31 Ocak 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTEREKRAN
   RATİNG CANAVARI
   GÜNÜN FİLMLERİ
   TV'DE BUGÜN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Köylü kızları

  TRT 1'in "Sayısal Gece"sinde her zaman olduğu gibi postmodern köylü kızlarımız vardı. Folklorumuzun ayak oyunlarını araştırmışlar anlaşılan. Köklerinin disco ile hafif omuz titretmeleri arasında bir yerde bulunduğunu belgelediler. Ben postmodern köylü kızlarımızı her hafta izlemeye çalışıyorum.

  Cumartesi gecesi Star'da "az sonra" sendromu yaşandı. "Otogargara" başladı, daha "leb" demeden, "az sonra" anonsu ile yayına girecek film verildi. Dur babam, daha adam lafını bitirmemiş. Sonra "az sonra", futbol maçlarının sona ermesiyle yine gündeme geldi. "Otogargara" bu sefer "az sonra" durumuna düştü. Çünkü, "az sonra" yayımlanan "Telegol"den, yine "az sonra"dan sonra, "Otogargara"nın yayımlanacağı duyuruldu. Çünkü Beşiktaş'ın golleri yayımlanmış, biz "az sonra", "Otogargara"ya dönmüştük. Okurken siz, yazarken de ben bunaldım. Böyle sloganı bulan ve de böyle bir programcılık anlayışını tüm özel televizyonlara hediye edenleri "az sonra" çok seveceğim...

  Mazhar Alanson yine reklam yıldızı. Şimdi onun darbuka eşliğinde söylediği banka şarkısı dillerde dolaşmaya başladı. Zaten radyoda da en çok istek alan müzikler arasında. Akıllı iş.

  TRT 2'de "Yolun Sonu" adlı yerli belgesel. Ankara 30'lu yıllarda gece Fransız şansonlarının dinlenildiği, gündüzleri de yeni bitmiş Gençlik Parkı'nın dev havuzunda yüzüldüğü bir yaşam sürdürmüş. Sonra birden Türk halkı gecekondular vasıtası ile hücum ederek burasını bir güzel doldurmuş. Şimdi artık Ankaralı Turgut ve havuzda da sapsarı bir su var. Hani şimdi burada popülistlik yapsak, emekçi halkımızın Ankara'yı nasıl sahiplendiğini yazsak tam bizim TV'cilerin "halkımız bunu istiyor" sloganına uygun olurdu. Ama hiç de öyle değil. Ayrıca da folklorumuzu ve türkülerimizi de çok seviyorum. Belgeseli izlerken bunları düşündüm.

  "A Takımı"nda İbrahim Erkal ve konservatuvarlı gençler karşı karşıya. Ben de konservatuvara gitmedim. Piyano çalmasını evde öğrendim. Konservatuvarın imtihanlarına girmedim. Sıkılacağımı biliyordum, ama konservatuvarda eğitim görmenin de farklılığını ya da eksikliğini de hissetmiyor değilim. "A Takımı"nı izlerken kafamda bunları dengeledim.

© 1999 Milliyet