24 Kasim 1999 Carsamba 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 VERGI HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Prodi'den...

Hasan CEMAL

BRUKSEL


       AB Komisyonu Baskani Prodi, Turkiye'nin adayligi konusunda bir felaket olarak niteledigi Luksemburg hatasinin Helsinki'de tekrarlanmayacagini umuyor.
       Ama bu cantada keklik degil demeye getiriyor: "Son ana kadar beklemek lazim, nihai karari Helsinki'de lordlar verecek!" Turkiye'den bir jest beklentisinin de surecegi anlasiliyor.

Komisyon Baskani Prodi'ye gore Turk korkusu...

       Tarihi Egmont Sarayi'nin sasaali salonlarindan biri. Tavandan sarkan kocaman kristal avizeler, aynali duvarlar... Boylesi bir dekor icinde Idil Biret'ten Bach, Brahms, Chopin dinlemek gercekten bir ayricalik...
       Depremzedeler icin Avrupa Birligi Delegasyonumuz tarafindan pazartesi aksami duzenlenen konser sonrasi Avrupa Komisyonu Baskani Romano Prodi'yle sohbet ediyoruz.
       Konu malum:
       Turkiye'nin AB'ye adayligi ve aralik ayinda yapilacak Helsinki zirvesi...
       Prodi'yle sohbet, Egmond Sarayi'nin giris merdivenlerine tepeden bakan sutunlu balkonda. Buranin ulkemiz acisindan tarihi bir anlami da var. 14 Nisan 1987 tarihinde Turkiye'nin Avrupa Birligi'ne tam uyelik basvurusu bu balkonda yapilmis.
       Zamanin AB'den sorumlu Devlet Bakani Ali Bozer, Belcika Basbakani ve AB donem baskani Tindemans'a basvuru mektubunu burada, basinin onunde verirken, ayni sirada Basbakan Ozal da Ankara'da o meshur demecini patlatiyordu:
       "Turkiye'nin onunde tam uyelige giden ince uzun bir yol var."
       Aradan 12 yil gecti.
       Ince uzun yol bitmedi.
       Simdi ise bir donemece geldik. Kritik bir esikteyiz.
       Esik gecilecek mi?
       Adayligimiz tescil edilecek mi?
       Yoksa, Avrupa Birligi'nin iki yil onceki Luksemburg hatasi tekrarlanacak mi?
       Turkiye'nin adayligi kabul edilecekse, nasil edilecek?
       Avrupa Komisyonu Baskani Prodi:
       "Luksemburg bir felaketti!"
       Soruyorum:
       "Tekrar edilmesi riski var mi?"
       "Hayir yok."
       "Avrupa Komisyonu'nun Turkiye icin adayligi ongoren raporu aynen kabul edilir mi?"
       Prodi, komisyon raporunun Helsinki zirvesinden cikacagina inaniyor. Bu konuda ilginc sozlerinin bir bolumu soyle ozetlenebilir:
       "Bu raporu hazirlarken hic kuskusuz once altyapisini olusturdum. Oncalismalar, gerekli uzlasmalar yapilarak yazildi bu rapor. Ama yine de unutmayin. Son karari lordlar (Buyukler anlaminda kullaniyor; Helsinki zirvesine katilacak hukumet baskanlarini, yani siyasi otoriteyi meydana getiren Avrupa Konseyi uyelerini kastediyor, HC) verecek. O yuzden son ana kadar beklemek lazim yine de..."

Turkiye'den jest...

