3 Mayıs 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Herkese rahat bir nefes

İstatistiklere göre, Türkiye’deki astımlı sayısı 5.8 milyon. Hastaların 1.5 milyonu ise 14 yaşın altındaki çocuklar

DİDEM ÜNSAL


sag01.jpg        Tıptaki gelişmelere rağmen astım, insanları pençesinde kıvrandırmaya devam ediyor. Bundan nasibini alan Türkiye için en büyük sorun ise çocuklarda çok sık rastlanan bronşial astım. Türkiye genelinde astım görülme sıklığı yüzde beş-dokuz arasında seyrederken, bu oran 0-14 yaş arasındaki çocuklarda yüzde 7.2’ye çıkıyor.
       Bir nefesin bir insana eşit olduğu bu hastalık, “Dünya Astım Günüönde yeniden gündeme geldi. Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji (Bağışıklık) Derneği tarafından Türkiye genelinde düzenlenen astım bilgilendirme toplantıları, büyük ilgi topladı. Merck Sharp&Dohme İlaç Şirketi’nin katkısıyla düzenlenen toplantılardan birisi de Trabzon’da Zorlu Oteli’nde 300 hasta ve yakınının katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, hastalığın Türkiye’nin sahil kesiminde daha sık görüldüğüne dikkat çekilerek, astıma en çok rastlanan iller; Adana, İzmir, Samsun ve Trabzon olarak sıralandı.

İlk adım alerjik tespit

       Astım, kendini solunum yollarının ataklar halinde gelen tıkanmalarıyla gösteriyor. Solunum yollarının şişmesi ve tıkaçların oluşması sonucu havanın akciğerlere girip çıkması engellendiği için, hastalar astım atağı sırasında öksürük, göğüste sıkışma hissi, solunumda hızlanma, hırıltı ve nefes darlığı çekiyor. Çocukluk çağı astımlarının bir grubu, ergenlik döneminde etkisini kaybedebiliyor. Yakınmalar azalabiliyor.
       Astım tedavisinde ilk adım, alerjiye yol açan etkeni bilmek. Tedavide ise koruyucu ve rahatlatıcı kullanılıyor. Başarı, hasta ile hekim arasındaki iyi diyalogtan geçiyor.

Eğitim seferberliği başlamalı

       Astıma Bakış Projesi adı altında yapılan çalışma, Türkiye’nin bu konuda hangi noktada olduğunu ortaya çıkardı.
       Bu proje, ülkemizin iki büyük astım organizasyonu olan Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği ile Toraks Derneği tarafından gerçekleştirildi. Projeye finansman desteğini Merck Sharp&Dohme ilaç şirketi verdi.
       Araştırma, farklı bölgelerden seçilen 11 ilde, çocuk ve ergen hastalar ile erişkin hastalara uygulanan anketler yardımıyla yapıldı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de sadece 80 alerjist bulunuyor. Birçok hekim de astım hastalığı hakkında yeterli bilgiye sahip değil. Bu ise hiç vakit kaybetmeden bir eğitim seferbirliğinin başlatılmasının zorunlu olduğunu gösterdi.

Miniklerin sorunlarını anneleri anlattı

       Trabzon’daki toplantıda, salondaki annelerden biri de Kadriye Eyüboğlu idi. 14 yaşındaki oğlu Mustafa, yedi yıllık astım hastası. Çocuğunun altı yıldan beri İstanbul’da muayenehane hekimine tedavi olduğunu, ilk başlarda görülen iyilik halinin son dönemde bozulduğunu söyleyen Eyüboğlu, “Çocuğum sokağı, sokakta oynamayı hiç bilmez. Onun için televizyonkolik oldu. Devamlı hasta olduğu için okuldaki başarısı da düştü. Okula bir hafta gitse, 15 gün gidemiyor" diyor. İki çocuk annesi Beyhan Karadeniz’in ise hem sekiz yaşındaki oğlu, hem de eşi astım hastası. Eşi fırın işçisi ve astımlı olmasına rağmen başka iş bulamadığı için hastalığını artıran fırında çalışmak zorunda. Karadeniz, eşinin ve oğlunun tıkandığı anları “bir kabus" olarak nitelendiriyor. Tülay Bayrak’ın oğlu üç buçuk yaşındaki Sefa ise iki yıldan beri astım tedavisi görüyor. Ev tozlarına, polene ve sigara dumanına alerjisi var. Oğlunun her ay hastalandığını ve çok kötü günler geçirdiklerini söyleyen Bayrak, “Bu hastalık eşimin babasında da vardı. Benim bünyem alerjik, annem de öyle. Çok zor bir durum" diyor.

Bunlara dikkat!

       Çocukluk çağında astım oluşmasında en önemli risk faktörü soydan aktarılan alerjik yapı. Yani astım, kalıtımsal bir hastalık. Alerjik yapı, alerjen dediğimiz maddelere karşı vücudun verdiği anormal cevap. Bu alerjenler; ev tozu akarları, evcil hayvanlar, hamam böcekleri, polenler, bazı besin ve küf mantarları, parfüm, deodorantlar, böcek ilaçları, bazen inek sütü ve yumurta. Alerjik kişi bu allerjenlerle karşılaştığında öksürük, hapşırma, burun akıntısı gibi belirtiler gösteriyor. Ama astıma yakalanmak için alerjik bünye tek başına yeterli değil. Astımda çevresel faktörler de rol oynuyor. Alerjik nezle, süt egzaması, alerjik egzama olan çocuklar için koruyucu tedavi uygulanmazsa astım riski artıyor. Annesi babası astım olan ya da sigara içen çocuklar için de astım, pusuda bekleyen bir tehlike.

Tedavi edilebilir

       Trabzon’’da astım bilgilendirme toplantısını düzenleyen Hacettepe Üniversitesi Pediatrik Alerji ve Astım Ünitesi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yıldız Saraçlar, aynı zamanda Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği’nin de başkanı. Saraçlar, toplantıda yaptığı konuşmada, “Astımlıların büyük bölümü iyi korunma ve uygun tedaviyle normal veya normale yakın bir yaşam sürdürebilir. Astım tedavi edilebilir bir hastalıktır" dedi. Yine aynı üniversiteden ve aynı kürsüden olan Doç. Dr. Bülent Şekerel de şu noktalara değindi: “Hasta, ilacını önerilen dozda ve önerilen sürede kullanırsa, fayda görüyor. Astım atağında antibiyotiklerin, alerji şurupları, öksürük şurupları ve su buharının tedavi edici etkisi yok. İlaçların ise sanıldığı gibi yan etkileri bulunmuyor. Hastalar tedavi olmaktan korkmasınlar."

© 2000 Milliyet