24 Kasim 1999 Carsamba 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 VERGI HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Guneri CIVAOGLU Fotografi: 12675 bayt
Kar yagarsa!

       Kar yagma olasiligi, kis kosullari ve depremzedeler icin bire bir yasanmis ve yasanmakta olan sahneler...
       Sorumlu bakandan dinliyoruz:
       "Insanlar disarida.
       Onlara baslarini sokacak bir cadir veremiyoruz.
       Turkiye'de cadir stoklari bitti.
       Dunyada da cadir bulamiyoruz."

Cozum uretimi

       Bir bolumunu daha once de belirttigim bu oykuyu kisaca vurgulayarak son asamalarini anlatmakta yarar var.
       Boylece dram, butun boyutlariyla ortaya konmus olacaktir.
       Yorenin valisi ile konusuyoruz...
       "Halkin ofkesinin sel sulari gibi kabarmakta oldugunu" soyluyor.
       O da cadesizlikten yakinmakta.
       Akla gelen cozum, buyuk formuller uretmek.
       Ornegin...
       Sisme spor salonlarini derhal deprem bolgelerine gondermek.
       Su satirlarin yazilisindan 10 gun once, ozel kesime ait belli basli vakif spor tesislerindeki sisme spor salonlarinin derhal deprem yorelerine gonderilmesi icin girisimleri yansitmistik.
       Spor salonlarinin sahipleri "derhal" cevabini vermislerdi.
       Vali ile gorusulmustu.
       Sisme spor salonlari, birkac saat icinde sokulup, gosterilen yere gonderilecekti.
       Eger tek kat kullanilirsa 300, ortasina ahsap bir kat eklenirse 600 kisi orada rahatlikla barinabilirdi.
       Iki salon, 600 ila 1200 kisinin soguktan, yagistan kurtarilmasi demekti.
       Daha sonra devreye Spordan Sorumlu Bakan Fikret Unlu girdi.
       Turkiye'deki tum sisme spor salonlarini deprem yorelerine gondermek uzere Tenis Federasyonu Baskani'na talimat verdi.
       Turkiye'de 20'nin uzerinde boyle salon var.
       Hepsine de kompresorle sicak hava basilmakta.

Diger cozumler

       Unlu ve kurmaylari, dunyada bu alanda uretim yapan kuruluslarla da temasa geciyorlar.
       Koruk seklinde acilip kapanan ve ucak hangari yuksekligine dahi erisebilen sisme sistemler bulunuyor ve oneriliyor.
       Ayrica...
       Her biri 20 metre uzunlugunda, 3 metre genisliginde "sosis" diye adlandirilan, banyo, mutfak ve tum olanaklara sahip kucuk sisme evler de bulunuyor.
       Gerekli para, deprem fonlarinda yeterince bulunmakta.

Burokrasi

       Ve gelelim gene oykumuzun basina...
       Ismi bende sakli olan ilin valisi ile geride kalan carsamba bir kez daha konusuyoruz.
       Cunku...
       Ilk konusmadan sonra aradan gecen 72 saatte, ilin Bayindirlik Muduru, parmagini bile kipirdatmamis.
       Sisme spor salonlarini gondermek isteyen vakfin sorumlularina "hele bir hafta bekleyin, size sisme tesislerinizi koyabilecek bir duzluk ariyorum" demis.
       Bu sozler uzerine, sisme salonu sokup goturmekle sorumlu olan muhendisler ve tesislerin sahibi cileden cikmislar.
       Soguktan titresen depremzedelerin sizisini yureklerinde duymaktadirlar.
       Vali ile tekrar temas kuruyorlar.
       Bu durumu anlatiyorlar.
       Kurumun patronu "eger gerekiyorsa, bizim muhendisler gelsinler. bir duzluk belirlesinler, beton zemin doksunler. 24 saat icinde bu isi bitirelim" diyor.
       Sonuc...
       Su satirlar yazilirken, aradan gene bir haftaya yakin sure gecmis olmasina karsin, hala tek bir salon icin dahi gereken zemin hazirlanmis degildi.
       Bayindirlik Muduru, hala patinaj yapiyordu.
       Vali, yuksek tansiyon hastasi haline gelmisti.

Hastane

       Nihayet...
       Bulunan bir duzlukte, eger arac tahsisi gerceklesirse, beton dokme islemine baslanacakti.
       Ustelik yeni bir tartisma daha olusmustu:
       "Burayi depremzedelere mi verelim yoksa hastane mi yapalim?"
       Elbette ikisi de gerek.
       Ama tartisma gereksiz.
       Cunku...
       En az 20 salon, o ilin eline verilmek uzere bekletiliyor.
       Yeter ki sisme spor salonlarinin altina zemin betonu dokebilecek bir sorumlu bulunsun.
       Dorduncu sinif insaat kalfasi yeteneginde bir Bayindirlik Muduru olsun.
       Acaba o Bayindirlik Muduru, depremzedeler gibi evsiz kalsaydi... Barinacak bir cadir bulamasaydi gene bu kadar duyarsiz olabilir miydi?
       Diliyoruz ki Bayindirlik Muduru'ne haksizlik etmis olmayalim.
       Onu gunah kecisi haline getirmeyelim.
       Ismini, biraz da o nedenle "sakli" tutuyorum.


Yazara E-Posta: gcivaoglu@milliyet.com.tr

© 1999 Milliyet