|
|
Fırtına sonrasındaki esintilere... Atıf Yılmaz'ın bir çocuğun bakış açısıyla, bir ailenin 12 Eylül'den nasıl etkilendiğini anlattığı yeni filmi "Eylül Fırtınası" Cuma günü gösterime giriyor.
Banu Bozdemir
Toplum olarak öyle badireler, öyle fırtınalar atlattık ki... Ama geriye dönüp şöyle bir baktığımızda yüzümüzü yalayıp geçen sadece hafif bir esinti oluyor. Bu yüzden Atıf Yılmaz, Habib Bektaş'ın "Gölge Korkusu" adlı romanından sinemaya uyarladığı "Eylül Fırtınası"nda fırtınaların can acıtıcı duygusal yıkımlarını hatırlatmaya çalışmış bize. Yılmaz, küçük bir çocuğun bakış açısından, bir ailenin 12 Eylül darbesinden nasıl etkilendiğini, nasıl savrulduğunu anlatıyor filminde. "Henüz beş yaşında bir çocuk. Annesiyle birlikte gözaltında, babası aranıyor. 12 Eylül darbesinin ilk günleri. Sonra Bozcaada'da yaşayan dedesi onu almaya gelir. Acısıyla, sevinçleriyle, küçük mutluluklarıyla ada günleri başlar."
Öykü 12 Eylül ve sonrasında gelişse de, Yılmaz, aslında filmin aşk ve acı gibi evrensel konulara değindiğini, bugüne göndermelerinin de bulunduğunu söylüyor. "Sinemanın insanların aklından çok yüreğine hitap ettiğini düşünüyorum. Bu yüzden film daha çok insan hallerini anlatıyor. Mesela, çocuğun etrafında gelişen olayları anlamak için sorduğu sorular bize çok komik gelirken, aynı zaman da düşündürüyor da. Çocuğun yaşamının anlatımından gelen çok dramatik, acıklı bir yanı da var aynı zamanda."
Toplum olarak çok belleksiz olduğumuzu, etkilendiğimiz olayları ertesi gün unuttuğumuzu, unutmak için çaba harcadığımızı düşünüyor Yılmaz. Özellikle de 12 Eylül'den sonra. "12 Eylül öncesi de, şikayet ettiğimiz bir yapı vardı. Ama çatışmalar, kavgalar gürültüler aynı zamanda topluma bir dinamizm kazandırıyor du. İleriye doğru düşünme payı çıkarıyordu. Ama şimdi, özellikle gençlerin toplumun yapısıyla ilgili hiçbir sorunları yok. Tek amaçları eğlence."
Tarık Akan, Zara, Kutay Özcan, Deniz Türkali, Hazım Körmükçü, Oktay Sözbir ve Meral Çetinkaya gibi oyuncuların rol aldığı filmde özellikle Zara ve çocuk oyuncu Kutay Özcan'ın ilk oyunculuk denemeleri olmasına rağmen çok iyi bir performans sergilediğini belirtiyor Yılmaz. Eğer filmin ticari bir başarısı olacaksa, büyük payın Özcan'dan kaynaklanacağını da söylemeden edemiyor. Daha önce Yeşim Salkım'ın oynayacağı rol için Zara'nın yaş ve fizik olarak da daha uygun düşmesini filmin artısı olarak görüyor. Çünkü, Zara çok doğal ve sıradan görünümüyle kafasındaki tiplemeymiş aslında. Yılmaz, Türkiye'nin en yakışıklı oyuncusu olarak değerlendirdiği Tarık Akan'ın, dede rolü için teklif götürüldüğünde biraz bozulduğunu söylese de, hala çok karizmatik olduğuna inanıyor.
Filmin büyük bir kısmı eski bir Rum köyü olan Bozcaada'da geçiyor. Yamaçlara yayılmaş asma bağları (filmde bağların önemi büyükmüş), bozulmamış mimarisi, denizi ve güneşiyle bir model gibi çok iyi fotoğraflar vermiş Bozcaada. Yani fırtına sonrası sessizlikleri sorgulamak için mükemmel bir mekanmış!
"Eylül Fırtınası", 12 Eylül darbesinin sosyal hayatta yarattığı değişimlere, işkenceye, parçalanmaya bir çocuğun duygu yüklü dünyasından bakıyor. Sorularıyla güldürüyor, şaşırtıyor ama en önemlisi belki de unuttuğumuz bir dönemi zihinlerimizde tekrar canlandırıyor. Tıpkı yıllar önce olduğu gibi. Bir sabah uyandığımızda hiçbir şey aynı olmayabilir!
|
|