|
|
Ne abartalim, ne de kucumseyelim Baku - Ceyhan petrol boru hatti antlasmasinin imzalanmasinin onemi
Mehmet Ogutcu
Baku - Ceyhan petrol boru hattinin gercek boyutlari ve onemini, boru hattina kimin sahip olacagi, isletecegi ve masraflarini kimin odeyecegini, Hazar bolgesinin dunya petrol piyasasindaki konumunu OECD / IEA ust duzey yoneticisi Mehmet Ogutcu yazdi.
AGIT Istanbul Zirvesi'nde Clinton'in nikah sahitligi yaptigi Baku - Ceyhan imza toreniyle isin bittigini sananlar ciddi bir yanilgi icindeler. Istanbul Zirvesi'nde sadece siyasi irade en ust duzeyde bir kez daha vurgulandi. Asil calisma simdi basliyor. Hic kuskumuz olmasin, petrolun akmaya baslayacagi yedi - sekiz yil sonrasina kadar bu konuyu konusmaya devam edecegiz.
Ne elde edilen basariyi kucumseyelim ne de abartalim. Hatta, herkesin asiri iyimserlik siringasi yaptigi bir donemde, "Seytanin avukatligi"na soyunmakta yarar bile var. Baku - Ceyhan, daha dogrusu yeni adiyla Baku - Tiflis - Ceyhan boru hattini gercek boyutlarina oturtmazsak ne bundan sonraki adimlarin ne olacagini, ne de ulusal menfaatlerimizi en iyi sekilde nasil kollayabilecegimizi akilci bir zeminde tartisabiliriz.
Hazar havzasi petrollerinin bir kismi Turkiye uzerinden akacak diye dunya petrol piyasasinin merkezlerinden birisi olmayacagiz. Petro - dolarlar da otomatik olarak Turk ekonomisine akmaya baslamayacak. Zira, mevcut ve ongorulen rezervleri (dunya rezervlerinin yuzde 2 ila 6'si civarinda) bolgeye dunya petrol piyasalari olceginde halihazirda ancak marjinal bir konum sagliyor. Bundan on yil sonra bolgeden belki Venezuela'nin bugunku hacmi kadar (gunde 2.4 milyon varil) petrol ihrac edilebilecek.
Kesinlikle Korfez petrolune alternatif ya da rakip olmasi soz konusu degil. Belki Kuzey Denizi'ndeki uretim azalmasiyla bu bolgenin yerini alabilecegi soylenebilir. Bu hattin en onemli ozelligi ABD'nin Iran ve Rusya disinda, Dogu - Bati enerji koridoru denilen yeni bir enerji ikmal kaynagi yaratma tercihini yansitmasidir. Stratejik "Buyuk Oyun"da Rusya ve Iran'a karsi yeni bir hamle olarak da gorulebilir.
Dunya petrol fiyatlarinin istikrari (alti ayda varili yaklasik 10 dolardan 24 dolara yukseldi), arz fazlasinin akibeti (sayet dunyanin ikinci buyuk rezervlerine sahip Irak yeniden tum gucuyle piyasaya girerse OPEC dayanismasi bozulur ve fiyatlar dusmeye baslayabilir) gibi faktorler hattin geleceginde etkili olacaktir. Yine beklenmedik siyasi gelismeler (Rusya'da Aralik'ta Duma secimleri ve Haziran 2000'deki Baskanlik secim sonuclari, Cecenistan'in gelecegi, Aliyev sonrasi Azerbaycan ve Sevardnadze sonrasi Gurcistan gibi) Baku - Tiflis - Ceyhan hattinin akibetini etkileme potansiyeline sahiptir.
Ne zaman petrol akar?
