20 Mart 2000 Pazartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Yeni kültür elçimiz: Mozart

Nilgün CERRAHOĞLU

LONDRA


       Mozart müziği ve İstanbul'u ölümsüzleştiren dizi dizi Boğaz vapurları... Birbiriyle kesişince belleğe işleyen tuhaf, derin bir "etki" yaratıyor. Hazırlığı ve yapımı altı yıl alan "Mozart in Turkey"in (Mozart Türkiye'de) zaferi; bu garip kimyada, o derin etkide yatıyor.
       "Saraydan Kız Kaçırma" operasının modern uyarlaması "Mozart in Turkey"in açılış sahnesi bu. Arkadan büyük, paslı bir tanker geçiyor sonra. Yanı başındaki küçük balıkçı teknesini ezercesine. Ve kamera arka planda tüm ihtişamıyla yükselen Topkapı Sarayı'nı "zoom"luyor. Kendinizi birdenbire Mozart'ın 200 yıl önceki dünyasında buluyor; 90 dakika boyunca opera ile bugün arasında gidip geliyorsunuz. Geçmiş ile bugün, iç içe geçiyor; ayrılmaz bir bütün oluşturuyorlar.
       Londra'da önceki gün ilk kez seyirci karşısına çıkan "Mozart in Turkey"i, büyük beğeniyle alkışlayanlar arasında Süher Pekinel de vardı.
       "Projenin en başarılı yanlarından biri bu" dedi ünlü piyanist izlenimlerini aktarırken: "Arka plandaki tarih ile bugünü tüm doğallığıyla harmanlaması. Ve Mozart müziğinin tüm zenginliğini, mümkün olan en etkin, teatral biçimde kullanması. Müziğin kendi içindeki yorgunluk, Topkapı ile birleşince teatral bir etki ve gerilim yaratıyor. Saray mı müziğe bu teatral etkiyi katıyor; müzik mi Topkapı'nın teatral gücünü artırıyor bilemiyorsunuz. Herhalükarda klasik opera anlayışı aşılıyor. Tiyatro - opera - belgesel üçgeni içinde yeni bir dünya kuruluyor; etkileyici bir bileşim ortaya çıkıyor..."
       "Mozart in Turkey"; şimdiye dek Türkiye'nin imaj alanında yaptığı en ciddi, en büyük atılım. Başarılı bir Türk - İngiliz ortak yapımı her şeyden önce. Projenin bir ayağında İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı gibi Türkiye'nin en saygın kültür kurumlarından biri, Başbakanlık Tanıtma Fonu ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın finansmanı var.
       Diğer ayağında BBC ve Antelope gibi belgesel yapımında dünya çapında saygınlığı olan, kendisini kanıtlamış büyük TV şirketleri. Başta BBC olmak üzere yayın hakları şimdiden 50'yi aşkın TV şirketine satılmış. Bir yıl içinde dünyanın dört bir yanında 20 ile 50 milyon arasında seyirci kitlesine ulaşması bekleniyor.
       Ezeli, ebedi derdimiz "Türk imajı" meselesini de hedeften vuruyor bu proje. Gerçek bir dahi olan Mozart kendisini "barbar Türk" imajıyla sınırlamamış çünkü. "Saraydan Kız Kaçırma"da Batılı çağdaşlarının algılamakta güçlük çektiği, çifte bir Türk imajı kullanıyor.
       "Kara efsane" yaratan yerleşmiş imajın kalıp simgesi Osmin (Osman) bunlardan yalnızca biri; efendisinin emirlerini eksiksiz yerine getiren, altındakini ezen, incelikten yoksun, kaba - saba, katı, acımasız ve alabildiğine gaddar...
       Ancak öykünün arka plandaki baş karakteri Selim Paşa karşısında esamesi okunmuyor Osmin'in. "Osmanlı gücünün" gerçek simgesi Selim Paşa aslında. Gücün bilge, cömert ve alicenap yüzü o. Azametli, ihtişamlı ve şerefli.
       Operanın masalımsı kurgusunda sevgilileri ile haremden kaçmaya çalışan cariyeler yakalandıklarında; asalım/keselim naralarıyla ortalığı birbirine katan Osmin'i devre dışı bırakıyor. Ve beklenmedik bir jestle: "Güzellikle bağlayamadıklarımızı bırakalım gitsinler!" diyerek onları salıyor. "Kaşa kaş, göze göz" intikamcılığına taviz vermiyor. Ölüm cezasına karşı, 200 yıl öncesinden çıkıp gelen bir "insan hakları" manifestosuyla karşımıza çıkıyor neredeyse.
       "Mozart'ın mezarına derhal gidip bir çelenk koyalım" diyordu bu yüzden "Mozart in Turkey"in gösteriminden çıkan bir işadamı. Mozart'ın mezarına değilse bile; İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı, İstanbul Borsası ve Başbakanlığın önüne bir teşekkür çelengi koymak lazım gerçekten. Böylesine profesyonel ve geniş ufuklu bir operasyonu gerçekleştirdikleri için. Darısı bundan sonra gelecek benzeri projelerin başına...



Yazara E-Posta: nilcer@turk.net

© 2000 Milliyet