Rektörden TV’li savunmaTürkiye’de ilk kez bir üniversitenin senato toplantısı, canlı yayında izletildi

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alemdaroğlu, yaşanan istifalarla ilgili olarak uzun süre sonra ilk kez konuştu. Tarihi üniversitenin rektörü, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, hiçbir öğretim görevlisinin üniversiteden ayrılmadığını belirterek, istifaları "nostaljik itiraz" olarak nitelendirdi. Son günlerde basında yer alan istifalarla ilgili olarak, "Kamuoyuna yansıyan eğitim sistemi ve bölüm birleştirme konusundaki itirazlar nedeniyle hiçbir öğretim üyesi üniversitemizden ayrılmadı, sadece yönetim görevlerinden istifa edenler oldu" dedi.
Üniversitenin Senato Salonu'nda Senato Toplantısı sırasında açıklama yapan Alemdaroğlu, gazetelerde çıkan haberlerin yanlış ve eksik bilgilendirilmeye dayandığını ve bu olayların okulda huzursuzluk varmış gibi gösterildiğini söyledi.
Prof. Dr. Toktamış Ateş'in Rektör'ün isteğiyle görevimden istifa ettim sözlerini değerlendiren Alemdaroğlu, "Kendisini başarılı bulduğum için göreve davet etmiştim. Şimdi ise, aynı paralelde çalışmaların süremeyeceğini görünce ayrılmasını istedim. Yönetim anlayışımızda uyuşmazlıklar çıktı" diye konuştu.
Rektör olmadan önce Ateş'le birlikte YÖK'ün antidemokratik uygulamalarını eleştirdiğini belirten Alemdaroğlu şunları söyledi:
"Hala YÖK yasasının eleştirilmesi gereken yanları var. O yönlerden bir tanesi de üniversitelerde uygulanan dekan seçimidir. Ancak her yasanın eleştirilecek yanı olabilir. Eleştirecek olan ise, kamuoyudur. Birtakım çalışmalar yapılır ve TBMM'ye yasa ile ilgili önerilerde bulunulur. 1996 yılı sonunda İÜ Senatosu bir yasa taslağı hazırlamıştı. O taslağı hazırlayan komisyonda ben de vardım. Görevimizi yapıp o taslağı TBMM'ye sunduk. Ayrıca yasayı uygulamamak suç sayılmalı. Yasayı uygulamak hangi mantıkla bir suç sayılabilir."^
Alemdaroğlu, bu yasayla rektör olduğuna göre bu yasanın gereklerini yerine getirmek zorunda olduğunu kaydederek, "Bizim 1996'da hazırladığımız tasarının bugünkü yasadan çok farkı yok. Yasanın çıktığı ilk günden bu yana otuza yakın değişiklik yapıldı. En önemlisi rektörlük seçimidir. Sürekli değişim gösteren bu yasanın çıktığı gündeki yanlışlarını söylemek doğru bir düşünce değil. YÖK yasası demokratik bir ortamda oybirliğiyle ya da oy çokluğuyla TBMM'de kabul edilmiştir. Bu yasa değiştirilmedikçe, başka bir öğretim yasası çıkmadıkça bu yasa da demokratiktir, ülke de demokratiktir" şeklinde konuştu.
Senato oylamasının demoktratik olmadığı ve 54 üyeden 30'unun çekimser kaldığı şeklindeki soruyu cevaplayan Alemdaroğlu, 54 kişilik Senato'da sadece 5 üyenin olumsuz oy verdiğini, iddia edildiği gibi senato oylamasında çekimser oy kullanılamayacağını bunun yasanın 61. maddesinde açıkça belirtildiğini söyledi.
Bölümlerin birleştirilmesiyle ilgili olarak konuşan Alemdaroğlu, önceki durumun birçok haksızlığa neden olduğunu anlatarak, "Bu durum mezunlarımızın istihdamında sorunlar yaratıyordu. Değişiklik kontenjanları hiçbir şekilde etkilemeyecek aksine fırsat eşitliği sağlayacak" diyerek sözlerini tamamladı.
YÖK’ten tam destek
YÖK Başkanı Prof. Dr Kemal Gürüz, İstanbul Üniversitesi'ndeki istifaları değerlendirirken, "Kendi kararlarıdır birşey diyemem. Ancak istifa etmeselerdi daha iyi olurdu. İdari görevlerinden istifa ettiler. Üniversiteden değil. Kararlarını saygıyla karşılıyorum" diye konuştu.
Prof. Kemal Gürüz, İstanbul Üniversitesi'ndeki uygulamalardan şikayetçi olmadığını da hatırlatarak, "Ben İÜ'nün yeniden yapılandırma çalışmalarının arkasındayım. Kurul olarak da bu çalışmaları destekliyoruz. Uygulamalarını destekliyoruz" dedi