|
|
“Zekat" vergisi Kül-Tür / TALAT HALMAN
25 milyon çocuk var Türkiye’de. Bunların üç milyonu perişan. Yoksulluk, okulsuzluk, hastalık, kötü beslenme ve konut... Bakılmaları ve kurtarılmaları için devletin gücü yetmiyor, gönlü gani değil.
21 Nisan’dan 23 Nisan geceyarısına kadar NTV, “Çocuklara armağan" başlıklı 55 saatlik bir “yardım teletonu" sundu. Çocuklar için çalışan en saygın ve en etkin 10 gönüllü kuruluşa izleyicilerden bağış sağlamak uğrunda çırpındı NTV... Devletin yapamadığını vatandaşların elbirliğiyle yapması, demokrasinin de, hayırseverliğin de bir zaferi olurdu. Niyeti ve hizmeti için NTV’yi alkışlarız.
Gel gör ki - böyle uzun ve yaygın bir kampanyadan, muhtaç çocuklarımıza bireylerin, şirketlerin, vakıfların nice trilyonlar vermesi beklenirken ve gerekirken - toplam bağışlar, NTV’nin çok mütevazı hedefi olan 900 milyar liraya bile ulaşamadı, 570 milyar lirada kaldı. O yüzden, NTV “Çocuklara armağan" kampanyasını 28 Nisan’a kadar uzattı. Değil pek çok trilyonlar, bir trilyon bile sağlanamaması, toplumumuz için üzücüdür. Ben, daha duygulu, daha çocuksever, daha cömert olduğumuzu sanıyordum.
İki yıl önce dört zenginimiz, İngiltere’deki bir açık artırmadan satın aldıkları dört yat için 200 milyon sterlin harcamışlardı. Bunun Türk Lirası karşılığı neredeyse 200.000.000.000.000... O zenginler, bağış kampanyasına 2 milyar lira verdiler mi acaba?
Çocuklarımız için bir önerim var. “Zekat vergisi"... Gelir Vergisi’nin yanı sıra, belirli bir gelir düzeyinin üstündeki her bireyden ve şirketten her yıl yüzde 5 ölçüsünde vergi alınması ve sağlanan miktarın tümünün çocuklar için kullanılması. Böyle bir düzenleme yapılmazsa, birkaç milyon çocuğumuz yoksul, hastalıklı, eğitimsiz, işsiz, umutsuz büyüyecek. Çocuklara yardım için “zekat vergisi" tek çıkar yol gibi görünüyor bana.
Ataöv’e alkış
Sosyal bilimlerde yurt dışında iz bırakan, yayın yapan, varlık gösteren bilginimiz azdır. Bunların en dinamik olanlarından biri, Prof. Dr. Türkkaya Ataöv’dür. Yedi iklim dört bucak dolaşır, konferanslar verir, seminerlere katılır. Uzun yıllar, Birleşmiş Milletler’in ırk ayrımıyla mücadele çabalarına önemli katkılarda bulunmuştur. Siyasal bilgiler, uluslararası ilişkiler, Türk şiir ve resim sanatı konusunda nice değerli eserler yayımladı. Şimdi yeni önemli bir kitabı çıktı: “Discrimination and Conflict" (Ayrımcılık ve İhtilaf). Kısa adı EAFORD olan “Her Türlü Irk Ayrımına Son Verilmesi İçin Uluslararası Kuruluş" tarafından yayımlandı. Kuruluşun merkezi Cenevre’de. Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi ile bağlantılı, bir yandan da UNESCO ile. Eserin yayımlanmasına ilişkin öneri UNESCO’dan gelmiş.
“Discrimination and Conflict", hayran olunacak bir yetkinlik ve vizyonla, her yerde sürüp giden ayrımcılığı ve yol açtığı çatışmaları inceliyor, önyargı ve adaletsizliklerin nasıl giderileceğine yönelik bilimsel ışıklar tutuyor. Enfes bir eser. Herkes okusun. İngilizce bilmeyenler için, dilerim, yakında Türkçesi de çıkar.
Bir uluslararası örgütün yayını olarak Hollanda’da basılan bu kapsamlı inceleme, ayrımcılığı Türkiye ve KKTC yönünden de ele alarak durumu ele güne karşı mükemmel özetliyor. BM bağlantılı bir örgüte bu değerlendirmeleri mal edebilmek, ancak Ataöv gibi prestijli bir bilgin tarafından yapılabilirdi. TC’den başka hiçbir devlet ve hiçbir uluslararası kuruluş, KKTC’yi tanımıyor, bir bağımsız cumhuriyet olarak adını anmıyor. Ama, Ataöv’ün bu uluslararası yayınında Kuzey Kıbrıs’ın bir egemen devlet olarak varlığı belirlenmiştir. Ne mutlu Türkiye ve KKTC için, Türkkaya Ataöv gibi bir bilginimiz var.
|
|