20 Kasım 1999 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
   LİG FİKSTÜRÜ
   PUAN TABLOSU
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Denizli hakkıyla

Ömer Üründül


       Güzel bir stat ve mükemmel bir zeminde zirve mücadelesi veren iki Anadolu takımının kaliteli futbolunu izledik.
       Denizlispor kolektif uyumu oturmuş bir ekip. Dar alanda organize olabiliyorlar. Genelde bütün futbolcuların kişisel adam eksiltme yetenekleri var. İleride çoğalma prensibine özen gösteriyorlar. Kaptırdıkları toplardan sonra da yardımlaşmalı pres uyguluyorlar. Yalnız bu preste başarı sağlanamadığı zamanlarda defans bloku geniş alanda dengesiz yakalanıyor. Bu yüzden Gaziantep'in ilk yarıdaki çabuk çıkışlarında geride geniş boşluklar verdiler.
       İkinci yarıda Denizlispor kontrolü tamamen eline aldı. Bunda da en önemli etken rakiplerine karşı olan kondisyon ve kollektif anlayış üstünlükleriydi. Bir ölü topta skor avantajı yakaladılar. Zaten maç başından beri çalışılmış ölü top varyasyonları tehlike sinyalleri veriyordu. Ama golü atan Ümit Milli Takım futbolcusu Bülent'in sarı kartı varken sevinçten formasını çıkarması yüzünden gördüğü kırmızı kart, önemli bir düşünce eksikliği idi. Sayısal eksikliğe düşen Denizlispor, doğal olarak oyun düzenini değiştirdi ve gömülü alan savunmasına geçti. Bu savunmayı iyi uyguladılar. Ve de kontratak girişimlerini ihmal etmediler. Sonuçta da bileklerinin hakkıyla bu önemli maçı kazandılar. Genç teknik direktör Ersun Yenal'ı ikinci ligden gelen bu kadroya çağdaş futbolu benimsettiği için kutluyoruz.
       Gaziantep oyuna iyi başladı. Savunmada genişlik bırakmazken, çabuk çıkışlarla da karşı kalede etkili oldu. Bilhassa Erhan Namlı'nın hareketli ve başarılı futbolu gündemdeydi. Ancak ilerideki hücum silahları Desire ve Ali İbrahim pasif görüntüdeydiler. İlk 30 dakikadan sonra oyunun hakimiyetini rakiplerine kaptırdılar. Bunun da sebebi Denizlispor'un iyi futbolu kadar Gaziantep'teki kilit isimlerin kötü oyunlarıydı. Örneğin İbrahim sahneye az çıktı. Milli maç yorgunu Erhan Albayrak kulvarında hiç gözükmedi. Hakan iyi görev yapamadı. Erhan Namlı da yorulunca oyunun gidişatını ve yedikleri golden sonra da skoru değiştirmede başarılı olamadılar. Bizim gözlemimiz lige verilen ara Gaziantep'e yaramamış.
       Hakem Muhittin Boşat genelde iyi bir yönetim gösterdi. İki önemli hatası vardı. Biri Kemal'e gösterdiği gereksiz sarı kart. Biri de Hasan'ın pozisyona girerken kendisine yapılan yoruma açık bir faulü Hasan aleyhine değerlendirmesiydi.

© 1999 Milliyet