1 Mart 2000 Carsamba 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Hatemi'nin eli kolu bagli

Iran Islam Devrimi'nin ilk Cumhurbaskani Benisadr'a gore Iran halki ozgurluk istiyor

Mine G. Kirikkanat


ent.jpg        Ebulhasan Benisadr, bir Sah karsiti olarak 1963 yilinda Fransa'ya sigindi. 1978 yilinda Irak'tan Fransa'ya gelen Ayetullah Humeyni ile Sah'a karsi ittifak yapti ve 1979'da onunla birlikte Iran'a dondu. 28 Ocak 1980'de Iran Cumhurbaskani secildi. Islamci din adamlarinin muhalefeti ile karsilasti ve Humeyni'nin destegini yitirdi. Haziran 1981'de parlamento tarafindan gorevden alindi. Cumhurbaskanligindan azli, Humeyni tarafindan onaylanan Beni Sadr, tekrar Fransa'ya sigindi. Halen bu ulkede ve yogun guvenlik onlemleri altinda yasayan Beni Sadr, bir Islam bilgini ve tefsir uzmani. "Kuran ve Insan Haklari" ve "Kuran ve Iktidar" baslikli, 5 dile cevrilmis iki kitabi var. Arkadasimiz Mine G. Kirikkanat, Benisadr ile Fransa'da konustu.

       * Son secimler Iran halkinin taleplerini karsilayabilecek bir parlamento cikardi mi?
       Son secimlerde halk, "kotu ile berbat" arasinda sikisti; berbat yerine kotuyu tercih etti. Ama sonuc hem berbat, hem de kotu. Aldigim haberlere gore, Iran'in guneyinde kullanilan oy pusulalari buyuk olcude hileli. Secmen, oy pusulalarindaki isimlerden bildiklerinin karsiligina evet muhrunu basmis, tanimadiklarini bos birakmis. Muhafazakarlar, o bosluklari kendileri doldurmuslar.
       Tahran'da Rafsancani de benzer bir yontemle sectirildi. Iran halki, tek kelimeyle ozetlenecek olursa, ozgurluk istiyor. Ancak bu sistemde, istedigi ozgurlukleri elde etmesi olanaksiz. Dolayisiyla rejime muhalefetini gostermekten baska bir sey yapamiyor. Bu tikanikligin mutlaka cozulmesi gerek.

       * O zaman bu secimler hic bir ise yaramayacak...
       Dogru. Ben secimlerde Iran halkinin sandiklari boykot etmesini onerdim. Fakat yaptigim cagri, gerek Iran'da, gerekse mollalar rejimiyle arasini acmak istemeyen yasadigim Fransa dahil Batili ulkelerde sansurlendi.
       Milletvekili adaylarinin Devrim Muhafaza Konseyi tarafindan onaylandigi ve adaylarin cogunun halkca taninmadigi bu secimlerde onemli olan, onu ya da bunu secmek degil, mollalar diktatorlugunun halk tarafindan deddedildigini ulusal olcekte kanitlamakti.
       Bunun da en iyi yontemi, sandik basina gitmek yerine Sah'a karsi yapildigi gibi sokaklara dokulmek ve rejimin halk nezdinde artik mesru olmadigini gosterecek gosteriler yapmakti. Bir cesit genel grev bicimine burunecek bu boykot, bugun karsi oy kullananlarin oraninda gerceklestirilseydi, rejim dayanamazdi.
       Oysa simdi, oyle ya da boyle bicimde, hile yaparak, reformcu diye secilmislerin arasina muhafazakarlari karistirarak, mollalar yine yetkileri elde tutmayi basardi.

