6 Nisan 2000 Perşembe 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 TEKNO CAFE
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Güngör URAS Fotoğrafı: 9299 bayt
"Felaket bekleyişi"

       Reha Hoca'nın bir yeğeni varmış... Dört - beş yaşlarında cin gibi bir erkek çocuğu... Ne zaman Hoca'yı görse, karşısına dikilip, başlıyormuş "iğnesi takılmış plak gibi aynı şeyleri" tekrarlamaya: "...Denizler kabaracaaaakkk... Sular etrafa yayılacaaaakkk... Dalgalar evleri yutacaaaakkk... Ağaçlar devrileceeeekkk... İnsanlar öleceeeekkk... Hem de hepsi ölecekeeeekkk!.."
       Hoca, kızarak yeğenini kovalıyormuş... Çocuk bir süre yok olduktan sonra, gene Hoca'nın karşısına dikilerek başlıyormuş aynı plağı çalmaya: "...Denizler kabaracaaaakkk... Dalgalar evleri yutacaaaakkk... İnsanlar öleceeeekkk!...
       Reha Hoca'nın yeğeni herhalde büyüdü... Hoca'nın karşısına dikilip "felaket türküsü" çağırmıyor ama, milletin karşısına geçip devamlı felaket türküsü çağıran bir Başbakanımız var... Sayın Ecevit...
       Umudumuz Ecevit, halkçı Ecevit, insanlara iyilik türküsü söyleyecek yerde "felaket" marşları söyleyip korku ve terör yarattı:
       - Hükümet dağılacak!
       - İstikrar bozulacak!
       - Ekonomi batacak!
       - Borsa çökecek!
       Politikacıların, ülkeyi yönetmeye soyunanların görevi, ülkeyi felaketten korumaktır. Hiçbir ülke devamlı felaket marşı söylenerek yönetilemez. Hiçbir ülkenin halkı yönetenlerin devamlı tehdidi altında yaşayamaz.
       Sayın Demirel'in görev süresini uzatmak için Anayasa'nın değiştirilemeyeceği görüldü.
       Şimdi yürürlükteki Anayasa çerçevesinde cumhurbaşkanlığı için aday belirlenecek ve seçim yapılacak.
       Zaman geldiği için Anayasa çerçevesinde yapılacak bu cumhurbaşkanlığı seçiminin ülkeye felaket getirmesi beklenmemelidir. Eğer her seçimi bir felaket bekleyişine dünüştürürsek, demokratik parlamenter sistemden vazgeçmemiz gerekir.
       Ülkeyi yönetmeye soyunanların ve lider olarak ortaya çıkanların görev ve sorumluluğu devamlı bunalım yaratmak değil, tersine ülkenin sorunlarına çözüm getirmektir.
       Bugün Türkiye'de yeni bir gün başlıyor.
       Sayın Demirel için Anayasa değişmediği için bugün dükkanlar kapalı kalmayacak... Fırınlar sönmeyecek... Tarlalar kurumayacak... Hayat devam edecek... İnsanlar yiyecek, içecek, işine gidecek... Üretim yapacak.
       Sayın okuyucularım, "Borsadaki iniş çıkışlara endeksli bir moral içinde olmayınız..."
       Sayın Demirel için Anayasa değişmedi diyerek yemekten, içmekten mi kesileceksiniz? Gelen müşteriye mal mı satmayacaksınız? Zaten "halkın derdi" ile "Ankara'nın derdi" başka... Türkiye'de 65 milyon insan yaşıyor... Anadolu'da yaşayan insanların derdi "aş ve iş..." Onlar Ankara'daki koltuk kavgasını "film izler gibi izliyor..."
       Ankara'dakiler onları "ürkütmesin"... Ankara'dakiler onları "felaket senaryoları ile korkutmasın" yeter.



Yazara E-Posta: guras@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet