20 Kasim 1999 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 VERGI HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Adim adim Helsinki

Guven Ozalp


       Avrupa Guvenlik ve Isbirligi Teskilati, 54 uyeyi en ust duzeyde bir araya getiren uluslararasi bir paltform olusturmanin yani sira Turkiye'nin uluslararasi alanda kendisini cok yakindan ilgilendiren konulari da ikili temaslarla gundeme getirmesine olanak saglayan bir ortam olusturdu.
       Cumhurbaskani, Basbakan ve Disisleri Bakani duzeyinde yapilan cok sayida temasta en onemli gundem maddesini olusturan konulardan birini de Avrupa Birligi'yle iliskiler olusturdu. Gorusmeler sirasinda Helsinki Zirvesi'ne cok az bir sure kala Turkiye - AB iliskilerinde, gerek kulislerde gerekse acik bir sekilde yapilan toplantilarda gundeme gelen gelismeler degerlendirilirken en ust duzeyde mesaj alisverisi gerceklestirildi.
       AB'nin verdigi mesaj, "Olumlu adimlar attiginizi goruyoruz. Bunu memnuniyetle karsiliyoruz. Ancak Helsinki'ye kadar somut bir adim da bekliyoruz" seklinde belirginlesti. Turkiye ise AB liderleriyle gorusmeleri "adaylik konusunda lobi calismasina" donusturdu. Ankara ise mesaji "Eksiklerimiz oldugunu biliyoruz. Ancak AB tarafindan verilecek adaylik statusu zaten atmakta oldugumuz adimlarin hizlanmasina katkida bulunacaktir" olarak verdi.
       Diplomatik kaynaklar gerek ikili temaslarin gerekse Disisleri Bakani Ismail Cem'in AB disisleri bakanlarina verdigi ogle yemeginin genel bir degerlendirme cercevesini asmadigini, Helsinki Zirvesi'ne cok az bir sure kala "somut ve yeni bir unsur" beklentisinde olunmadigini ifade ediyorlar.
       AGIT Zirvesi sonrasinda Cem'in AB adayligi konusunda sert cikislariyla dikkat ceken ve Ankara'yi tedbiri elden birakmamaya zorlayan Iskandinav ulkelerine yapacagi ziyaret adaylik konusundaki havanin iyice netlesmesini saglayacak.

D'Alema gunah cikardi

dun03b1.jpg Barcin Yinanc, Utku Cakirozer Istanbul
       Teror Orgutu PKK'nin tutuklu lideri Abdullah Ocalan'in Italya'da gecirdigi gunler sirasinda aciklamalariyla Turk Italyan Iliskilerinin gerginlesmesine neden olan Basbakan Massimo D'Alema dun gorustugu Ecevit'e bu tutumunun gerekcelerini anlatti.
       Ciragan Sarayi'nda Basbakan Ecevit'in odasinda gerceklesen yarim saatlik gorusmenin yarisinda uzun uzun Italyan mevzuatini anlatan D'Alema'nin, Italya'nin Apo'yu iade etmemesini "Turkiye'de idam cezasi bulunmasina" bagladigi bildirildi. Gorusmeye katilan Turk yetkililer D'Alema'nin "ABD'nin de istedigi biri vardi onlarda da idam cezasi uygulandigi icin vermedik. Ocalan icinde ayni durum gecerli idi" savunmasini yaptigini kaydettiler. Diplomatlar D'Alema'nin Italyan Mevzuati'na iliskin uzun sozlerini, "sanki gunah cikarir gibi gerekceler siraladi" seklinde degerlendirdiler.
       D'lema'nin uzun aciklamalarini sessizce dinlemekle yetinen Ecevit'in Italyan Basbakan'a "artik gecmiste kaldi" dedigi kaydedildi.
       Ote yandan Aralik ayindaki Helsinki Zirvesi'nde Turkiye'nin AB adayligina tam destek olacaklarini kaydeden Italyan Basbakani'nin, idam cezasinin kaldirilmasinin mumkun olup olmadigini sordugu belirtildi. Basbakan Ecevit'te D'Alema'ya "zaten idam cezasi uzun suredir uygulanmiyor. Ocalan ile ilgili davada ise karar onumuzdeki hafta alinacak ancak avukatlari konuyu AIHM'ye goturduler oradan cikacak karar surecide onemli" karsigini verdigi belirtildi.
       Gorusmenin kalan kisminda da iki basbakanin Orta Asya'daki Turki Cumhuriyetlere ortak yatirim yapma imkanlarini ele aldiklari ogrenildi.

