|
|
Mavi yasağı!
Türkiye'de 12 Eylül askeri yönetimi renklerden 'mavi'yi de yasaklamıştı. Anayasa referandumunda hayır oyunun rengi maviydi. Evren Paşa meydanlarda beyaz evet oyunu savunurken, bize mavi demek bile yasaklanmıştı. Ayrıntısı iç sayfada...
Mavi rengi nasıl yasaklatmıştı Evren Paşa?..
Evren Paşa'yla geçen gün çok uzun yıllar sonra yine karşılaştık. Televizyon ekranlarında. O Marmaris'teydi, ben İstanbul'da NTV stüdyolarında...
Konu, cumhurbaşkanı seçimiydi.
Hiç hesapta yokken, sorulu cevaplı bir söyleşi yaptık. Laf döndü dolaştı, hem Evren Paşa'nın cumhurbaşkanı seçildiği, hem de 12 Eylül Anayasası'nın kabul edildiği halkoylamasına geldi.
Ekim 1982'deki o oylamada hayır oylarının rengi mavi idi. Evren Paşa, askeri yönetimin lideri olarak meydan meydan dolaşıp beyaz evet oyunun propagandasını yaparken, mavi renk bile yasaklanmıştı. Bunu sordum Evren Paşa'ya. Bunca yıl sonra böyle bir yasağı hala içine sindirip sindirmediğini öğrenmek istedim. Nedense böyle bir yasağın varlığını kabullenmek istemedi. Pek inandırıcı olmayan açıklamalar yaptı.
Mavi renk nasıl yasaklandı? Merak edenlere özetliyorum.
* * *
İki sevgili, bir divanda el ele, diz dize oturuyorlar.
Erkek:
"Sevgilim, gözlerin ne kadar şey... Yani şey..."
Kız, kocaman gözlerini dikmiş mutlu bir bekleyiş içinde. Ama şey nedir, erkeğin ağzından bir türlü çıkmıyor.
Erkek huzursuz. Çevresini süzüyor. Ayak parmaklarının ucuna basa basa sessizce kapıya gidiyor. Açıp dışarıya bakınıyor. Pencereden dürbünle sağı solu kolaçan ediyor. Halının, divanın altına bakıyor tedirginlik içinde.
Kız şaşkınlıkla izliyor.
Erkek nihayet sevgilisinin yanına oturuyor, ellerini ellerinin içine alıyor ve ağzındaki baklayı çıkarıyor:
"MAVİ!"
Behiç Ak, Cumhuriyet, 6 Ekim 1982 tarihli karikatür. Behiç'in aynı günlerdeki bir başka bantından:
Deniz kıyısında bir kadınla bir erkek.
"Denize bak! Bugün rengi her zamankinden..."
"Evet, her zamankinden daha ma.. Yani ŞEY..."
"Gökyüzünün rengi de ŞEY..."
"Evet evet ŞEPŞEY..."
1982 sonbaharında Behiç Ak'la İsmail Gülgeç'in Cumhuriyet'teki karikatürleri bu minval üzere devam edip gidiyordu. Bir gün Başyazarım Nadir Nadi çağırıp sordu:
"Hasan Cemal, bizimkiler bugünlerde neden maviye taktılar böyle?.."
Ben de bilmiyordum.
Haber toplantısında sorunca, bütün bakışlar bir anda bana döndü, ciddi miyim diye... Sonra alaylı kahkahalar patladı. Benimle kafa buldular.
Dikkatimden kaçmış. Halkoylamasında kabul oyları beyaz, ret oyları mavi olarak saptanmış.
Ama bu arada ret ya da hayır propagandası yasaklanmıştı askeri yönetim tarafından. Mavi renge ise henüz bir yasak konmuş değildi. Fakat 'hayır'ın 'telkin'i bile askeri yönetimin 'suç'ları arasında ilan edilmişti.
Bundan böyle 'mavi' konusu benim ve Yazı İşleri Müdürü Okay Gönensin'in sıkı takibine alındı. Cumhuriyet zaten Evren Paşa tarafından tam üç kez kapatılmış, dördüncüye ise mali tahammülü kalmamıştı.
Ama Yalçın Pekşen birkaç gün sonra bizi atlattı. Köşesinde "Mavi Gözlü Suçlu Hanım" başlıklı bir yazısı çıktı.
Enfes bir kara mizahtı.
Ama mavi propagandası yapıyordu.
Kanbir de yazının içine bir desen oturtmuştu. Bir erkek ilanı aşk ederken, "Sevgilim, gözlerin gökyüzü gibi mas..." diyor ama sözünün sonunu getiremiyordu.
Okuyunca hem çok güldüm.
Hem mide ağrılarım tuttu.
Beklediğim telefon fazla gecikmedi:
"Hasan Bey, sıkıyönetim arıyor."
Selimiye Santralı:
"Komutanımı irtibatlıyorum."
Birinci Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Ekrem Dinç. Boğuk ses tonu ve benden yavaş konuşma tarzıyla:
"Cemal Bey, özellikle sizin gazeteyi uzun zamandır izliyoruz. Anayasa referandumu konusunda en ufak bir ima, telkin, telmih yoluyla dahi olsa, en ufak bir şey istemiyoruz. Yoksa derhal kapacağız gazeteyi."
Bir an durdu, devam etti:
"Bir de mavi konusu var. Sizde kimdi o? Gülgeç mi ne biri var. Hep mavi mavi diye çiziyor. Bundan sonra mavi de olmayacak, anlaşıldı mı?"(*)
Tarih, 21 Ekim 1982 idi.
Günlerden de perşembe.
İyi pazarlar, Evren Paşa.
------------------
(*)Bu yasağın daha ayrıntılı ve eğlenceli hikayesi, Demokrasi Korkusu isimli kitabımın girişinde yer alır.
Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr
|
|