29 Nisan 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
   SERBEST PİYASA
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Benetton'la Mısır'da evleneceğiz

Açık - Koyu sohbetler

Eylem TÜRK


eko04.jpg        Türkiye Benetton Genel Müdürü Aslı Karadeniz, İtalyan Benetton ile Mısır'da ortak şirket kurarak iki mağaza açacaklarını, ardından da İran'da aynı modelin deneneceğini söyledi

       Boyner Holding bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Benetton yurtdışına İtalyan Benetton'la birlikte açılıyor. Mısır'da kurulacak ilk ortak şirketi, İran izleyecek. Bu operasyonların başında ise 36 yaşında bir bayan yönetici bulunuyor.
       Bir yıldır Türkiye Benetton'ın genel müdürlüğünü yürüten Aslı Karadeniz İtalyan Benetton'ın ilk kez bir pazarda başka bir ortakla hareket edeceğine dikkat çekerek, "Şirketin merkezini Kahire'ye kuracağız. Sonra İskenderiye ve Luxor'da da mağazalar açacağız" dedi.

İtalyan Benetton Türkiye pazarını nasıl görüyor?

       Her yıl satışlarımızı yüzde 5 artırıyoruz. Dünyada 122 ülkede 7 bin mağazada 80 milyon adet Benetton ürünü satılıyor. Türkiye'de ise 17'si Türk cumhuriyetlerinde olmak üzere 179 mağazada 3 milyon adet ürün satılıyor. Bu nedenle Türkiye pazarını çok olumlu görüyorlar. Burada yarattığımız strateji ve operasyonel beceriyi başka ülkelerde de tekrarlamamızı istiyorlar. Mesela bu nedenle Mısır'da ortak bir yatırım projesine başladık.

Benetton, Boyner Grubu ile ortaklığa mı gidiyor?

       Evet. Mısır'da kuracağımız ortak bir şirketle bu pazarda faaliyete geçeceğiz.
       Ortaklık yapısı ve maliyeti konusunda çalışmalarımız devam ediyor. Oradaki şirketin yönetim kontrolünü bize verecekler. Onlar daha çok finansör ortak olmayı istiyorlar. Yani bizden Türkiye'de gösterdiğimiz faaliyetin aynısını göstermemizi istiyorlar. Tek farkı şirketin sadece lisansörü değil ortağı da olacaklar.

Şirketin yönetimi nasıl organize edilecek?

       2001 yılının yaz sezonunda hizmete sokmayı planladığımız şirketin üretim ve mağazacılık organizasyonu bizde olacak. Henüz ortaklık yapısı belli değil. Yatırım miktarı da belli değil. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Şirketin merkezini Kahire'ye kuracağız. Sonra İskenderiye ve Luxor'da da mağazalar açacağız. Benetton ürünlerini ise Mısırlı atölyelere ürettireceğiz. Mısır operasyonunu başarabilirsek, diğer ülkelerde de aynı şekilde hareket etme imkanı doğacak. Benetton yönetimi bundan sonraki adımları bizimle beraber atmak istediklerini söylüyor. Mesela İran'da da böyle bir operasyon düşünüyorlar.

Yurtiçinde nasıl bir strateji uygulayacaksınız?

       Mevcut mağazalarımızın metrekaresini büyüteceğiz. Diğeri yeni alışveriş merkezlerinde yer alacağız ve diğer şehirlere yayılacağız. Mesela Van, Erzurum, Sivas, Diyarbakır ve Sivas'ta Benetton mağazası açacağız. Bir yıl içinde 200 mağazaya çıkmayı hedefliyoruz. Ayrıca İtalyan Benetton'un kayak, paten ve tenis için spor ürünlerini "Play Life" adı altında topladığı mağazlardan biz de açacağız. Geçen yılki ciromuz 60 milyon dolar. Parekende de tekabül ettiği ciro KDV dahil 100 milyon dolar. Son dönemde Boyner Grubu'nda yeni bir organizasyona gidiyoruz. Boğaziçi ile Beymen'i "BBA" adı altında birleştirip, ihtisas konularını tek bir çatı altında kullanabiliriz diye düşünüyoruz.

