|
Avrupa ‘idamı durdurun’ derse
AİHM'nin bundan önce verdiği iki ihtiyati tedbir kararı farklı uygulamalar nedeniyle tartışılıyor. İngiltere, "Soering kararı" olarak bilinen, idama hükümlü bir ABD'liyi iade etme konusunda AİHM'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına uydu. Benzer bir durumda karara uymayan İsveç'e ise herhangi bir yaptırım uygulanmadı.
Prof. Dr. Bakır Çağlar ise, verilecek kararlara uyulmasının zorunluluk olduğunu belirterek, AİHM'nin Öcalan davası konusunda geçen Nisan ayında aldığı 99 / 46 221 sayılı şu kararı örnek gösterdi:
"Alınmış kararların taraf devletler tarafından yerine getirilmesi konusuna mahkeme büyük bir önem vermektedir. Taraflar bu kuralları uygulamaya davet edilmiştir. Taraf devletlerin geçici önlem kararlarına uyması konusunda son derece hassastır."
İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, Türkiye'nin idam cezalarının uygulanmayacağına dair protokolu imzalamadığını, ancak AİHM'nin infazın durdurulması yönünde vereceği ara kararı tanımak zorunda olduğunu belirterek, "Çünkü altında imzası var. Ara kararın ülkeler açısından bağlayıcılığı var" diye konuştu.
Karşı çıkanlar
Türkiye'nin AİHM'nin alacağı kararlara uymak zorunda olmadığını savunan Ord. Prof. Sulhi Dönmezer ise, "AİHM'in bu konudaki metinleri davayı durdurmaya yetmiyor. Türkiye bu nedenle AİHM'i beklemek zorunda değil. Türk hakimi kendi hukukunu uygular" dedi.
Prof. Dr. Köksal Bayraktar da, Türk hukukunda hiç tartışılmayan bir konuyla karşı karşıya kalındığını vurgulayarak, "Bugüne kadar böyle bir uygulama yok. Ancak AİHM'ye iç hukuk yolları tüketildikten sonra gidiliyor. Türkiye'nin AİHM kararını beklemesine gerek yok" görüşünü savundu.
|