30 Nisan 2000 Pazar 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Cesetleri ambalajladık

Örgütte "Batman Kasabı" olarak tanınan Hizbullahçı Mahmut Demir, öldürdükleri kişileri paketleyip, başka şehirlere taşıdıklarını anlattı

NİHAT ALTINTAŞ İstanbul


hab03.jpg        Hizbullah üyesi Mahmut Demir, yargılanması süren Başbakanlık'taki bilgisayar görevlisi Abdulsamet Yıldız'ın, örgütün İlim Kanadı üst düzey sorumlularından Hacı İnan'ın sağ kolu olduğunu belirtti. Demir, Hizbullah'ın Yıldız sayesinde Başbakanlık ve bazı kurumlara ait gizli bilgilere ulaştığını da söyledi.
       Etimesgut'ta gözaltına alınan örgütün Ankara askeri kanat sorumlusu Demir'in poliste verdiği 22 sayfalık ifadesini Milliyet ele geçirdi. "Bülent", "Metin", "Celal" kod adlı ve "Zülküf Özdemiş" sahte kimlikli Demir ifadesinde Batman Endüstri Meslek Lisesi'nde okuduğu sırada Mashar Yıldırım isimli bir öğrencinin önerisiyle örgüte girdiğini, "cami çalışmalarına katıldığını, örgüte adam kazandırdığını, Batman Aydınlıkevler Camii'nde ders verdiklerini" söyledi.

Ölüm listesi uzun

       Demir, Hizbullah'ın vatandaşların sempatisini toplamak amacıyla PKK yanlılarını hedef aldığını belirterek, Batman'daki cinayetlerini şöyle anlattı:
       "Öldürülecek kişilerle ilgili talimatları örgütün askeri kanat sorumlusu 'Gülşen' verirdi. 1993'te Mehmet Can Seçkin, Eski Tekel Caddesi üzerindeki bir büfede iki kişiyi ve Talip Topsuz'u, 1994'te Paris Pasajı'nda bir elektronik eşya satıcısını, TPAO'da işçi olarak çalışan Abdurranman Beğer'i, İbrahim Bozkurt'u, PTT önünde tabakçılık yapan bir kişiyi, Komando Caddesi üzerinde bir kişiyi, Bağlar Mahallesi'nde Hasan Akın'ı, İpragaz Mahallesi'nde yine ismini hatırlamadığım bir kişiyi ve Batman Cezaevi Müdürü'nü öldürdüm."
       Yüreğir'de inşaat taşeronluğu yapan Sefer Cerf ve Yüreğir HADEP İlçe başkanlığı yapan Rabih Çubuk'un öldürülmelerinde de rol aldığını itiraf eden Demir, Adana'da örgütle ilişkisi olan Hasan Tilki'nin evine giderek, burada da iki kişiyi öldürdüklerini söyledi.
       Demir, Batman'da iki, Adana'da bir, Konya'da iki, Ankara'da üç ve Tarsus'ta bir kişinin kaçırılma eylemlerini gerçekleştirdiğini itiraf etti.

Başbakanlık'taki casus

       Selçuk Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Zoo Tekniği Bölümü'nü kazanarak Konya'ya yerleştikten sonra iki yıl okuduğunu, 1997'de örgütsel faaliyetler nedeniyle okulu terk ettiğini söyleyen Demir, gerçekleştirdiği sorgulamalarla ilgili ifadesinde şunları anlattı:
       "Şaban Uyar ve Mücahit isimli iki kişiyi kaçırıp sorguladık. Tarsus'tan örgüt militanlarınca Ankara'ya kaçırılan Avukat Fethi Tetkik'i de sorguladık. Sadullah Arpa, Mehmet Emin Alpsoy, Abdurrahman Alpsoy, Fahrettin Yıldız ile birlikte, tanıdığı imam olan bir kişiyi kaçırarak Başbakanlık bilgisayarcısı Abdulsamet Yıldız'ın evinde sorguladık. Bu kişinin işleriyle ilgili yazdıkları raporları da alarak sorgulama talimatını veren Mustafa Hoca kod adlı Hacı İnan'a ilettik."
       Demir, Yıldız'ın örgütün ilim kanadı üst düzey sorumlularından Hacı İnan'ın sağ kolu olduğunu ve Hizbullah'ın Yıldız sayesinde Başbakanlık ve bazı kurumlara ait gizli bilgilere ulaştığını kaydetti.

Ölüler paketleniyordu

       Mersin'den gelen "paketlenmiş" cesetleri Etimesgut'taki evde gömdüklerini belirten Demir işledikleri vahşeti şöyle anlattı:
       "Mersin'den gelen kamyoneti Etimesgut'taki eve götürmemiz istendi. Mehmet Emin Alpsoy ve Şehmuz Alpsoy ile birlikte kamyoneti eve götürdük. Ev sahibi olan Hasan Alpsoy ile kamyonetteki eşyaları indirmeye başladık. Bu sırada eşyaların altında üç adet karton kutu içerisine ambalaj yapılarak sarılmış, hiç tanımadığım üç kişinin olduğunu gördüm. Bunlardan birisi yaşıyordu. 'Çetin' kod adlı ve 'İbrahim' kod adlı militanlar tarafından gönderilen kişilerin yaşaması halinde infaz etmem konusunda talimat vermişlerdi. Bu talimat üzerine sağ olan bu kişiyi Alpsoy ile birlikte öldürdük. Daha sonra diğer paketlerdeki cesetlerle birlikte açmış olduğumuz çukurlara gömdük."

© 2000 Milliyet