|
|
Başarının adındaki felsefe Doğan KOLOĞLU
Mustafa Denizli'nin İrlanda'da tek arzusu vardı. Aklından sanal maç oynattığı rakip takımın aynen sahaya çıkması. Bu konuda o kadar ciddiydi ki, İrlandalılar maç kadrosunu ve ilk onbirini basına verdiği halde bize gelen ilk listelerde milli takım 20 isimle geçilmişti. Rakibin onbiri ise belliydi.
Denizli, "Biz değişimlere uyan takımız. Benim için hangi sistemin oynandığı mühim değil. Çünkü kadromda hertürlü futbolcu var" diyordu. Hatta şaka ile karışık "Oduncu da, baltacı da, kemancı ve piyanocu da var" diye sıralıyordu.
Sonra şunu ekliyordu: "Mühim olan randıman alacağın takımla oynamak. Hakem kartlarında da azalma var. Basit olaylarla kart görmeye karşıyım. Almanya'ya karşı 30 dakika 10 kişi oynadık. Kan kustum. Ve düşünün Almanya'yı böyle yendik. O sıkıntılı dönemi bir daha yaşamak istemiyoruz"
* * *
Önümüzdeki Moldova maçı ne olur? Aslında Moldova'da dev bir alt yapı girişimi yapılıyor. Bize bile örnek olacak. Bunun altyapı mali kaynaklarını UEFA karşılıyor. Bu programın başında da Şenes Erzik var. Herhalde o maça da gelir. Amaç çocuklar hem okuyacak. Hem de futbol idmanlarını yapacaklar. Türkiye'de özlediğimiz bir ortam. Moldova bu tür olaylara çok ciddi bakıyor. Ayrıca Türkiye o maçta da zorlanacak. Çünkü Moldova deplasmanda K.İrlanda ile 2 - 2 berabere kalmadı mı? İstanbul'daki maçı da düşünürsek, K.İrlanda'dan daha zor bir rakip... Türkiye bu maça da değişik bir kadro ile çıkacak. Denizli artık hırslı ve iddialı olan 20 kişiyle iç rekabeti hayata geçirdi.Denizli, "Biz kulüplerle rekabet etmiyoruz. Çünkü o kadar çok yabancı kullanılıyor ki milli oyuncular bile yedekte kalıyor" diyor. Mustafa Denizli'ye "Peki bu konuda federasyon fikrini aldı mı?" diyoruz. "Evet" cevabı geliyor. Ama kulüpler ağırlıklarını koydular. Ayrıca sporcunun eğitime vakit ayıramadığından şikayet ediyor. Evet... Vakti olmayan insan spor yapamaz. Sokaklar işsiz diplomalılarla dolu. İşte Türkiye'nin dramı burada. Sporcu niye okusun ki? Üniversite yarar sağlamıyor. O nedenle kollektif oyun yapılaşmasında kültürsüzlüğün faturasını ödüyoruz. Türkiye Ligi'nde bir de futbol eğitiminde bütünleşme yok. Almanya'da bütün ülke aynı kalıp futbolu oynuyor. Hatta bu monotonluk ülke futboluna yeni sistem getiremiyor. Brezilya ise hücum futboluna tutulmuş. Böylece dışarıya oyuncu satıyor. Futbol ticari amaca dönüşmüş. İç piyasa fiyatları düşük. Türkiye'de piyasa yüksek o nedenle kimse dışarıya gidemiyor. Üstelik buradaki futbol rahatlarına da geliyor.
|
|