30 Nisan 2000 Pazar 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Başka Özgeler ölmesin

Deniz Özge Ünsal trafik terörüne kurban gitti. Babası Mustafa Ünsal, oluşturduğu web sitesinde trafik canavarıyla mücadele etmeye kararlı. İstediği, başkalarının aynı acıyı yaşamaması...

PERVİN METİN


yas02.jpg        Her gün onlarca insanı yaşayacakları, tanık olacakları onca şey varken trafik terörüne kurban veriyoruz. Sahneler hiç değişmiyor. Perde açılıyor, yine karşımıza sönen umutlar, yok olan hayaller ve geride kalan cılız hayatlar, acılı aileler çıkıyor.
       Deniz Özge Ünsal, henüz 18 yaşındaydı. İzmir’de yaşayan ailesiyle kısa bir süreliğine tatil için gittiği Marmaris’te, 9 Ağustos 1998’de trafik kazasında hayatını kaybetti. Sadece iki gün kalmıştı, çok istediği 9 Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nü kazandığını öğrenmeye. Oysa ki gecesini gündüzüne katarak hazırlanmıştı sınava. Hatta çok sevdiği basketbolu bile bırakmıştı bu uğurda.

Cezalar caydırıcı değil

       Kazadan sonra beş gün boyunca hayatla didişmiş, ancak narin bedeni yenik düşmüştü. Özge’nin kafatası kemiği çift taraflı kırılmıştı. Doktorlar, babası Mustafa Ünsal’a, Özge’nin kurtulabilmesinin mucize olduğunu söylediler.
       Baba Mustafa Ünsal yaşadıklarını, acılarını inatla beynine kazımış. Trafik kazalarına karşı yıllardır verdiği mücadeleden de vazgeçeceğe benzemiyor. O günleri anlatırken kimi zaman sesinin tonu yükseliyor, kimi zaman da hıçkırıklarla akan gözyaşları yanaklarından kalbine süzülüyor.
       “Deniz’den çıkmıştık. Yanağımdan makas alıp alışverişe gitmişti. Bir daha da geri dönmedi. Toprak yolda giderken, otomobil arkadan çarpmış. Sürücü sekizde sekiz hatalı bulundu. Mahkeme bir buçuk senede sonuçlandı. Üç avukat tuttum ama asıl savunucuları bizdik. Türk Ceza Kanunu’nun 455. ve 456. maddesinin tamamı uygulandı. Sürücü üç ay dört gün hapis yattı ve tahliye oldu. Mahkeme tam olarak geçtiğimiz mart ayında bitti. Üç yıl hapse mahkum oldu. Hapse girmesi için kararı Yargıtay’ın onaması gerekiyor, onu bekliyoruz. Karar ne para cezasına çevrildi, ne de ertelendi. Ancak genç bir kızın hayatına karşılık verilen bu ceza yeterli mi? Mevcut ceza yasasının hiçbir caydırıcılığı yok. Bu cezalar kızımı öldüren adamı da caydırmaz."
       Ünsal Ailesi’nin acısı ilk günkü gibi. Emekli bankacı olan Mustafa Ünsal, öğretmen eşi Berrin ve 14 yaşındaki oğulları Tunç, Özge’nin yokluğunu hala kabullenememiş. “Aile dengemiz alt üst oldu. Hayatımızı ‘Özge’den öncesi ve sonrası’ diye ayırıyoruz. Hiçbir şeyden tat alamıyoruz. Duygularımızı yok ettiler. Güldüğümüzde suçluluk duyuyoruz" diyorlar.

Kızım geri gelmeyecek

       Mustafa Ünsal, Avrupa ülkelerinde trafik kazalarında uygulanan cezaları bizimkilerle kıyaslıyor:
       “İngilizler’in trafik yasasında, kırmıza ışıkta geçenlerin ruhsal yapılarının bozuk olduğu belirtiliyor. ABD’de trafik suçluları idam bile edilirken, bizim cezalarımız niye bu kadar hafif? Trafik cezalarını düzenleyen yasanın bir an önce değişmesi gerek. Bunların sorumluları parlamentodakilerdir. Sürücü kursları denetlenemiyorsa kapatılsın. Kızım artık geri gelmeyecek. Ben diğer Özgeler’i düşünüyorum. Oğlumla birlikte oluşturduğum Internet’teki Web sitesinde mevcut yasaların değişmesi için imza kampanyası başlatım."
       Bununla da yetinmeyen Mustafa Ünsal, Yakınlarını Trafik Kazasında Kaybedenler Vakfı kuracağını söylüyor. Şimdilik yanında beş ailenin ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün desteği var. Vakıf aracılığıyla parası olmayan aileler adına dava açılıp, avukat tutulacak. Kendisi dava aşamasında 3.5 milyar lira harcamış. Haklı olarak soruyor. “Bu parayı bir memur nasıl karşılasın?"