       Neyi beklemek?
       Turkiye'den beklenen bazi jestler mi var? Onlar olmazsa is zora mi girecek? Is, Turkiye'nin kabul edemeyecegi bazi sartlara mi baglanacak? Yoksa Komisyon raporunda ongoruldugu gibi su mu denecek:
       "Turkiye'ye artik adaysin; ancak insan haklari, demokrasi, hukuk devleti gibi siyasi nitelikli bazi Kopenhag kriterlerini yerine getirmeye basla ki, seninle tam uyelik muzakerelerine oturayim."
       Komisyon Baskani Prodi belki de bu sorulardan sonra tam bir Italyan gibi konusuyor.
       Gayet sempatik!
       Daha cok el kol hareketleriyle... Konusuyor ama soylediklerini kaydiriyor. Tam anlasilsin istemedigi icin de olabilir. Prodi'nin soylediklerinden ben sunu cikariyorum:
       * Yunanistan, Basbakan Simitis icin Turkiye'den bir jest makbule gecer. Cunku gelecek mart ayinda genel secimler geliyor. Ayrica, Pangalos gibi "Simitis'in kafasini koparmak icin" sutre gerisinde bekleyen parti ici muhalifler de var. "Politikada hepimizin basinda belalar var ama dogrusu Simitis'inki daha bir bela..."
       * O yuzden 3 Aralik tarihi, yani New York'ta Denktas'la Klerides arasinda baslayacak dolayli Kibris gorusmeleri cok onemli...
       Kisacasi:
       Zirveye kadar Turkiye'den genel bir jest beklentisinin altini ciziyor.
       Komisyon Baskani Prodi, Helsinki zirvesi oncesindeki iki haftanin cok kritik oldugunu, el kol hareketlerini de devreye sokarak, "sessiz ve derinden gitmenin daha akillica olacagi"ni, o yuzden yeni bir Kardak gibi, olum cezasi gibi (infazi kastediyor herhalde) birtakim yol kazalarindan sakinilmasi gerektigini belirtiyor.
       Kibris ne olacak?
       Yani Atina'nin fena halde bastirdigi gibi, Guney Kibris'in tam uyeligi Kibris sorununa nihai bir cozum bulunmadan kabul edilebilir mi?
       Turkiye buna kesin karsi.
       Prodi bu soruya kesin bir evet ya da hayir demekten kaciniyor. Ancak, hem "madem basvurdu, alinabilir" demeye getiriyor, hem de "Zaten yeterince sorunumuz var; bolunmus bir adayi da icimize alarak bir de bu sorunu Avrupa'ya ithal etmek istemem" anlamini tasiyan bir soylem sergiliyor.

Turkler geliyor!

       Ilginc!
       Prodi de Helsinki'nin bir baslangic olacaginin altini ciziyor.
       Sozlerinin ozeti:
       "Helsinki bir baslangic olacak. Asil ondan sonrasi onemli. Helsinki sonrasina toplumlarimizi karsilikli olarak hazirlamaliyiz. Her alanda, ozellikle toplumsal, kulturel duzeylerde iliskileri yogunlastirmaliyiz. Karsilikli korkulari giderecek ortami olusturmaliyiz."
       Prodi, karsilikli korkulardan soz ederken Turkiye'nin buyuklugunu kastediyor. Bu cercevede "Turkler geliyor!" korkusunun Avrupa'daki tarihsel koklerini anlatirken, bu deyimin Italyancasini butun vurgulariyla, cok sempatik mimik ve jestleriyle soyluyor. Italya'da bir zamanlar annelerin cocuklari "Mamma miya, Turkler!" diye nasil korkuttuklarini gulerek anlatiyor.
       "Unutmayin" diyor Prodi, "Avrupa Birligi'ne tam uye oldugunuz zaman, Parlamento'da en buyuk grup, Almanya'dan bile buyuk milletvekili grubu Turkiye'ye ait olacak. Bu Almanya'yi, Kohl'u korkutmustu. Tarim fonlarinda en buyuk pay yine sizin ulkenize gidecek. Turkiye'nin buyuklugu ister istemez tedirginlik yaratiyor. Bunu asmak icin Helsinki sonrasinda toplumlarimizi hazirlamaliyiz."

Cantada keklik mi?

       Sohbet sirasinda Italyan Basbakani D'Alema'nin, yani selefinin Ocalan konusundaki politikasini da elestiriyor. "Italyan hukumetinin politikasi buyuk bir hataydi" diyor.
       Italyan ekonomisinin yeniden yapilandirilmasindaki rolunu hatirlatinca, bundan sanki memnun oluyor. "Turkiye'nin de buna ihtiyaci, gelin yapin!" deyince gulerek su karsiligi veriyor:
       "Belki de Italya'dan sonra en cetrefil durum Turkiye'ninki... Sonra biliyorsunuz beni bir gecede devirdiler. Hem bir oy farkla 312'ye 313'le..."
       Prodi'yle Egmond Sarayi'ndaki bu sohbette IKV Baskani Meral Gezgin Eris ve AB nezdindeki eski daimi delegemiz Buyukelci Cem Duna da var.
       Kendimize soruyoruz:
       Helsinki cantada keklik mi?
       Degil. Luksemburg hatasi tekrarlanmasa da, Turkiye'nin tam olarak icine sinmeyecek bir sonuc cikmasi ihtimali var.
       Onun icin de Turkiye'den son ana kadar jest beklentileri devam edecek. O yuzden Prodi, "Komisyon raporunun benimsenecegini umuyorum. Ama yine sonuna kadar beklemek lazim. Cunku nihai karari Helsinki'de lordlar verecek" diyor.
       Yazilar birkac gun daha Bruksel'den...



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

© 1999 Milliyet