       * Iran'in gelecegini nasil goruyorsunuz?
       Mollalar rejimi tukendi. Gerek Iran halki, gerekse tum dunya bunun farkinda. Hatemi "ikinci Benisadr" olarak sunuluyor. Oysa ben bunu reddediyorum. Cunku aramizda muthis bir fark var. Ben Iran halkinin tarihte ilk kez kullandigi ozgur oylarla, serbest secimle cumhurbaskani secildim. Ve mollalar diktatorlugune muhalefet ettim, direndim.
       Peki Hatemi ne yapabilir? Bu rejim dahilinde eger reform yapmak mumkunse, bu rejimin devami anlamina gelir. Hatemi, rejimin surekliligine hizmet eder. Eger mumkun degilse, halk bu rejimi yikmak ve demokrasi istemek durumundadir.
       Iran basininda cikan secim sonrasi yorumlara baktigimizda ne goruyoruz? Halkin mollalar rejimine muhalefet oyu kullandigi, ancak "yuzeysel" reformlara da muhalif oldugu, derinlemesine degisim istedigi yaziliyor. Oysa bu reformlarin yapilmasi, rejimin dogasi geregi imkansiz.
       Tum devlet yetkileri, "rehber" Hamaney'in elinde. Hamaney, iktidarsiz devlet yetkilisi. Halkin sectigi Hatemi ise, bu durumu degistirmeye hic bir yetkisi olmayan bir iktidar. Iran'da yapilmasi gereken reform, devleti devlet olmaktan alikoyan Hamaney'i tum yetkileriyle birlikte gondermek. Su anda Hamaney devlet demek. Hatta devletten fazla... "Allah" demek. Dolayisiyla Hamaney oldugu surece, parlamento, secimler, Hatemi'nin hic onemi yok.

       * Sizce Iran'da bir karsi devrim olacak mi?
       Karsi devrime gerek yok! Halk, bu devrimi boyle bir diktatorluk kurulsun diye yapmadi. Demokrasi, ozgurluk istedigi icin yapti. Biz ilk anayasayi hazirladigimizda, su anda Hamaney'in isgal ettigi "rehber" statusune hic bir yetki verilmemisti. Rehber denilen ruhani lider, "gozlemci"ydi. Oysa sonradan Anayasa degistirildi ve tum yetkiler bu rehberde toplandi.
       Simdi Hatemi, anayasanin yeniden gozden gecirilebilecegini soyluyor. Ama Hamaney birakmaz. Secimlerde gordunuz. Simdiden kan dokuluyor. Ama eger halk, kitlesel olarak, barisci yontemlerle muhalefeti surdururse, sanirim ustesinden gelinir.

       * Dunyada, sizin gibi siyasal siginmaci olarak yabanci ulkelerde yasayan kac Iranli var?
       Yaklasik uc milyon. Iran'dan ayrilirken Humeyni'ye: "Ben kalmak uzere gidiyorum, ama siz gitmek uzere kaliyorsunuz!" demistim. Bir gun Iran'a donecegime eminim. Ama onlar, gitmis olacak.

Humeyni takiye yapti

       Samimiyetine inanmistik. Dini lider sozunu tutar saniyorduk. Oysa o, "Paris'te soylediklerim, Paris'te kaldi. Bizi baglamaz. Dun ve bugunun gerekleri farkli" dedi.

       * Siz bu devrimin simge isimlerinden, mimarlarindan biriydiniz. Islami bir demokrasi kurmak icin yola ciktiniz. Bugunun kosullari altinda, buna hala inaniyor musunuz?
       Bizim kolkola girdigimiz Islam bu degildi. Islam kavraminda iki soylem var. Birincisi "iktidar", ikincisi "ozgurluk" soylemi. Iran Devrimi sirasinda Fransiz dusunuru Michel Foucault da bana ayni seyi sormustu. Ben de kendisine, Iran halkinin Islam'da "ozgurluk" soylemini buldugunu belirttim.
       Iran halki, benim Islam hakkindaki bir saptamam olan bu "ozgurluk soylemi" sayesinde, Sah'a karsi tum muhalif gruplari bir araya getirerek, tek vucut halinde hareket edebildi.
       Ayetullah Humeyni, Fransa'ya sigindiginda, kendisini gormeye gittim ve ona tum dunyanin merak ettigi 19 soru sordum. Bu sorulardan ucu, basta kendisi, mollalarin yeni duzende ustlenmeyi ongordukleri sorumluluklar, dini fasizm tehlikesi uzerineydi.
       Humeyni'ye, "Isterseniz burada bizim uzun sure kaldigimiz gibi siginmaci olarak yasar, isterseniz Iran'a muzaffer olarak donebilirsiniz, secmek sizin elinizde... Iran halki ve tum dunya, bir diktatorlugu baska bir diktatorlukle degistirdiginizi anladigi zaman, tecrit olursunuz. Ama Islam'i insanligin manevi bilgi ihtiyacina yanit ve ozgurluk, bagimsizlik soylemi olarak dusunurseniz, vatana kahraman olarak donersiniz," dedim.
       Biliyorsunuz o siralar, mollalardan "ozgurluk imamlari" diye soz ediliyordu. Humeyni, soz konusu uc soruyu yanitlarken, kendisine kahraman olarak donmesini saglayan soylemi tercih etti. Biz de 19 sorunun yanitlarini, bir manifesto halinde hazirlayarak dunya basinina dagittik.
       Ben de inanmistim samimiyetine... Hepimiz inanmistik. Dini liderdi, sozunu tutar saniyorduk. Ama ilk kez kadinlarin "carsaf giyme zorunlulugu"ndan soz ettiginde, kadinlar sokaklara dokulduler. Ben de kendisini gormeye gittim ve Paris'te "ozgurluk"ten yana oldugunu hatirlattim. Bana dondu: "Paris'te soylediklerim, Paris'te kaldi. Bizi baglamaz. Dun ve bugunun gerekleri farkli," dedi.