Beklentiler 'nezaketle' anlatildi

       Disisleri Bakani Ismail Cem'in verdigi yemege, bakanin muadilleri katildi. Disisleni Bakanlari yemeginin baslica konulari arasinda aralikta Helsinki'de duzenlenecek AB zirvesi, insan haklari ve Turk - Yunan iliskileri vardi. Iste yemekten satirbaslari:

       Tarja Halonen (Finlandiya): Helsinki'den nasil bir karar cikacagi konusunda cok acik bir sey soyleyemem. Ancak surasi kesindir ki AB'li meslektaslarim Turkiye'yi birlik uyesi olarak gormek istemektedir. Beklentilerimiz bellidir.
       Robin Cook (Britanya): Insan haklari konusunda hassasiyetimiz suruyor. Simdiye dek atilan adimlari onemsiyoruz. Sik sik Turkiye'de Kurtce konusma konusunda bir sorun olmadigini soyluyorsunuz. Madem oyle, medya ve egitim gibi alanlarda dillere iliskin ozgurlukler yasa ile guvence altina alinabilir.
       Yorgo Papandreu (Yunanistan): Yunanistan'da baharda secimler var. Bu bakimdan, Turkiye'nin Kibris diyalogu surecinde tutarli ve kararli bir yaklasim icinde olmasi cok onemlidir. Soz, eylemle desteklenmelidir. Yakinlasma konusunda yapici davranan hukumetimizin gelecegini de dusunmelisiniz. Turkiye'nin aday ilan edilmesi ardindan, yapmasi gerekli ev odevlerini gozetecek, yaptirim da iceren bir mekanizma kurulmalidir.
       Lamberto Dini (Italya): Turkiye'nin aday ilan edilmesi ve uyelik surecinin baslamasi, AB icin son derece onemlidir. Kesin kararimizi bir an once vermeli ve belirsiz durumu ortadan kaldirmaliyiz. Tereddut luksumuz yoktur. Turkiye'yi desteklemeliyiz.
       Joschka Fischer (Almanya): Helsinki yolunda irili ufakli net pozitif sinyaller vermelisiniz. Insan haklari konusundaki tum jestler surec icin onemlidir.
       Anna Lindh: Hukumetinizin gerekli adimlari atmasini olumlu isaretler olarak gorecegiz. Kurt dili uzerindeki belirsizlik ortadan kaldirilmali, Kurtce radyo ve TV yayinlarina izin verilmelidir.

Temaslar umut verici

       AB Komisyonu sozculerinden Jean-Christophe Floris, AB Komisyonu'nun genislemeden sorumlu uyesi Gunther Verheugen'in, Turkiye'deki temaslarindan sonra Helsinki zirvesinden umutlu oldugunu acikladi.
       AGIT zirvesi nedeniyle Istanbul'da bulunan Verheugen'in, Basbakan Bulent Ecevit, Disisleri Bakani Ismail Cem ve Devlet Bakani Mehmet AliIrtemcelik ile gorusmelerde bulundugunu bildiren Floris, bu temaslarda komisyonun Turkiye'deki yasal reformlar ve insan haklari konusunda atilan adimlar hakkinda bilgilendirildigini duyurdu. Floris, Verheugen'in, az bir zaman kalan Helsinki zirvesinden umutlu oldugunu soyledi.