Depremzede Adapazarı'nda satış mucizesi

       Depremden bayileriniz de hasar gördü. Ama kısa sürede tekrar faaliyete geçtiler. Bu motivasyon nasıl sağlandı?

       Evet depremde üç mağazamız hasar gördü. Ama bizi şaşırtan motivasyonu Adapazarı bayisi gösterdi. Oradaki bayimiz Adnan Erdoğan Adapazarı küçük bir il olmasına karşın 650 metrekarelik bir mağaza açıp, inanılmaz bir başarı elde etmişti. Aradan bir yıl geçti ve deprem yaşandı. Enkazdan dolayı mağazanın bulunduğu caddeye bile girilemedi. Mağaza küçük çaplı hasar gördü. Sahibi depremde ölen akrabalarını gömdükten sonra bize mağazayı açacağını söyledi. Biz de çok hasar görmediği için 'Açılır ama kim alışveriş yapacak?' diye sorduk. 'Adapazarı'nın buna ihtiyacı var' diyerek bizi dinlemedi. 22 Ekim'de mağaza faaliyete başladı. Ve depremden önce ne satış yapıyorsa aynısını yaptı. Depremzede müşteriler bize "kaybettiğimiz renklerimize bize verdiniz. Ürünlerinizi alsak da almasak da faaliyete geçmeniz bir şeylerin devam ettiği konusunda bize güç verdi" diye teşekkür ettiler. Bu depremde yaşadığımız oldukça enterasan bir anıydı.

Kıskanç yönetici

       Eşinin de kendisi gibi Benetton'dan giyindiğini söyleyen Aslı Karadeniz, ne yaptıklarını izlemek için rakiplerinin ürünlerini de giyiyor. Eğer rakiplerinin ürünleri daha güzelse bunu kıskandığını saklamıyor. Ayrıca, rakip ürünlerin iyi yönlerini de İtalya'daki Benetton merkezine bildiriyor.
       Yaptığı işi "hiyeraşik bir yönetim düzeninden ziyade, ilişki yönetimi olarak" tanımlayan Karadeniz, "Hedefim yönetimini üstlendiğim grupların ben olmadan işleri yapar hale gelmesi" diyor.
       Böylece bir çok iş için kendi varlığının gereksiz hale geldiğine dikkat çeken Karadeniz, bu sayede yeni sorumluluklar alma fırsatını da yakaladığını düşünüyor.

Ajanlık da yaptı

       İtalyan Benetton'ın yarattığı koleksiyonları 150 atölyede fason olarak ürettiren Türkiye Benetton hem bu atölyeleri, hem de satış yapan bayilerini ilginç bir yöntemle denetliyor.
       Resmi denetimleri yapan bir firmanın yanı sıra Türkiye Benetton yöneticileri de bayileri müşteri gibi ziyaret ediyor. Aslı Karadeniz de genel müdürlük görevine geldiğinde normal bir müşteri bayi denetlemiş hiç de iyi bir hizmetle karşılaşmamış. Yaşadığı olayı "kötü bir tecrübe" diye tanımlayan Karadeniz, "Bu durumu bayi ile paylaştım. Önemli olan o kişiyi işinden etmek değil, eğitim vermek" diyor.

Onun rengi kırmızı

       Aslı Karadeniz de Benettton'ı tüketicileri gibi "belli bir yaşam tarzının simgesi" olan, "tamamen renk üzerine konsantre olmuş" bir şirket olarak değerlendiriyor.
       Karadeniz, "Renk insan hayatında çok önemli rol oynayan bir öge. Benetton da ismini renklerden alan bir marka olduğu için hayatın bütün renkleriyle bir teması var. Hayatın çok değişik renklerine kendi renkleriyle dokunabilen bir marka" diyor.
       Türklerin de Benetton'ı renkleri sevdiği için benimsediğini belirten Karadeniz, "Mesela en çok kırmızıyı seviyoruz" tespitinde bulunuyor. Karadeniz'in de en sevdiği renk kırmızı.

© 2000 Milliyet