|
|
Pes Bilgin Gökberk
Yalnız bana söyleseydi yazmayacaktım. Veya Ali Yıldırım'a söylediğini tesadüfen duysaydım, yine yazmazdım belki. Bağıra bağıra anlatıyordu. Ben de uçakta yanındaydım. Demek ki duymamı istiyordu. Ama ikimizin arasında İbo oturuyordu. Üstelik oturan birinci İbo, yani Urfa'dan gelip şarkıcı olanı olsaydı, tabii yine yazmayacaktım. Ama ikinci İbo oturuyordu. Yani Fener'den gelip basketçi olanı.
İşte o zaman yazmaya karar verdim. Üstelik biraz ilerde Ömer Onan, Hidayet ve Hüseyin vardı. Ömer yarım kulak dinliyordu, ben de duyamadıklarını tamamlıyordum. O belki Hidayet'e, Hidayet de belki Hüseyin'e anlatıyordu. Zaten İbo'nun bildiğini onlar da bilmeliydi. Biraz önlerinde de Erman Kunter oturuyordu. Doğan Hakyemez'e, Ali Yıldırım sormuştu, laf ola beri gele... 'Ne yapıyorsun şimdi Doğan' diye. O da 'Milli takıma gidiyorum' diye başladı. Sonra Aydın Örs ile beraber milli takım yolunda olduğunu, onların bir ikili olduğunu, Aydın Örs'ün onunla çalışmak istediğini anlatıyordu. Belki de Ali Yıldırım'a da "İşte biz bir ikiliyiz. Bizi Fenerbahçe'ye alın" mesajı da veriyordu. Uçağa bak uçağa. İlkesizlik bile değil bu. Çünkü "siz" ekini sonuna koymak için önce bir "ilke" olması lazım. Ama o da yok ki "siz"i ekleyeyim.
Milli takımın bir sorumlusu var, Kemal Dinçer. Bir menajeri Remzi Dilli, bir de coachu Erman Kunter. Önümüzde de 2001 Avrupa Şampiyonası... Federasyonun da bir başkanı var Turgay Demirel. Yalnız uçakta değil, hemen hemen Diyarbakır'da her yerde konuşulan yukarıdaki konular.
Sadede gelelim. Ya Federasyon Başkanı teklif etti ki, o da zaten rahat rahat anlatıyor. Ya da etmedi, o uyduruyor. İkisi de rezalet değil mi? Ya da başkan dedi ki; sen menajer olacaksın ama, Remzi ve Erman bilmiyor, sen şöyle kamuoyunu yokla bakalım. Ufak ufak konuş... O zaman biz de sevgili Doğan'a bir kıyak yapalım. Tek tek herkesi arayıp, her gördüğüne anlatıp yorulacağına, biz açık açık yazalım, kamuoyu tepkisini daha çabuk versin. Doğan Hakyemez ve Aydın Örs'ün milli takımda görevlendirilmesine hiçbir lafımız olmaz. Eleştirebiliriz ama federasyonun tercihi olur, saygı duyarız. İkisi de bu görevi yapabilecek yetenekte insanlardır. Ama Remzi ve Erman'ı çağırıp konuşur, "Biz onları tercih ettik" dersin, teşekkür edersin. Doğan ve Aydın Örs'ü de atarsın. Remzi ve Erman'ın, oyuncuların bulunduğu uçakta gururlarıyla, onurlarıyla oynamazsın. İsmini siz koyun; İlkesizlik, prensipsizlik, saygısızlık... Ne derseniz deyin. Benden tek kelime pes...
|
|