29 Nisan 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
   SİNEMA
   KİTAP
   MÜZİK
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
‘İnsan’ olarak Hitler

“Moloch", beyazperdede belki de ilk kez Hitler’in insanlığını ele alıyor


       Sinemada en zor kabul gören yapımlar `deneysel’ yaklaşımda bulunanlardır. Açıkçası farklı bir görsel sunumu olan her filmi `deneysel’ kategorisine sokarız. Aslında yönetmenin bir şey denediği yoktur. Sadece kendi estetik anlayışını yansıtmakta, yapıtını gerektirdiği biçimde yaratmaktadır. Konvansiyonel sinemanın dışında her film birbirinden farklı değil midir?
       Alexandre Sokurov’un “Molochöu da farklı bir sinema diline sahip olmakla birlikte deneysel değil. Sokurov, filtreden süzülmüş buğulu, puslu görüntüleri yeğliyor. Solgun, pastel tonları, loş mekanları seviyor. Aydınlatmaya uzun zaman harcadığı ama elektrikten tasarruf ettiği söylenebilir! İstediği tonları ve ince grenleri tutturmak için laboratuvarda da çok uğraştığı belli. “Ana ve Oğul" ile “Molochöu izledikten sonra senaryonun Sokurov için `elzem’ olmadığı da farkediliyor.

Gülünç bakış açısı

       “Moloch", bir kadının koridorlarında, teraslarında çıplak dolaştığı bir şatoda açılıyor. Sporu bırakınca kilo almış izlenimi veren, bebek yüzlü bu sarışın, jimnastikte yer hareketleri performansı sunar gibi... Bedenini gererek dolaşan genç kadın birilerini bekliyor. Beklenenlerin Hitler ve maiyetindekiler, kadının da Hitler’in metresi Eva Braun olduğu anlaşılıyor sonunda.
       Dağların tepesinde bir kartal yuvasını andıran şato bulutların içine gömülmüş sanki. Gri yeşil tonların içinde ışıldayan kır çiçekleri mevsimlerden bahar olduğuna işaret ediyor. Nazilerin sevgili Führer’i, Eva Braun’un “Adiösi, Propaganda Bakanı Dr. Goebbels, karısı Mayda ve diğerleri neşe içinde bir hafta sonu geçiriyorlar. Hitler, otoritesi zaaflarından kaynaklanan bir tatlı kaçık, Goebbels acınası bir sakat, Mayda tipik bir burjuva ev kadını, Eva ise hayatını bir aşk uğruna heba etmiş, mutsuz sevgili. Sokurov onları hem çok insani hem çok gülünç bir biçimde ele alıyor. Beyazperdede Hitler, belki de ilk kez bir insan olarak beliriyor. Meydanlarda nutuk verirken görmeye alıştığımız o korkunç diktatörün yerine, yaşlanmaktan ve savaşı yitireceğini kabullenmekten korkan bir adam görüyoruz.
       “Moloch" bir yandan da Nazilerin etkilendiği kimi yönleriyle Nietzsche’yi eleştirir gibi. Kuzey İtalya’da vejeteryan beslenme yoluyla sağlığına kavuşmaya çalışırken kimi hastalıklı düşünceler de üreten “Ecce Homoöyu yazan Nietzsche’ye dolaylı göndermeler var, “Molochöta. Elbette bu yorum yalnızca bu satırların yazarına ait.
       Festivalin ruhuna yakışır bir film izlemek isteyenler bugün “Molochöu tercih edebilir.



© 2000 Milliyet