Maçlara giderdik

       Mezarının başında Nazım Hikmet’in bir şiiri, ayak ucunda da kendisine ait “Gülümse, çünkü bugün geri kalan hayatın ilk günü" cümlesi var. Aşkları ve özlemleriyle öylece duruyor. Mustafa Ünsal, gözyaşlarıyla kızını anlatıyor: “Bizim arkadaşımız gibiydi. Sporu çok severdi. Hatta İzmir Spor A Genç Besketbol takımındaydı. Birlikte maçlara giderdik, yüzerdik. 16 metreye kadar tüpsüz dalardı. Koyu bir Galatasaraylı idi. Galatarasaray’ın son dönemdeki başarılarını görünce gözyaşlarımıza hakim olamadık. Kendini öğrenmeye adamıştı. Nerede sergi, panel ya da yazarların imza günü varsa Özge orada olurdu. Haftada iki kitap bitirirdi. Okuduğu son kitap ise, Ayşe Kulin’in Adı Aylin kitabıydı. Neyi yapıp yapamayacağını biliyordu. Her şeye direnmesini bildi ama o kazada direnemedi. Hiçkimse onu unutmadı."

Mesajlar öfke ve isyan yüklü

       Mustafa Ünsal, www.trafik-teror.8m.com web adresinde kendi deyimiyle “trafik teröristlerine" karşı açık bir savaş yürütüyor. Altı aydır açık olan siteyi bugüne kadar 5 bin231 kişi ziyaret etmiş.
       Acılı baba, Türk Ceza Yasası’nın hiçbir caydırıcılığı olmayan 455 ve 456. maddelerinin değiştirilmesini istiyor. Bununla da yetinmiyor, trafik canavarları için bulunmaz olanaklar yaratan yürürlükteki trafik yasasının da bir an önce değiştirilmesi için çalışıyor.
       Ezgi Bütünbıçaksız/Kuzeni
       “Sevgili kuzenim, sen bizlere, biz de sana doyamadık. Seni hala seviyor ve özlüyorum. Bu sabah yine her sabahki gibi sıkıldım İzmir’den. Hele bir de sen yoksun ya... Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşmak dileğiyle hoşçakal!"
       Pınar Akyar/Arkadaşı
       “Kaybettiğim arkadaşım ve onunla birlikte giden anılarımın acısını unutmadım. Hayatımın en zor günleriydi. Bu durumun düzeltilmesi için elimden gelen her şeyi yaparım. Kimse geride kalan küçük kız çocuklarının masum gülüşlerini ellerinden alma hakkına sahip olamaz. Özge’yi gittiğinden beri hiç unutmadım."
       Nilgün Ekinci/Arkadaşı
       “Seni çok özledim. Gülümse, çünkü bugün geri kalan hayatının ilk günüdür. Seninle bu felsefeyle yaşarken şimdi sensiz, zor ve bıktırıcı geçiyor hayat. Ortaokuldan bu zamana kadar o kadar şey paylaştık ki seninle... Senin gibi arkadaşa, dosta ve kardeşe bir daha sahip olamam. Yerinin her zaman farklı olduğunu biliyorsun."
       Burcu Canyoldaş/Arkadaşı
       “Her şeyi o kadar ani ve acımasızca yaşadık ki hala inanamıyorum ve eminim ki hiç kimse inanamıyor. İnşallah gerekli yasalar çıkar da başka anneler ve babalar bu tür acı olayları yaşamaz. İnsanın başına gelmeden işin ciddiyeti anlaşılmıyor. Özge seni seviyorum."
       Dilek Ediş/Arkadaşı
       “Bedenen gittin belki ama hep yanımdasın. Seni çok seviyorum. Elbet kavuşacağız."
       Sinan Yenipazar/Bursa
       “Bursa’da demiryolu olmadığını biliyor musunuz? Size ne söyliyeyim, ne yazayım?.. Mücadeleniz tüm ülkenin ihtiyacı olan kararlardır. Umarım artık birileri duyar. Trafik terörüne karşı caydırıcı cezalar ve ağır hapis verilmeli."
       Kadir Koçkan/Japonya
       “Başınız sağolsun. Devlet büyüklerimiz önce her adama ehliyet vermesin. Sürücüler daha dikkatli olsunlar."
       Rıza Ötenbülbül/Baba
       “Bir baba olarak aynı duyguları taşıyorum. Devletten bu konuda bir şey beklemeyelim. Sivil toplum ve örgütleri ancak soruna sahip çıkarsa çözüm üretmek mümkün olur."
       Gülşah
       “Birilerinin artık bu vahşete ‘dur’ demesi gerekir."
       Sema Çelik
       “Artık yeter denmeyecek mi? Kırmızı koltuklara harcadıkları paralarla yurtdışında olduğu gibi radar sistemleri kurup trafik teröristlerini yakalayamazlar mı?"
       Zeynep Nihan Aydın
       “Bu vahşet bizim en yakınlarımızı, canımızdan çok sevdiklerimizi bizden koparıp alıyor. Bunun böylece sürüp gitmesine izin veremeyiz."
       Özdemir Saylan
       “Koca otobüsü kullanan ehliyetsiz köfteci tutuksuz yargılanarak para cezasına çarptırıldı. Babam ise büyük kazadan izler taşıyarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Acınızı yürekten paylaşıyor ve sabır diliyorum. Babam ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldığı andan itibaren ülkemizde insan hayatının bir hiç olduğunu anladım."
       Arzu Kaplan
       “15 yıllık şoförüm hala profesyonel olmadım. Trafikte ‘ben oldum’ dediğiniz anda terörist olursunuz."
       Gökçe Kızılay
       “Sarhoş şoförleri trafikte istemiyoruz. “

