6 Mart 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
   LİG FİKSTÜRÜ
   PUAN TABLOSU
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Pressiz galibiyet

Ömer Üründül


       Galatasaray dün gece Antalya'da kendisini sıkmadan, fizik gücünü hırpalamadan kolay bir galibiyet elde etti.
       Maça hızlı ve atak başladılar. İlk beş dakikada iki gol kaçtı. Sonra Galatasaray tempoyu düşürdü. Alışılmış dar alan presi uygulanmayınca Antalyaspor da orta sahada top kullanıp, kolektif biçimde fırsat buldukça hücum girişimlerinde bulundu. İlk devre Galatasaray, klasik dışı oyun kurgusunda üç gol atmayı başardı. Arif'in Dortmund maçındaki gibi hırslı, gezginci, sürekli pozisyon koklayan futbolu, çağdaş forvet tipi Hakan Şükür'ün önemli katkıları ve Antalya defansının hataları bu golleri getiren faktörlerdi.
       İkinci devrede fazla değişen bir şey yoktu. Yalnız bu yarıda Galatasaray, Hakan'ın kaçırdığı iki fırsat dışında üretkenlik sağlayamadı. Ağır maç trafiğinde, ligdeki puan rahatlığında ve de iki farklı skor avantajına sahipken, fizik gücü zorlamaya da hiç gerek yoktu. Bunların yanında Galatasaray ikinci yarıda kalesinde de tehlike yaşamadı. Sonuçta Sarı - Kırmızılı ekip, en büyük silah alışılmış etkili dar alan presini sahaya yansıtmadığı maçta yine de kolay bir deplasman galibiyeti aldı.
       Bu maçta Arif'in formu, Suat'ın yanındaki arkadaşları Okan ile Emre'nin düşük tempolarına rağmen orta sahadaki presini ve mücadele gücünü aynı şekilde devam ettirmesi ve defans blokunun zaman zaman bilhassa kaleye gelen yüksek toplarda yanlışlara düşmesi dün gece gözümüze çarpan görüntülerdi.
       Antalyaspor, disiplinli ve iyi mücadele etmeye çalıştı. Zaman zaman Galatasaray'ı zorladı. Ancak sınırlı kadronun çok önemli iki silahının yokluğu büyük handikap teşkil etti. Fazlı olmayınca ofansif güç kısıtlandı. Ayrıca Burhan gibi çabuk, dikkatli ve istikrarlı bir liberonun oynamaması da defans kurgusunun armonisini bozdu. Bu yüzden de basit goller yediler.
       Hakem Mutlu Çelik'i ilk kez izledik. Beğendik. Pozisyonlara yakındı. Az düdük çaldı. Kendisini sahada ön plana çıkartmak niyetinde değildi. Kartlarını silah olarak kullanmadı. Tek eleştireceğimiz nokta maçın sonlarına doğru Capone'nin ceza alanı içinde elle oynadığı bir pozisyonu süzemeyişiydi.

© 2000 Milliyet