|
Örsan Öymen ve anılar Erdoğan Şenay
Sevgili Örsan Öymen'in ölümü üzerinden tam 12 yıl geçmiş... Halbuki onunla Bodrum'un toz toprak içindeki Imsık alanından Bedri Koraman ustayla vedalaşmamız sanki daha dünmüş gibi geliyor bana... Küçük uçakta yer alması ve bizimle İstanbul'a dönmesi için ne kadar da yalvarmıştık kendisine... Ama o küçük Örsan'ın Ankara'dan gelmekte olduğunu söyleyerek ikna etmişti bizi İstanbul'a gelememek adına...
Hiç unutmadığımız Örsan'ın gazetecilik anlayışı ve çalışma stili şimdilerde hala aranıyor aslında medyada... Onun POLİTİKA KAZANI ve yazılarında kullandığı habercisi MİNİK KUŞ'u sürekli konuşuluyor insanların anı sohbetlerinde... Bir gün gece yarısı ve hiçbirimizin haberi olmadan soruşturmaya almıştı onu siyasi polis... Turhan Aytul'dan Rauf Tamer'e, Egemen Bostancı'dan Bedri Koraman'a kadar bütün İstanbul ayaklanmış hiç olmazsa nerede olduğunu bulmaya çalışıyorduk Örsancığın... Rahmetli Turhan Aytül'ün sıkıyönetimi ve Ankara'da birçok generali arayıp sormasına rağmen hiçbir izine rastlayamıyorduk... Sanki yer yarılmış Örsan da içine düşmüştü... Ertesi gün bitkin bir halde Egemen Bostancı ile bizim Florya'daki dinlenme evlerine birkaç saat uyumaya giderken bir baktık Örsan terasta oturuyor ve o dünya şirini gülüşü ile bizi karşılıyor... "Yahu nerelerdeydin...? İnsan bir telefon şansı da mı yaratmaz bu durumlarda...?" diye biz kendisini sitem bombardımanına tutarken, o yine sempatik kahkahalar atarak "Siyasi polisteydim. Sabahlara kadar sohbet ettik, sonra geçmişteki bir soruşturma için bir dosyada benim ifadem eksikmiş. Onu aldılar ve biraz önce de beni arabaları ile buraya bıraktılar" dedi... Yani kendisini iki sayfalık bir ifade eksikliği için sabaha kadar tutan polislere tek sitemi yoktu söz ve yüz ifadesinde... Sonra biz Örsan'ın bulunduğunu dostlara haber vermek için Egemen ile telefon başında bir gün uğraşıp durmuştuk oysa.
* * *
Yine bir gün sabahın köründe Ankara'ya gidiyorduk Örsan ile... Günün ilk uçağında akşamdan kalmalar da vardı tabi bizler gibi koltuklarda... İyi bir kestirme 'den sonra Esenboğa'da indik uçaktan... Terminale yakın bir yere park edildiği için otobüs gelmemiş ve yolcuların pisti yürüyerek geçmeleri uygun görülmüştü... Birden ilerideki V.İ.P. binasının kapısında "Örsan, Örsaaan" diye bağıran tanıdık bir ses duyduk ve oldukça da şaşırdık... Örsan hayretler içinde sesin geldiği tarafa doğru yürüdü gitti... Ben sesi derhal tanımıştım. Zamanın başbakanı sayın Süleyman Demirel idi bağıran bu bildik ses... Sonra beni terminalden telefonla aradılar ve Örsan'ın Süleyman beyin özel uçağı ile seçim konuşmaları için Elazığ'a gideceğini söylediler.
İşte böyle... 12 yıl ne kelime, Örsan Öymen'in saygın anılarına yıllar değil, ancak üzerine uzanılan bir musalla taşı nokta koyabilir bizce.
|