|
|
Reklam mi, film mi? Kanal D'de persembe gecesi ekrana gelen "Teklif" filminin konusu bana cok ilginc geldi. Unlu bir avukat kisir oldugu icin cocuk yapamiyor. Yazar olan esi de mutlu birlikteliklerini surdurebilmek icin bir baba adayinin bulunmasini kabul ediyor. Sonra isler karisiyor. Film aslinda hayatimiza dair tum tabulari rahatsiz ediyor. Ve bunu sulu zirtlak ya da militanca yapmiyor. Siringa ile yavas yavas beyne enjekte ediyor. Dedigim gibi usta bir senaryo, cekim ve oyuncu butunlugu ile bana gore gecenin en iyi filmiydi. Gelelim bu filmin seyredilis bicimine. Yayin saati icin 22.45 denilmisti. Tabii bu sarkti. Ilk bolumu 00.30'da "Bu Gece" haberleri ile bolundu. AGIT magit dagildik. Ama dedim ya, bu filmi ben gercekten cok begendim, gercekten izlemek istiyordum, devam etmeye kararliydim. Asil mucadele saat 01.00'den itibaren basladi. Reklam ve tanitim tam sekiz dakika surdu. 01.08'de tekrar baslayan film, 22 dakika sonra yine reklamlarla kesildi. 01.25 - 01.35 arasi bu kez tam 10 dakika, uc dakika da tanitim girdi. Bu sekilde film 01.38'de tekrardan basladi. 02.00'ye dogru bitti.
Bu her kanalin sorunu. Gercekten onca para verilip alinan filmler ve reklam alacagiz diye aslinda parasi sanatsal degeri icin harcanan filmler izlettirilmiyor. Istenilen izlenme oranlarina ulasilamamasinda inanin bu uclu dortlu bolunmeler buyuk rol oynuyor. Bildigim kadariyla TV yoneticileri ve reklamcilar, izlenme oranlari konusunda toplantilar yapiyorlar. Ozellikle saat tutarak bu ornegi verdim. Hem yoneticiler icin, hem de reklamcilar, tuketici konumundaki bizlere daha akli basinda bir reklam politikasi ile gelmeleri gerekiyor.
Yani bu konuda bir konsensus saglanmasi cok mu zor? Ornegin bes milyon dolar vermis, muhtesem bir paket almis. Ama o paketin parasini cikarmak icin filmlerinin her tarafina reklam koymak zorunda kaliyor. Reklamci da bunu bildigi icin onu filmin bitimine iki dakika kala reklam gireceksin zorlamasina sokuyor. Filmler, futbol sahasindaki reklam tabelalari gibi bolunmus durumda.
|
|
|