Milpa
30 Nisan 2000 Pazar 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
İhaleler töreye uymayınca!

Yozgat Bayındırlık İl Müdürü Fevzi Aykaç, kendisini döven MHP Yozgat milletvekili Ahmet Ersoy'u "resmi ihale için tehditte bulunmak"la suçladı

ÖNDER YILMAZ Ankara


       Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'na Meclis'te yöneltilen saldırı sırasında belindeki silahıyla dikkat çeken MHP Yozgat Milletvekili Ahmet Ersoy, yüzüne mermer kalemlik fırlattığı Yozgat Bayındırlık İl Müdürü Fevzi Aykaç tarafından "resmi ihale için tehditte bulunmak"la suçlandı.
       Milliyet, Ersoy'u dün Yozgat Cumhuriyet Savcılığı'na da şikayet eden Fevzi Aykaç'ın Bayındırlık Bakanlığı ve valiliğe gönderdiği iki dilekçeyi ele geçirdi.
       Ersoy'un fırlattığı mermer kalemlikle yaralanan Aykaç yaşadıklarını 27 Nisan 2000'de valiliğe yazdığı dilekçede şöyle anlattı:
       "Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'ne vekaleten atanmam nedeniyle zatıalinizi ziyaret etmem için misafir bekleme salonunda beklerken valilik sekreteri, Bayındırlık ve İskan Müdürü'nü, Yozgat Milletvekili Sayın Ahmet Ersoy'un aradığını söyledi ve telefonu bana verdi. Telefonda, 'Gitmiş göreve başlamışsın, ben adamı oyarım, daha sen benim kim olduğumu bilmiyorsun, biraz sonra MHP İl Başkanı yanına gelecek, onun dediklerini yapacaksın, ben bakan falan tanımam İl Başkanı'nın çizgisinden dışarı çıkmayacaksın' diye tehditlerde bulundu. Sayın valimle görüştükten sonra, Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü'ndeki odama gittiğimde MHP İl Başkanı Ahmet Güner olduğunu söyleyen yanında bir kişiyle birlikte odama geldi ve oturdular. 'Müdür bey hayırlı ve uğurlu olsun, ama zamansız geldim. Boğazlıyan'da 280 milyarlık bir okul ihalesi var, bu işi bizim istediğimiz kişiye vereceksin. Burada kendiliğinden bir şey yapamazsın, daireyle ilgili işleri bizim onayımız alındıktan sonra yapacaksın' diye söyledi. Bilgilerinize arz ederim."

Tokat, mermer, küfür

       Ersoy'un ertesi gün makamına gelerek Devlet Bakanı Şuayip Üşenmez ve Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'a ağır hakaretlerde bulunduğunu öne süren Aykaç, 28 Nisan 2000 tarihinde hem valiliğe, hem de Bayındırlık Bakanlığı'na gönderdiği ikinci dilekçede şunları kaydetti:
       "28. 4. 2000 tarihinde saat 14.00'te Ahmet Ersoy, yanında MHP ile başkanı Ahmet Güner ve Murat Baganlı odamı basarak milletvekili Ahmet Ersoy, 'Sen kimden izin aldın da buraya geldin. Senin ananı avradını sülaleni...' diye ağıza alınmayacak küfürler yaparak, 'Ulan sen il başkanı Ahmet Güner'in dediklerini yapacaksın, yapmazsan hergün buraya geleceğim, sana sopa çekeceğim' diye suratıma tokat çekerek masanın üzerindeki isimliği alıp elime vurdu, elimin sol işaret parmağıma vurulma nedeniyle kan oturdu. Ayrıca Sayın Devlet Bakanımız Şuayip Üşenmez'le Bayındırlık Bakanı Koray Aydın'a da ana avrat küfür ederek, odayı terk ederken, 'Ulan istediklerimizi ve çıkacak ihaleleri bize bir verme de bir göreyim. MHP il başkanının emrinden çıkmayacaksın. İhale, nakil bilumum işleri il başkanının emriyle yapacaksın. Emirsiz bir şey yapmayacaksın. Sen burada müdür değil de, bir kuklasın' diye sözler ifade ederek tehditlerde bulundu. Bilgilerinize arz ederim."

"Kurulu düzeni yıktım"

       "Benden önceki müdür döviz karşılığı imza atıyormuş"
       Fevzi Aykaç, dün Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek Ersoy hakkında suç duyurusunda bulundu. Aykaç, bakanlıktan izin alınmadan valilikçe yapılan bazı atamaları durdurmasıyla başlayan olayları şöyle özetledi:
       "Ancak burada kurulan bir de düzen var. Bu düzeni de ben müteahhitlerden gelen şikayet üzerine yıktığımı fark ettim. Buraya geleli birkaç saat olmuştu ki, beni ziyaret eden müteahhitler, benden önceki İl Müdür vekili Ali Ekber Işık'ın dolar ve mark karşılığı imza attığını, kendisinin de MHP İl Başkanı Ahmet Güner ile ortak çalıştığı yönünde iddiaları duydum ve kanunsuz yapılan bu atamaları da engelledim. 'Tuvalete giderken de bir parti il başkanından izin mi alacağımı' milletvekiline sordum. Sayın milletvekili buna sinirlenmişler. Mermer isimliği fırlattıktan sonra 'Burada kukla mı olacağım?' dedim. Ersoy, 'Evet sen burada kuklasın' dedi. Elimde keşke o gün teyp olsaydı. Şimdi onlar haklı çıkar, ben yalancı. Ancak ben partililerden talimat alacağıma, hiç burada oturmam, çeker giderim. Zaten bundan önce de kızağa çekildim. Bugüne kadar yüz kızartıcı hiçbir suçum yoktur. Olayla ilgili olan kişilerden tabii ki şikayetçi oluyorum."

© 2000 Milliyet