|
|
Agustos bocekleri Omer Urundul
Dun gece Bologna'daki UEFA Kupasi macinin ilk raundunda tipik bir Italyan Ligi benzeri mucadele izledik.
Galatasaray, rakibinin agresif, presli, disiplinli oyun duzenine ayni sekilde karsilik verdi. Butun bolgelerde yardimlasmali pres, geride alan daraltmak, dengeli hucum girisimleri, kontrollu anlayisa sadik kalarak topa fazlaca sahip olma prensibi temel ilkelerdi.
Bologna'nin kendi sahasinda oynamasina ragmen, ilk yarida Italyan klasigi savunmada cok adamla kalmasi pozisyon bulmayi guclestiriyordu. Rakibin zaman zaman saman alevi gibi parlayan, ama organize olamayan ataklari Galatasaray defansina fazla sikintilar yasatmadi. Yalniz her olu top futbolumuzun genel rahatsizligi on sekiz icindeki adam paylasma ve pozisyon alma yanlislarindan tehlike sinyalleri veriyordu.
Ikinci yarida Bologna daha risk alip tempoyu artirdi. Bu arada Galatasaray'in biraz oyunu sogutmasi gerekiyordu, ama bu gerekli uygulamayi gerceklestiremediler. Yine de Galatasaray'in basarili orta alan presi nedeniyle Bologna uretken olamiyordu. Ama bir top basa is acti ve Signori'nin goluyle cok kritik zamanda skor dezavantajina dusuldu. Sonra Galatasaray daha atak bir futbola girdi. Bologna'nin kontrataklari tehlike sinyalleri veriyordu. Popescu'nun bir hatasinda macin en net pozisyonunu ele geciren Bologna'nin, bunu degerlendiremeyisi macin donum noktasiydi. Sonra Hakan Sukur sahneye cikti ve kendine has bir kafa goluyle Galatasaray'in rovansa cok iyi bir skor ile tasimasina yardimci oldu.
Galatasaray bir kere daha gosterdi ki, kendine ozgu oturmus oyun klasigiyle Avrupa'da her takimla basabas oynayabiliyor. Hem de Okan ve Arif gibi eksiklerine ragmen. Dun gecenin yildizi Emre'ydi. Orta sahanin ortasinda Emre ile Suat agustos bocekleri gibi yaptiklari pres ve dinamizmle buyuk yuku basari ile tasiyip hem hucum gucune hem de savunma guvencesine onemli katkilarda bulundular.
Ingiliz hakem genelde iyi bir yonetim gosterdi. Yalniz Suat ve Capone'ye verdigi kartlar biraz agirdi.
|
|