20 Mart 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
   LİG FİKSTÜRÜ
   PUAN TABLOSU
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Fark çok büyük

Ömer Üründül


       Ne Mallorca maçının yorgunluğu, ne ligdeki açık puan rahatlığı, ne de Fatih Terim'in dört futbolcusunu dinlendirmesi Galatasaray açısından olumsuz bir şey ifade etmedi. Çünkü ligdeki diğer takımlarla aralarında çok büyük farklılık var. Dün gece İzmir deplasmanında tek kale oyunda güle oynaya kolay bir galibiyet aldılar.
       Marcio, Sergen ve Hagi'nin birlikte oynamaları doğal olarak alışılmış etkili dar alan presini belli ölçüde sınırlandıracaktı. Ancak orta sahada Emre ile Suat'ın presleri, defans blokundan da gelen yakın yardımcı destekle Galatasaray, Göztepe'yi pasifize etti. İlk dakikadan itibaren karşı alana yerleştiler. Erken skor avantajı yakalandı. Devre sonuna kadar tempo yüksek değildi. Ama oyuna sürekli hükmeden ve gol arayan kolektif varyasyonları Galatasaray sahaya yansıttı. Ayrıca Taffarel'e de hiç top gelmedi. Hagi ile farkı ikiye çıkardılar.
       İkinci yarıda oyunun zevki kaçtı. Galatasaray tempoyu iyice düşürdü. Tabii ki, bu ağır trafikte fizik gücü zorlamaya, hele maçı garantiye aldıktan sonra hiç gerek yoktu. Bu görüntüde Galatasaray'ın üretkenliği kalmadı. Ama biraz daha fazla hücuma çıkma fırsatı bulan rakibin de gol pozisyonu yoktu. Çünkü Galatasaray, geride orta saha - defans bütünleşmesiyle yerleştiği zamanlarda da savunma güvencesi oluşturmayı artık biliyor. Sonuçta galibiyet serilerini zorlanmadan devam ettirdiler.
       Göztepe sıkıntılı günler yaşıyor. Ligde kalmaları için mucize gerekli. Dün gece hırslı ve disiplinli oynamaya çalıştılar. Ama erken yedikleri gol dirençlerini kırdı. Aynı zamanda hücum girişimlerinde de tek pozisyon dahi bulamadılar. Bulmaları da bu yetersiz kadroyla mümkün değildi. İlerideki iki forvet son derece pasif. Orta sahadan da ileriye destek verecek oyuncu tipi yok. Sadece oyun disipliniyle ayakta kaldılar.
       Hakem Metin Tokat için o kadar rahat bir maçtı ki, bu yüzden o da oyuna tam konsantre olamadı. Neticeye tesir etmese de fazlaca yorum hataları yaptı. En önemlisi de maçın daha ilk dakikalarında bir Göztepe atağında, ev sahibi takım futbolcusunun arkadaşının ayağına verdiği bir pası yardımcı hakemin pasif pozisyondaki başka bir oyuncu nedeniyle yanılarak ofsayt diye durdurması ve Tokat'ın da buna uymasıydı.

© 2000 Milliyet