Kibris'a karsi adaylik

       Utku Cakirozer, Barcin Yinanc Istanbul
       Cumhurbaskani Suleyman Demirel, Basbakan Bulent Ecevit ve Disisleri Bakani Ismail Cem, AGIT zirvesi nedeniyle Istanbul'a gelen liderlerle gorusmeye dun de devam ettiler. Zirvenin en onemli temaslari arasinda Alman Basbakani Gerhard Schroder'in Cumhurbaskani Demirel ve Basbakan Ecevit'le yaptigi ikili gorusmeler de yeraldi. Demirel, Alman Basbakani'na Helsinki zirvesinde kesinlesecek olan Turkiye'nin AB adayligi konusunda halkin buyuk beklenti icine girdigini anlatarak sunlari soyledi:
       "Biz buyuk beklentiye girmelerini istemedik. Ancak bu gerceklesti. Bu noktadan sonra ters bir karar cikmasi tatsiz olur. Bildiginiz gibi deprem oncesinde baslayan Turk - Yunan diyalogu depremden sonra daha da ivme kazandi. Iki halk bir birine daha da yaklasti. Helsinki'de alacaginiz karar olumsuz olursa, bu Turk - Yunan yakinlasmasini da Turkiye - AB iliskilerini de olumsuz etkiler."
       Demirel'in bu sozleri karsisinda Turkiye'nin adayligini desteklediklerini soyleyen Schroder, Cumhurbaskani'ndan bir de davet aldi.

Lahey baskisi

       Schroder, Demirel ile gorusmesinden once biraraya geldigi, Ecevit'e, Helsinki zirvesine cok az bir zaman kaldigini hatirlatarak, Kibris ve Turk - Yunan sorunlari da dahil olmak uzere taraflarin atacagi olumlu adimlarin zirveden cikacak kararda cok buyuk etkisinin olacagini belirtti. AB uyesi ulkeler arasinda ikili sorunlarin cozulmesi gerektigini hatirlatan Schroder, Ecevit'e, "hukuki sorunlarin cozum yeri hukuki merciler olmalidir" dedi. Schroder bu sozleri, Turkiye'ye Ege sorunlarinin bazilarini Lahey Uluslararasi Adalet Divani'na goturme yonunde telkinde bulundugu seklinde yorumlandi.
       Basbakan Ecevit'in dun sabah biraraya geldigi Ispanya Basbakani Jose Maria Aznar'in da Turkiye'nin AB adayligina destegini yineledikten sonra, "siz de caba sarfedin. Kibris sorununun cozumu ile Turk - Yunan meselelerinin bazilarinin uluslararasi yargiya gonderilmesi mumkun olabilir mi?" diye sordugu ogrenildi.

Ecevit, once diyalog

       Ecevit, Yunanistan, Almanya ve Ispanya basbakanlarinin ayni yondeki taleplerine sicak bakmayarak, "once diyalog denenmeli" yanitini verdi. Gorusmelere katilan Turk diplomatlarindan alinan bilgiye gore, Basbakan Ecevit, Uluslararasi Adalet Divani'ni oneren basbakanlara BM sartinin 36. maddesini hatirlatarak, su karsiligi verdi: "Burada uluslararasi cozume gitmeden once kullanilabilecek bircok diplomatik mekanizma ve diyalog yollarindan bahsediliyor. Biz de bu sorunlarin cozumunde diyalogdan yanayiz. Zaten Turkiye ile Yunanistan arasinda bir diyalog basladi ve surmekte. Tum diyalog yollari tuketilmeden uluslararasi divana gitmek dogru degil. Kibris konusu ile Turk - Yunan sorunlarinda bagimsiz olarak cozumlenecek bir hadisedir."
       Zirvenin son gununde Cumhurbaskani Suleyman Demirel, Almanya'nin yanisira Avusturya, Beyaz Rusya ve Bosna - Hersek liderleriyle de biraraya geldi. Demirel, aksam saatlerinde de KKTC Cumhurbaskani Rauf Denktas ile gorustu. Basbakan Bulent Ecevit ise Italyan Basbakani Massimo D'alema'nin yanisira Macaristan, Luksemburg ve Norvec liderleriyle biraraya geldi. Ecevit, sabah saatlerinde de Avrupa Komisyonu Raportoru Ver Heugen ile gorustu. Ver Heugen ile Disisleri Bakani Ismail Cem de biraraya geldi. Cem, bu gorusmenin yanisira, Urdun, Beyaz Rusya ve Belcika Disisleri Bakanlariyla ikili gorusmeler yapti, AB ulkelerinin Disisleri Bakanlari'na ogle yemegi verdi.


© 1999 Milliyet