Uluslararasi uzmanlar, imzalanan anlasmada ne yazilirsa yazilsin 2006 ile 2008 yillarindan once petrolun akabilecegine inanmiyorlar. Yani alti ile sekiz yil sonrasini konusuyoruz. Azerbaycan Konsorsiyum lideri BP Amoco, Washington'un yogun baskisi, hattin baska bir firmaya yaptirilabilecegi endisesi ve Azerbaycan'da yeni kesfedilen Sah Denizi gazini satin alabilecek tek pazari kusturmeme kaygisi nedeniyle Baku - Ceyhan'a isteksizce ve jeopolitik gerekliligini vurgulayarak yesil isik yakti. Ancak ticari olabilirligine iliskin kaygisi hala suruyor.
Boru hattinin, 2.7 milyar mi yoksa 4 milyar dolar mi maliyeti olacagi bir yana yapilabilmesi icin yilda akitilacak 50 milyon ton petrolun bulunmasi gerekiyor. Hazar'in obur yakasindan onemli hacimde petrol gelmezse hattin maliyetini cikartmak kisa ve orta vadede zor guzukuyor. Nazarbayev'in asil yukumlulugu, Hazar Boruhatlari Konsorsiyumu hattina, ancak Istanbul Zirvesi'nde 20 milyon ton vaat ettigi soyleniyor. Bu olumlu bir gelisme. Hat insa edildikten sonra baska kaynaklar da akmaya baslayabilir. Hatta Rusya'dan bile.
Finansmani ve mulkiyeti
Diger onemli bir konu finansmanin nasil ustlenilecegi ve boru hattinin mulkiyetinin kime ait olacagina iliskin. Cok uluslu petrol sirketlerinin uluslararasi piyasalarda hattin yapimi icin yeterli finansmani saglayacagindan kusku duymuyorum. Bizi asil ilgilendiren, Turkiye'nin bu isten kazancinin ne olacagidir. Ekonomik baglamda iyimser tahminler yillik 100 - 120 milyon dolarlik bir transit gecis ucreti elde edecegimizi soyluyor. (Enerji Bakani Cumhur Ersumer'e gore ilk 16 yilda 200 milyon dolar.)
Bunun yani sira, simdiden Orta Asya petro - dolarlarinin Turk ekonomisine katki saglayacak sekilde nasil yonlendirilebilecegine de kafa yormaliyiz. Onumuzde pek tavsiye edilemeyecek Nijerya - Arap Seyhlikleri ve onlarin anti - tezi olan Hollanda - Norvec ornekleri var. Bunun yolunu simdiden acmazsak Turk firmalari bolgede taseronluga devam ederler. Pastadan aslan payini yine ABD basta olmak uzere Batililar alir.
Jeopolitik gucler dengesi hesaplari Turkiye'nin, sayet bu firsati akillica degerlendirir ve Rusya'yi da isin icine katacak bir yaklasim izlerse onemli bir basari saglayabilecegi yonunde.
Boru hattina kimin sahip olacagi, isletecegi ve masraflarini odeyecegi sorununda ideal cozum, BOTAS, BP AMOCO onderligindeki konsorsiyum ve transit devletlerin ortak bir isletme sirketi kurmasi gibi gozukuyor.
Turkmen gazi mi, Mavi Akinti mi?
Temcit pilavi gibi Turkiye'nin kopru rolunu tekrarlar dururuz. Galiba bu defa enerji alaninda gercek bir kopru olma imkanina sahibiz. Rusya, Iran, Irak ve Hazar bolgesi hidrokarbon kaynaklarinin Bati'daki tuketim pazarlarina ulastirilmasinda dogal bir gecis ulkesiyiz. Ayni zamanda da onemli bir tuketici. Elimizdeki bu kozu cok iyi kullanmak durumundayiz.
Turkmenistan ve Azerbaycan'da muazzam gaz rezervleri var. 2010 yilina kadar 84 milyar metrekup gaz uretilecegi tahmin ediliyor. Bu miktar, Hollanda'nin mevcut uretimine ya da Kanada'nin mevcut ihrac hacmine esit.
Buna karsin, Turkmenbasi kizacak ama, anlasmada ongorulen 2002 yilina kadar Hazar altindan gececek Turkmen gazinin gelmesi ihtimalinin cok yuksek olmadigini dusunuyorum. Zira, ozellikle de Haziran 1999'da Azerbaycan'in Sah Denizi'nde petrol ararken buldugu yeni gaz kaynaklari ve Exxon'un Nahcivan yakinlarindaki dogalgaz sahalari, ekonomik maliyet hesaplari isiginda, Turkmen secenegini geriye itebilir.
