|
|
Aklın yolu! Hasan CEMAL
Cumhurbaşkanı Demirel'in yedi yıllık başarılı Çankaya defteri kapanmış oldu. Koalisyon ortaklarının 'hükümete devam kararı' olumlu bir gelişme. Aklın yolu ise yeni cumhurbaşkanı için de Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz'ın uzlaşmasından geçiyor.
Hayat nasıl devam ediyorsa siyaset de öyle...
Cumhurbaşkanı Demirel'in Çankaya defteri kapandı. 16 Mayıs'ta Güniz Sokak'a inmesi kesinleşti. Böylece Sayın Demirel yedi yıllık başarılı bir Cumhurbaşkanlığı döneminin sonuna gelmiş oldu.
Son söz parlamentoya aitti. Nihai tercih milletvekilleri tarafından yapılacaktı.
Öyle oldu.
Ve şimdi demokratik terbiye, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu kararının saygıyla karşılanmasını gerektiriyor.
Hayat devam ediyor.
Siyaset de devam edip gidecek.
O yüzden, bu sonucun bundan sonra siyaset sahnesinde ne gibi sonuçlar doğurabileceği izlenecek, tartışılacak.
Ama şimdi klasik sorular
Bundan sonra ne olacak?
Ecevit ne yapacak? Sonucu içine ne kadar sindirecek?
Çankaya bir soruna dönüşebilir mi? Zamanla bir hükümet bunalımına yol açabilir mi?
Başbakan Ecevit dünkü oylama öncesinde NTV'ye yaptığı açıklamalarda, Demirel için son bir kez daha bastırmış, yoksa 'hassas dengeler' ile 'istikrar'ın sarsılabileceğini söylemişti.
Ve eklemişti:
"Şu aşamada bir hükümet krizini düşünmek bile istemiyorum."
O aşamada düşünmediğini, önümüzdeki dönemde düşünebilir miydi Ecevit?
Ya da başka sorular:
Bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde koalisyon ortakları anlaşabilecek mi? Yoksa son anda, son turda seçime gitmemek için karambolden bir cumhurbaşkanı seçilmesi ihtimali var mıydı?
Demirel'in Çankaya defterinin kapanması, koalisyonun havasını bir yerde bulandırdı. Çünkü Ecevit kendi siyasi prestijini baştan beri Demirel'den yana koymuştu.
Ama sonuç alamadı.
Bir haftada iki darbe yedi.
Ecevit'in bunu içine sindirmesinin kolay olmadığı biliniyor.
Onun için denebilir ki:
Vazoda bir çatlak var!
Peki ya kırılması ihtimali?
Cevap:
Kırılmaması lazım.
Nitekim, koalisyon ortakları dünkü oylamadan sonra yaptıkları kısa açıklamada, hükümetin uyumu içinde görevine devam ettiğini kamuoyuna bildirdiler.
Bu gerçekten olumlu bir gelişme.
Sağduyuyu yansıtan bir tutum.
Kısacası:
Çankaya sorun olmasın!
İki:
Çankaya, hükümet sorununa dönüşmesin!
Çankaya eğer bundan sonra bir sorun haline gelir ve koalisyonun havasını zehirlerse, istikrar bozulur. Ve Türkiye yeniden kendi asıl gündeminden uzaklaşmaya başlar.
Oysa, Türkiye'nin bu koalisyon hükümetiyle zar zor yakalamaya başladığı istikrara ihtiyacı var.
Çok tekrarlandı:
Türkiye'nin önündeki üç yıl son derece kritik. Özellikle ekonomi açısından öyle. Ciddi, köklü bir enflasyonla mücadele programı yıllardan sonra ilk kez inandırıcı biçimde uygulamaya sokulmuş durumda.
Bu program bir yerde pamuk ipliğine bağlı. Bıçak sırtında dengelerle gidiyor. Eğer siyasi istikrar bozulursa, ekonomide herşey kısa sürede alabora olabilir.
İkincisi, terörün inişe geçtiği, Güneydoğu'da barış ve huzurun her zamankinden daha yakın olduğu bir dönemden geçiliyor.
Yaraların sarılacağı, demokrasi ve insan hakları alanında adımlar atılacağı bir dönem bu. Aynı zamanda Avrupa Birliği'ne adaylık süreci işliyor. Yani yapılacak çok iş var.
Aklın yolu nedir?
Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz üçlüsünün bir yandan koalisyonu sürdürmeleri, öte yandan Çankaya'nın yeni sahibi üzerinde çok vakit geçirnmeden bir uzlaşmaya varmalarıdır. Bundan Türkiye de kazanır, kendi partileri de...
İstikrarsızlık istemiyor bu ülke.
İstikrardan yana.
Hayat nasıl devam ediyorsa, siyaset de devam edecek.
Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr
|
|