|
|
Memurda sendika çıkmazı Atilla ÖZSEVER
Memura sendika hakkı sağlayan yasa tasarısı, 21 Mart günü TBMM Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu'ndaki alt komisyonda yeniden görüşülecek. Alt komisyonun hazırlayacağı rapor da, 23 Mart günü üst komisyonda ele alınacak.
Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu'nca oluşturulan alt komisyonun Başkanı ANAP İstanbul milletvekili Emre Kocaoğlu, komisyon çalışmaları hakkında şu bilgiyi verdi:
"İşkolu sayısı 9'a indi, polisler, silahlı kuvvetlerdeki sivil personel ve cezaevi infaz memurları için örgütlenme yasağı kalktı, onlar da sendika üyesi olabilecekler. Toplu görüşmeye devlet adına bir kamu işveren sendikası katılacak. Uzlaşma sağlanmazsa uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulu'na gidecek. Grev hakkının da sağlanması için Anayasa değişikliği önerdik, bu konudaki önerimizin Meclis Uzlaşma Komisyonu'na gönderilmesini talep edeceğiz. Ancak memurda hem iş güvencesi hem de grev hakkı olmaz. Bunu bilerek Anayasa değişikliği istiyoruz. Tek sorun, hükümetle görüşmeler sırasında kimin yetkili olacağı konusudur. Her işkolundaki sendikalar mı yetkili olsun yoksa tek bir konfederasyon mu temsil etsin konusu kesinleşmedi."
Memur konfederasyonlarının görüşleri ise şöyle:
Kamu - Sen Başkanı Resul Akay: Normal olarak toplu sözleşmeli sendikal düzende sendikalar yetkilidir ancak işveren tek olduğu için karşısında tek bir konfederasyonun bulunması daha gerçekçi gözüküyor. Hükümet karşısında farklı sendikalar birbirine düşebilir, güçsüz bir durum ortaya çıkar. 10 ayrı sendika olursa 10 ayrı görüş olur.
KESK Başkanı Siyami Erdem: Toplu sözleşmenin mantığına göre işkolu sendikasının yetkili olması gerekir. Hükümetin tek olması, çok sendika ile görüşmesine engel değil. Grev hakkı için önce Anayasa değişikliği yapılsın, yasa ondan sonra çıkarılsın. İş güvencesinin kalkması, lokavtı ifade eder.
Memur Sen Başkanı Fatih Uğurlu: Biz de işkolu sendikasının yetkili olmasından yanayız. Aksi halde katılım önlenmiş olur. Üyelik aidatı için yüzde 10 barajına karşıyız. Yasanın aceleye getirilmemesi görüşündeyiz.
Emeklilik yasası 4.5 aydır Anayasa Mahkemesi'nde
Emeklilik yaşını yükselten ve iptali istenen sosyal güvenlik yasası, 4.5 aydır Anayasa Mahkemesi'nde bulunuyor. FP ve DYP, 4 - 5 Kasım 1999 tarihinde yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Haşim Kılıç, yasanın incelenmesi ile ilgili olarak şu bilgiyi verdi:
"Raportör arkadaşımız, raporu ile ilgili son hazırlıkları tamamlıyor. Bayram sonrası ya da en geç bir ay içinde rapor üyelere dağıtılacak ve görüşme gündemine alınacak. Hacimli bir yasa, aynı zamanda teknik bir konu. Üyelerin teknik ayrıntılara yabancı olması nedeniyle raportöre daha geniş bir zaman verdik. Bu süre içersinde üyelerimizi aydınlatıcı bilgiler raporda yer alacak. Sağlık sigortası ile ilgili yürütmeyi durdurma talebini de esastan incelemeye karar verdik. İlk kişisel izlenimime göre Anayasa'ya bir aykırılık gözükmüyor ancak raportörün Anayasa'ya aykırılık olup olmadığı konusundaki raporunu detaylı biçimde inceledikten sonra kararımızı ortaya koyacağız."
İşyerinde muhabbet verimi artırıyor
Bir işyerinde çalışanların işlerine bakmak yerine birbirleriyle sohbete dalmalarının değerli zaman ve para kaybına neden olduğu söylenir. Oysa iki Alman psikolog, bunun tam aksini yani çalışanlar arasındaki sohbetin verimliliği ve çalışma şevkini artırdığını ortaya koydular.
Wolf Bertram von Bismarc ve Markus Held isimli psikologlar, 37 şirkette 213 çalışan ile yapılan ankette iş arkadaşları arasındaki sohbetin çalışma ortamını yumuşattığını ve çatışmaları azalttığını saptadılar. Bu sohbetler aynı zamanda önemli bilgilerin kanalize edilmesini ve şirket içinde yayılmasını da sağlıyor.
Araştırma sonuçlarını dikkate alan şirketler, bu tür sohbetler için "kahve köşeleri" düzenlemeye başladı. Mannheimlı bilimadamları, Karlsruhe Üniversitesi İletişim Bölümü ile birlikte çalışanların yerlerinden bile kalkmadan aralarında sohbet etmelerine imkan verecek bir bilgisayar programının geliştirilmesi üzerinde çalışıyorlar.
Anadolu Kaplanı'nda sendika mücadelesi
Anadolu Kaplanları içinde yer alan Denizli ilinde sendikal bir mücadele yaşanıyor. 1990'lı yıllarda sanayi kesiminde bir sıçrama yapan Denizli'de özellikle tekstil, bakır ve turizm sektörlerinde önemli gelişmeler oldu. Büyük bir organize sanayi bölgesi kuruldu ancak sendikalaşma yönünde yoğun engeller var. Burada sendikalaşmaya çalışan DİSK'e bağlı Birleşik Metal - İş İzmir Şube Başkanı Özkan Atar, şu bilgiyi verdi:
"Denizli'de tekstil, metal ve diğer sektörlerde yaklaşık 30 bin işçi çalışıyor. Ancak yoğun bir sömürü var. Organize sanayi bölgesinde asgari ücret bile uygulanmıyor. Tekstil sektöründe çalışma süresi günde 10 - 12 saati buluyor. Yoğun olarak çocuk işçi çalıştırılıyor. Fazla mesai ödemesi yok. SSK'nın araştırmasına göre, bu ilde kaçak işçilik oranı yüzde 35. Sendikalaşma da yüzde 4 - 5 dolayında. Fazilet Partisi'nden Denizli Belediye Başkanı adayı olan ve Fatih Profil'in sahibi Ali Filiz'in işyerinde sendikalaşmaya çalıştık. 185 kişilik işyerinde 120 işçiyi işten çıkardılar. Kalan 65 işçi de üretimi durdurdu. Ancak işverenin baskısı sürüyor. Yeniden üretim başladı, baskıyla sendikadan istifaya zorluyorlar. Bakanlıktan yetkinin gelmesini bekliyoruz."
|
|