|
|
Deprem şov Rahatsız ediyor. Sanki kurcalamak, burgu gibi delmek. "A Takımı"nda eğlence ve deprem ilişkisizliği ana tema. Siyah giymek, içki içmemek, müzik dinlememek. İş buralara gitti. Füsun Önal, öyle bir konuştu ki... Bakın, bu "eğlence" lastik gibi uzar. Her yere çek dur. Savaş Ay, programına söz verip gelmeyenlerden de söz etti. Genelde programa çağırılan konukların bir bölümü gelmeyebilir. Konu, deprem olduğu için gelmeyenler açıklandı. Sanki, dersi kıran öğrenciler gibi! Ama Savaş, Emrah örneğini verdi. Telefon etmiş, "Abi ben evin tapusunu depremzedelere vereceğim" demiş. Bunu da özel olarak söylediğini ve fazla da yayılmasını istmedeğini vurgulamış. Savaş Ay'ın dediğine göre aynı Emrah, TV'lere çıkıp elinde tapu kağıdı ile şov yapmış. Durum böyleyse, Savaş bu konuda haklı. Bu tam deprem show! Eğlence, yasak, utanma, gammazlama, suçlama, su yüzüne çıkarmak, dürüstlük bayrağını ele geçirmek, ünlü olmak, ifade edememek... "A Takımı"nı izlerken bunları düşündüm.
* *
STV'de "Sözün Doğrusu"nda "dil yanlışları" irdeleniyor. Cuma günü bizim yanlışlarımız vardı. Türkçe Gönüllüleri yazılı ve görsel basında yer alan hataları saptamış. Hepimizim yaptığı yanlışlara bir göz atalım:
Kalp diyoruz. Bu yanlış. Doğrusu kalb. Çünkü kalp hileli sahte anlamına geliyor. "Enfarktüs krizi" denilmez. Ya krizdir, ya da enfarktüs olarak kullanması gerekmektedir. "Manşet başlığı"... Ya manşet ya da başlık demek lazım. "Şöhret olmak" da yanlış. "Olay kadın", "Olay adam" gibi çok sık kullanılan terimler de yanlış. "Olaya sebep olan kadın" doğrudur.
"Cani yaya yürüyerek kaçtı"... Bu da çok kullanılıyor. Yanlış. Yaya zaten yürüyerek gider. Evet ben de dahil olmak üzere hepimiz kapılmışız bazı anlamsız sözcük ve terimlere ya da çevirmişiz kendi bildiğimiz gibi. İzlerken not aldım iletmek istedim. Bu program gerçekten yararlı...
|
|
|