Mumya"nın kırklı yıllar boyunca birçok versiyonu çevrildi. Bir başka efsane Lon Chaney'nin oğlu Lon Chaney Jr. bunların üçünde mumyayı canlandırdı. 67 yıl sonra izleyeceğimiz Stephen Sommers imzalı "Mumya" ise orijinalinden çok "Kutsal Hazine Avcıları" türünde bir film. Öncelikle bir korku filmi değil, aksiyon ögeleri içeren bir komedi. Sommers, "Deep Rising"deki gibi fırlama, çıtkırıldım, fıstık, kalleş, canavar gibi klişe karakterlerin sıradan serüvenini yükte hafif pahada ağır efektlerle donatmış.
George Lucas'ın ILM firması tarafından gerçekleştirilen efektler sayesinde üç bin yıl önce lanetlenen ve yaşayan mumya haline gelen Mısırlı rahibin şeytansı güçlerini harekete geçirmesini ve Eski Mısır'ın büyük felaketlerini dünyaya göndermesini "keyifle" izliyoruz. "Mumya"da bilgisiyarda yaratılmış görüntüler, görsel ve özel efektler bir arada kullanıldı. Filmin gücü ve çekiciliği bu niteliğinden kaynaklanıyor. Bu uğurda, içerik vb. kaygıları bir yana bırakıp, senaryoyu sineye çekiyoruz. Karakterleri de, tabii. Mumyanın mezarından tamamen sargısız çıkması gibi hataları da kadı kızının kusuru olarak değerlendiriveriyoruz!
"Fırlama", Ölüler Kenti Hamunaptra'nın yerini keşfeden O'Kennel / Brendan Fraser. "Fıstık", bir mumyanın bile iştahını kabartan, hiyeroglif ve hiyeratik uzmanı Evelyn / Rachel Weisz. "Çıtkırıldım", Evelyn'in define bulma düşleri kuran 'tipik İngiliz' ağabeyi Jonathan / John Hannah. "Kalleş", Hamunaptra'yı O'Kennel ile birlikte keşfeden ama mumyanın şerrinden korunmak için onunla işbirliği yapan Benny / Kevin J. O'Connnor.
"Canavar"a gelince; filmin kötü adamı olarak karşımıza çıkan yaşayan mumya Başrahip Imhotep / Arnold Vosloo, bence masum! Firavun Seti'nin gözdesiyle birbirlerine aşık olmuşlar. Ama Firavun Anck - Su - Namum'u tapulu malı olarak gördüğü için birlikte olamıyorlar. Çaresiz kalınca da Firavun'u öldürüyorlar. Alışılagelmiş kara film aşk üçgeni, yani... Imhotep, öldürülen sevgilisini hayata döndürmek için Hamunaptra'ya gidip Ölüler Kitabı'nı açma cüretini gösteriyor. Firavun'un muhafızları, işlem tamamlanmadan Imhotep'i cezaların en korkuncuna çarptırıyorlar. Canlı canlı mumyalıyor, sarkofajın içine et yiyen scarabinlerden dolduruyor ve onu lanetliyorlar. Böylece ona binlerce yıl sonra uyandığında dünyanın başına musallat olacak bir güç veriyorlar. Imhotep'in tek derdi sevgilisini diriltmek. Ne yapıyorsa aşk için yapıyor! Oysa bizim "kahraman"larımız para pul, şan şöhret peşinde!