|
|
Aba altından sopa Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkesinin Hazar bölgesindeki ağırlığını artırması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinden yakındı
Cenk BAŞLAMIŞ - MOSKOVA
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zengin enerji kaynaklarına sahip olan Hazar bölgesinde, Türkiye ve Batılı ülkelerin etkinliğini kırabilmek amacıyla Moskova'nın çabalarını mutlaka yoğunlaştırması gerektiğini söyledi.
Hafta başında, Sivastopol'daki Karadeniz donanmasını ziyareti sırasında, "En büyük zaferlerimizi burada kazandık" sözleriyle "karşı kıyı"ya mesaj gönderen Putin, Güvenlik Konseyi'nin dün sabahki toplantısında bu kez adını verdiği Türkiye'nin Kafkasya'daki etkinliğinden yakındı. RTR kanalının haberine göre Putin, "Türkiye, ABD ve İngiltere gibi ortaklarımızın Hazar'a ilgi göstermesinin rastlantı olmadığını çok iyi anlamalıyız" dedi ve bu ülkelerin etkinliğinin, Rusya'nın pasif tutumundan kaynaklandığını söyledi. Rusya lideri, devletle özel şirketlerin işbirliğine giderek söz konusu bölgede mutlaka daha etkin hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Putin, bölgenin doğal kaynaklarını ele geçirmeyi amaçlayan rekabette Moskova'nın da kararlı şekilde yer alması gerektiğini vurguladı. Ancak Rusya lideri, Hazar'da cepheleşmeye karşı olduklarını belirterek, "Kimseyi buradan atmaya uğraşmıyoruz. Herkesle
işbirliğine hazırız" dedi.
Hazar Komitesi
Güvenlik Konseyi toplantısında, Dışişleri Bakanlığı'na bağlı özel bir Hazar Komitesi kurulmasının yanı sıra Kremlin'in bölge temsilcisinin atanması da kararlaştırıldı. Putin bu açıklamaları, Hazar'daki petrol ve doğal gaz kaynaklarından taşıma hatlarını geçirmeye çalışan Batı ile Rusya arasındaki rekabetin şiddetlendiği bir dönemde yaptı. Türkiye adının "tabu" kabul edildiği ve yüksek sesle dile getirilmediği Moskova'da Rus liderinin bir kaç gün arayla Ankara'ya iki önemli mesaj göndermesi, Türkiye'nin Kafkasya'daki hareketliliğinin Moskova'yı rahatsız ettiği anlamına geliyor. Bu açıklamalar ayrıca, Putin'in iktidarında Kremlin'in daha hırslı ve atak bir dış politika izleyeceği görüşünü doğruluyor.
Ruslar demokrasiyi sevemedi
Rus halkının büyük bölümü, "çok laf, az iş"e dayandığı ve "düzen"in sağlanmasında yeterli olmadığı gerekçesiyle henüz demokrasiyi benimsemedi.
ROMIR adlı araştırma kuruluşu tarafından yapılan bir kamuoyu yoklamasına katılanlardan sadece yüzde dokuzu, demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğunu söyledi. Yüzde 38'lik bir kesim, demokrasiyi desteklediklerini, ancak bu sistemin bazı eksiklikleri bulunduğunu belirtti. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 24'ü ise demokrasiye tümüyle karşı çıktı.
90 kentte yapılan kamuoyu yoklaması, halkın yarısından fazlasının, demokratik sistemi "çok laf, az iş"le özdeşleştirdiğini ortaya koydu. Yine, ankete katılanların yarısından fazlası, demokrasi koşullarında Rusya'da "düzen"in sağlanamayacağı görüşünde. Vatandaşların yüzde 35'i de, kararların halka danışılmasından alınmasından rahatsızlık duymadıklarını söyledi. Bu sonuçları yorumlayan ROMIR uzmanları, Rus halkının demokrasiyi algılamasında bazı sorunlar bulunduğunu belirtti. Uzmanlara göre, halkın bir bölümü demokrasiyi "demagoji" ile eşanlamlı görüyor ve önemli eksiklikleri bulunduğunu düşünüyor.
Rus seçmenlerin büyük bölümü, geçen ay yapılan başkanlık seçimlerini kazanan Vladimir Putin'e "düzen"i sağlayacağı umuduyla oy vermişti.
Yapılan başka bir ankette ise, Sovyet diktatörü Stalin, 20. yüzyılın en önemli Rus devlet adamı seçildi. Stalin yüzde 11 oy alırken, Lenin yüzde 10'la ikinci, Putin de yüzde altı ile üçüncü oldu.
Moskova ateşkesi ciddiye almadı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çeçenistan Başkanı Aslan Mashadov'un tek yanlı ateşkes ilan etmesine tepki gösterdi.
Putin, Mashadov'u "suçlu" olarak niteledi, ancak yürürlükteki aftan yararlanabileceğini söyledi. Başsavcılık, "silahlı isyan başlatma" suçundan Çeçen lideri hakkında dava açmıştı. Putin, "Mashadov hep çok konuşuyor ama hiç söylediklerini yapmıyor. Eğer bizimle görüşme masasına oturmak istiyor ama çevresindeki haydutları teslim edemiyorsa kendisine yardım etmeye hazırız" dedi. Rusya, barış görüşmeleri için Çeçenlerin silah bırakmasını ve Şamil Basayev gibi komutanların teslim edilmesini istiyor.
Kremlin sözcüsü Sergey Yastrjembski de, Mashadov'un direnişçiler üzerindeki denetimini uzun süre önce kaybettiğini, şu anda kendisine bağlı sadece 300 - 400 kişi kaldığını bildirdi. Çeçen lideri, Kommersant gazetesine yaptığı açıklamada, tek yanlı bir kararla ateşkes ilan ettiğini, ayrıca cephe komutanlarına, ellerindeki Rus tutsakları bırakma talimatı verdiğini söyledi. Bu açıklamaya karşın, Çeçen sözcü Mevladi Udugov, Nocay - Yurt ve Vedeno bölgelerinde düzenlenen saldırılarda toplam 40 Rus askerin öldürüldüğünü bildirdi. Ancak Rus yetkililer bu haberi yalanladı.
'Gerekirse nükleer silah kullanırız'
Güvenliğini tehdit altında görmesi durumunda Rusya'ya nükleer silahlarını kullanma olanağı veren yeni askeri doktrin dün Güvenlik Konseyi tarafından onaylandı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de katıldığı konsey toplantısında, geçen yıl sonlarında hazırlanan askeri doktrin taslağında önemli değişikliklere gerek olmadığına karar verildi. Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey İvanov, doktrinin savunma amaçlı olduğunu, ancak Rusya'nın askeri alandaki çıkarlarını korumayı da hedeflediğini söyledi. Eski doktrin, nükleer bir saldırıya hedef olmadıkça, Rusya'nın bu tip silahlarını düşmana karşı kullanmamasını öngörüyordu. Yeni doktrinle Moskova, kendisini tehdit altında hissettiği anda bile silahlarını ateşleyebilecek. Doktrinde yer alan bir diğer yeni unsur, uluslararası terörizmin, Rusya'yı yönelik tehditler arasında sayılması.
|
|