455 ayağa kalk!

       Deniz Özge Ünsal’ın trafik kazası sonucu ölümüne yol açan şoförün üç yıl gibi komik bir cezaya çarptırılmasına neden olan 455. maddeyi, Milliyet 2000 daha önce de gündeme getirmişti. 1889 tarihli İtalyan Ceza Yasası’ndan alınan Türk Ceza Kanunu’nun 455’inci maddesi, taksirli suçlara ilişkin düzenlemeyi kapsıyor. Daha önce de yanlış iğne yüzünden kolu kesilen küçük Ayşen’in davasında gündeme gelen ve söz konusu maddelere dayanılarak sanığa verilen 185 bin liralık komik ceza, Ayşen’in ailesinin yanı sıra, küçük Ayşen’in avukatı Cengiz Hortoğlu’nun ve İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman’ın da tepkisine neden olmuştu. İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, küçük Ayşen’in davasında verilen komik cezayı Türk Yargı Sistemi’nin çöküşü olarak yorumlamıştı. Sayman, “Bu çöküş durdurulmadan, sistem yenilenmeden, yargı sürecinden sağlıklı sonuçların doğması mümkün gözükmüyor" diyerek tepkisini dile getirmişti.
       TCK Madde 455:
       Tedbirsizlik veya dikkatsizlik veya meslek ve sanatta acemilik veya nizamat(*), ve evamir(*) ve talimata riayetsizlik ile bir kimsenin ölümüne sebebiyet veren şahıs, iki seneden beş seneye kadar hapse ve onbeş (yirmi) bin liradan 150 bin liraya kadar ağır para cezasına mahkum olur.
       Eğer fiil birkaç kişinin ölümünü mucip olmuş(*) veya bir kişinin ölümü ile beraber bir veya birkaç kişinin de mecruhiyetine(*) sebebiyet vermiş ve bu yaralanma 456’ıncı maddenin 2’inci fıkrasında beyan olunan derecede bulunmuş ise dört seneden on seneye kadar hapis ve altmış bin liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası ile mahkum olur. Yukarıdaki fıkralarda beyan olunan cezalar, kusurun derecesine göre sekizde birine kadar indirilebilir.
       (*) Nizamat: Düzenler, kurallar.
       (*) Evamir: Emirler, buyruklar.
       (*) Mucip olmak: Sebep olmak.
       (*) Mecruhiyet: Yaralı,yaralanmış.


© 2000 Milliyet