       * Yaki, takiye mi yapiyormus?
       Evet! Ben de kendisine, "Sizi dini lider saniyordum, meger Makyavel'missiniz" deyip ciktim.

       * Anladigim kadariyla, eger Humeyni takiye yapmasaydi, "ozgurluk" soylemine samimiyetle sarilmis olsaydi, Iran devrimi ayni zamanda Islam'da da reformu ongoruyordu...
       Reform degil, Islam'da yenilik yapilmis olacakti. Soylemi yenilenecek ve bu yenilik, Iran halkinin Islam dunyasina buyuk bir armagani olacakti.

       * Bugun hala, Islam'in bir ozgurluk soylemi olabilecegine inaniyor musunuz?
       Teoride evet, pratikte hayir. Halen Islam, tum dunyada bir iktidar soylemi olarak kullaniliyor. Ancak ben, Islam'in ozunde bir ozgurluk soylemi olduguna inaniyorum. Dinin asli, kaynagi ve varlik nedeni, manevi dusunce boyutudur. Islam, bugun Hristiyanligi da icine alan ve Bati uygarligi dahil tum dunyanin dustugu bir yanlisin sikintilarini cekmektedir. Bu yanlis "iktidar" kavraminin "mutlak deger" haline gelmesidir. Oysa basta Islam tum dinlerin gorevi insanoglunu, iktidarin mutlak deger haline geldigi bu kiskactan kurtarmak ve beyinsel ozgurluge kavusturmaktir.

'Halkin Mucahitleri' onemsiz bir azinlik

       * Halkin Mucahitleri hakkinda ne dusunuyorsunuz?
       Ayatullah Humeyni, sistemi kendi elinde topladigi yetkilerle kilitlemek uzere harekete gectiginde, bir demokratik devrim direnis konseyi kurduk. Halkin Mucahitleri lideri Racavi, bu konseyin icinde yer aldi. Ancak, Racavi ve yandaslari, Iran - Irak savasinda, Bagdat'a gitmeyi tercih etti. Yani, mollalar rejimine karsi mucadelede, dusmanla isbirligi yapti.
       Racavi ve yandaslari sonradan iyice tuhaflastilar. "Tum yetkilerin tek elde toplanmasi dogru, ancak bu yetkilerin verildigi el yanlis" diye ortaya ciktilar. Yani Racavi, "Iran'in rehberi Humeyni degil, ben olmaliydim" demeye basladi. Irak'la isbirligi yaptiktan sonra, tum agirligini yitirdi. Artik dunyada da destek ve muhatap bulamiyorlar.

       * Halkin Mucahitleri toplam kac kisi?
       Iki bin dolaylarinda. Zaman zaman Irak'takiler buraya geliyor, buradakiler Irak'a gidiyor. Hepsi ayni adamlar. Onemsiz bir azinlik. Batili ulkeler ve son olarak ABD, orgutu "terorist" olarak sinifladi bir sure once.

© 2000 Milliyet