|
|
Gözardı etmeyelim Ömer Üründül
Öncelikle Fatih Terim ve talebelerine bu seneye kadar ki, en zor UEFA Kupası'nda güçlü takımları arka arkaya eleyip yarı finale kalarak elde ettikleri büyük başarıdan dolayı yürekten kutluyoruz.
Dün geceki rövanş kolay oldu. Geride genişlik bırakmayan savunma kurgusu, kontrollü anlayışa sadık kalmak, tempoyu sürekli düşürerek oyunu soğutmak ve zaman zaman da süratlenerek gol aramak temel taktik prensiplerdi. Bu akılcı plan sayesinde ilk yarıda ciddi bir kale önü tehlikesi yaşanmazken, istenilen futbol sergilenmese de ilk yarım saatin bitiminde çalışılmış ölü top organizasyonuyla Capone takıma skor avantajı getirdi. Bundan sonra rakibin de disiplinden kopmasıyla Galatasaray arka arkaya pozisyonlar bulmaya başladı. İkinci devreye de golle başlandı. Bu moralle Galatasaray kısa bir süre tempo yükseltti. Sonra turu garantiye almanın rahatlığı futbolculara bir rehavet getirince Mallorca da gol bulup tehlikeli olmaya başladı.
Sonuçta da Galatasaray bileğinin hakkıyla yarı finalist oldu. Dün gecenin bir önemli olayı da sahanızda çeyrek final rövanş maçı oynuyorsunuz ve ikinci 45 dakikayı hiç endişelenmeden oturduğunuz yerden keyifle seyrediyorsunuz. Taktir etmemek mümkün değil.
Bu büyük başarıyı bir tarafa bırakıp yarı final öncesi bazı gerçekleri göz ardı etmeyelim. Galatasaray'ın alışılmış klasiğinde altı isim büyük önem taşıyor. Bunlardan üçü (Emre, Suat, Ümit) olmayınca sistem belli ölçüde arızaya uğradı. Kendi sahasında büyük skor dezavantajından sonra rövanştan ümidini kesen Malorca teknik direktörü yedi oyuncusunu oynatmadı. Buna rağmen Galatasaray, Capone'nin golüne kadar taktik olarak doğruları yapsa da kolektif uyumda ve alışılmış preste belirgin bir düşüş gündeme geldi. Bu yüzden Fatih Terim'in yarı final öncesi lig maçlarında kilit isimleri dinlendirmesi akılcı bir yoldur.
|
|