13 Eylül 1999 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
   LİG FİKSTÜRÜ
   PUAN TABLOSU
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
İbret belgesi

Attila GÖKÇE

       Bu maçı sadece Beşiktaş ve Denizlispor taraftarları değil, futbolla ilgili herkes defalarca seyredip gerekli bir ibret dersini almalıdır.
       Yıllar önce (1986 - 87 sezonu) Ali Sami Yen'de yine Denizlispor önünde şampiyonluğu 1 - 1'lik beraberlikle Galatasaray'a kaptıran Beşiktaş, anlaşılan o ki, tarihten ders almamış, tarihe ibret belgeleri üreterek yoluna devam ediyor. Elbette onlar dersini alıncaya kadar bu ibret belgeselini daha çok seyredeceğiz.
       * * *
       Beşiktaş ilk yarıda özlenen bir futbolun evsahibi oldu. Çabuk, etkili, yaratıcı ve keyif veren bir takımdı. Hengen savunmada, Schaefer ve Münch kanatlarda inanılmaz çabukluklarıyla arkadaşlarını da etkiliyor, Kaptan Mehmet'in ve Tayfur'un da katkısıyla gol üstüne gol fırsatları sergileniyordu. Ahmet'in deli dolu, hırçın ve yıpratan koşularıyla karıştırdığı ceza alanında gol, 13. dakikada Ertuğrul ile geldi. O arada Ahmet'in enfes bir asist örneğini izledik. Beşiktaş sahanın her yerinde yere sağlam basıyor, pres, markaj, yardımlaşma, dripling ve pas becerileriyle büyüklüğünü sergiliyordu. Ne var ki rüzgar santrfor Ahmet, ilk yarıda yakaladığı en az üç mutlak gol fırsatını hovardaca harcadı. Koşularına denk düşen bir vuruş becerisini gösteremedi. Mehmet'in, Ertuğrul'un vuruşları da tabelayı değiştiremedi.
       * * *
       Kaçırdığı onca gol fırsatının yanısıra Beşiktaş, ikinci yarıda motoru durmuş yat gibi yavaşlamaya başladı. Kaptan Mehmet başta olmak üzere takımın yarısından çoğu yoruldu. Briegel'in hem gol sorununa çözüm bulması, hem de bu yorgunluğa çare oluşturması kaçınılmaz. Toshack'ın yüzünü hiç de kara çıkartmayan Ohen, haftalardır Briegel'in listesine giremedi. Briegel baktık içeri Rahim'i gönderiyor. Bunu anlayamadık. Hücuma çare arayacağına başka işlerin peşinde. Demekki onun da ibret alması lazım. İlk yapacağı iş, Ohen'e yazacağı davetiyedir. Buna karşılık maçın başından beri Georgovski, Yusuf ve Muhammed'in liderliğini yaptığı Denizlispor oyuna asılıyor, üst üste kontrataklarla kaleci Shorunmu'yu tehdit ediyordu. Bu çabalar, bunalan savunmayı Adama'nın kafa golüyle avlaması sonucu konuk takıma aradığı puanı getirdi. Hayır, Denizlispor'u şanslı ya da fırsatçı olarak küçültmeyiniz. Küçülen şey, Beşiktaş'ın hücumdaki becerisi, maç sonuna kadar taşıyamadığı çabukluğu ve etkinliğiydi. Denizlispor, bir puanı hem oyunuyla, hem de golüyle hak etti.
       Bu maçta hakem ile ilgili yorumumuz da şu: Ahmet'e beklediği penaltıyı vermeyebilir. Pozisyon tartışmalıdır. Kararına saygı duyuyoruz. Ancak o düşüş bir aldatmaca değildi. Gösterdiği sarı kartı yanlış buluyoruz. Kadir Tozlu, iyi başladığı maçı kötü sürdürdü. Rakibin acımasız sertliklerine zaman zaman gereken kararla müdahale etmedi. Bu maçın özür noktası hakem değil. Beşiktaş özürü kendinde arasın.


© 1999 Milliyet