|
|
Yatırım indirimi stopaja tabi! Vergi Dünyasına bakış
Mustafa ÖZYÜREK
Nisan ayının kurumlar açısından beyanname verme dönemi olmasından dolayı yatırım indiriminin stopaja tabi olduğu genel olarak kabul edilmiş olmasına karşın, yeniden gündeme geliyor. Değerli vergi uzmanı Sayın Şükrü Kızılot, Sabah gazetesindeki köşesinde; yatırım indiriminin bir istisna değil indirim olduğunu; stopajı düzenleyen hükümlerde ise indirim tabirinin yer almadığını; bu itibarla yatırım indiriminin stopaja tabi tutulmayacağını; Antalya Vergi Mahkemesi'nin bu gerekçelerle yatırım indiriminin stopaja tabi olmadığı yönünde karar verdiğini yazmaktadır. Bizim görüşümüz ise yatırım indiriminin fon payı dahil yüzde 16.5 stopaja tabi olduğu yönündedir.
İstisna, vergi kanunlarına göre vergilendirilmesi gereken vergi konularının, aynı kanun veya diğer kanunlarla kısmen veya tamamen vergi dışında bırakılması olarak tanımlanır ve vergi konusuna yöneliktir. Yatırım indirimi "muaflık ve istisnalar" arasında düzenlenmiştir. Bugüne kadar devam eden yaklaşık 40 yıllık uygulamada yatırım indirimi daima bir istisna olarak kabul edilmiş. Maliye Bakanlığı uygulamasında, Danıştay kararlarında, Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu kararlarında yatırım indiriminin bir istisna olduğu çeşitli vesilelerle belirtilmiştir.
Yatırım indirimi, genel kalkınma planında ve yıllık uygulama programlarında öngörülmüş bulunan sahalara özel sektör tarafından yapılacak yatırımları özendirmek ve kalkınmayı hızlandırmak amacı ile gerçekleştirilecek yatırımların belirli bir yüzdesine eşit kazancı, vergiden (Gelir ve Kurumlar vergilerinden) istisna etmek üzere düzenlenmiştir. Ve istisnadır. Adı indirim olabilir ama özü istisnadır.
Bizim vergi sistemimizde halen yer alan istisnaların belirli özellik taşıyanlarının tamamı stopaja tabidir. Stopaja tabi olmayan iştirak kazancı, emisyon primi, serbest bölgelerden elde edilen kazançlar ve risturn istisnalarının kendine özgü özel durumları vardır. İştirak kazancı özü itibariyle elde edildiği kurumda vergilendiğinden; emisyon priminin gelir niteliği tartışmalı ve ticaret mevzuatı açısından ortaklara dağıtılamadığından; risturn istisnası kooperatiflerin ortakları ile yaptıkları işlemler ve amaçları nedeniyle; serbest bölgelerde elde edilen kazançlar ise tamamen vergi dışı olmalarından dolayı stopaja tabi tutulmamakta. Diğer tüm istisnalar stopaja tabidir. Ayrıca yatırım indiriminin Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bulunmaması hiçbir şekilde stopaj yapılmaması için gerekçe olamaz.
Diğer taraftan bir istisna mükellefler arasında eşit uygulanmalıdır. Gelir Vergisi mükellefi olan ticari ve zirai kazanç sahipleri de yatırım indiriminden yararlanabilirler. Gerçek kişilerin yatırım indiriminden yararlanmaları halinde stopaj yapılmaz. Bu durumda sağlanan vergisel avantaj % 20 olur. Basit bir mantıkla Kurumlar Vergisi yükü % 33 olduğuna göre stopaj yapılmaması halinde % 33 oranında bir vergisel avantaj sağlanmış olacak. Bu durumun mükellefler arasında eşitsizliğe neden olduğu açıktır. Kurumların yatırım indiriminden yararlanmaları halinde stopaj yapılmasının bir gerekçesi de bu olsa gerek.
Diğer taraftan Antalya Vergi Mahkemesi'nin kararını olayına özgü olarak değerlendirmek gerekir. Bu kararın Danıştay aşamasındaki temyiz sonucunu görmeden emsal bir karar olarak algılamak yanıltıcı olur. Çorum Vergi Mahkemesi de, aynı konu ile ilgili olarak yatırım indiriminin stopaja tabi olduğuna karar vermiş ve son yasa hükmüne atıf yapmıştır (Çorum Vergi Mahkemesi'nin E.No.1999/100, K.No: 1999/225, Tarih 15.11.1999).
Yukarıda kısaca değindiğimiz nedenlerle ve 99/13230 sayılı kararname hükmüne göre yatırım indirimi üzerinden yüzde 16.5 stopaj yapılması zorunludur. Farklı görüşler elbette tartışılmalıdır. Ancak, uygulama yürürlükteki mevzuata göre yapılmalıdır.
|
|