Cin'in de Turkmen hattini geri plana itmesiyle Turkmenistan giderek zor bir doneme giriyor. Dahasi, Shell, Hazar'in Iran tarafinda gaz kaynaklari ariyor. Bulmasi halinde Kuzey Iran'a gelecek Turkmen gazini bir takas yontemiyle kendi kaynaklarindan Erzurum'a akitmasi mumkundur. Ya da Turkmen ve Azeri gazini ayni hat uzerinden akitma yontemi dusunulebilir.
Ayni anda hem Mavi Akinti hem de Hazar otesi gaz projesinin yurumesinin mumkun olmadigini herkes soyluyor. Iran, Irak ve Misir da sirada bekliyor. Turkiye, bolgedeki gaz piyasasinin gelismesine alici olarak onemli katki saglama konumunda. Dileriz ki, elimizdeki kozlar su uc amaci gerceklestirmek icin iyi kullanilir:
* Turk tuketicilere ucuz gaz ve firmalarimiza is / yatirim imkanlari tedariki.
* Ileride siyasi nedenlerle gaz musluklarinin kesilmesine imkan vermeyecek cok sayida kaynak temini.
* Avrasya'daki siyasi nufuz mucadelesinde Ankara'ya ustunluk saglayacak, siyasi, ekonomik ve guvenlik menfaatlerini azamilestirecek duzenlemelerin simdiden yapilmasi.
Seffaf bir enerji diplomasisi ve yonetimi sart
Turkiye, gercekten de dunyanin en degerli gayrimenkullerinden birisi. Buna karsin, uzerinde oturdugumuz cografyanin tam hakkini verdigimizi soylemek guc. Ankara'nin uzun vadeli bir enerji stratejisi, siyasi kayirmaciliga imkan vermeyecek seffaf bir enerji yonetimi sart.
Diplomatlarimiz, ekonomi kurmaylarimiz, enerji uzmanlarimiz ve ust duzey siyasi liderlik enerji diplomasisi ve yonetimine ciddi sekilde egilmek, ozel sektorumuzun seffaf yontemlerle bu projelerden aslan payini almasini temin etmek zorundalar. Burada ulusal guvenlik, dis politika menfaatleri, ozel sektorumuze is ve yatirim imkanlari saglanmasi gibi cok yonlu amaclari gerceklestirecek ve dantel gibi islenecek bir strateji gerekiyor.
Bu cabalarda Rusya tablo disinda tutulamaz. Rusya denklemin en onemli ulkelerinden birisi olmaya devam edecektir. Mevcut zor durumu bizleri yanilgiya sevketmesin. Siyasi, guvenlik ve ekonomik cikarlarimiz, Rusya ile isbirligini surdurmemizi gerekli kiliyor. Bugunku Rusya'yi degil 15 - 20 yil sonraki Rusya'yi dusunerek iliskilerimizi simdiden insa etmeye bakalim.
Amerika'nin tavri
ABD dunyanin stratejik merkezi olma yolundaki Avrasya stratejisini Turkiye ekseninde yurutme niyetinde. Avrupa henuz pek renk vermiyor. Iran ve Rusya secenegini tamamen dislama egiliminde degil. Belki AB ile yakinlasmamiz bu pozisyonu lehimize degistirebilir. Avrasya'da satranc tahtasinda piyon degil, gercek anlamda stratejik ortak olacak sekilde kendimizi hazirlamak zorundayiz. "Topal ordek" konumundaki Clinton'in tatli sozlerine fazla bel baglamadan, ayaklari yere basan, bolge devleti olmanin sorumluluklarini ihmal etmeyen, ekonomik ve ticari menfaatleri sirf jeopolitige kurban etmeyen uzun vadeli stratejik bir yaklasim gerekiyor.
|
|