Milpa
3 Mayıs 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Somuncuoğlu bıraksın

MHP liderinden üç önemli mesaj: 1 - Hükümet istifasına gerek yok 2 - Yılmaz'ın kabineye girmesinden gurur duyarız 3 - Somuncuoğlu istifa etsin


siy02.jpg        MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet partileri, parti içi mahalifler ve Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun adaylığı sırasında yaşanan olaylara tepki gösterdi.
       Meclis'teki basın toplantısında, "beşli uzlaşma"yla ilgili eleştirilerin haksız olduğunu ifade eden Bahçeli, "Bu karar, her partinin kendi temayülleri ve yapıları çerçevesinde, değişik istişareler sonucunda şekillenmiş, demokrasinin ruhuna da uygun bir karardır" dedi.

Test ciddiyetsizlik

       MHP'nin Sezer'e kerhen destek verdiği, partide Sezer'in söylemlerinden rahatsızlık bulunduğuna ilişkin iddialar konusunda, "Öyle bir kanaate sahip değilim" diyen Bahçeli, Sezer'in istifasına yönelik tartışmalar üzerine de, "Her konuyu tartışma zeminine çekmek, kötü bir alışkanlık haline dönüşmüştür. Bunları yapmamak lazımdır" diye konuştu.
       İmzaların arkasında durmak gerektiğini kaydeden Bahçeli, bunun "etik bir tavır" olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
       "Bir siyasi partinin bir başka partiyi test etme iddiasını, samimiyetsizliğin ve ciddiyetsizliğin bir ifadesi olarak ele almak lazımdır. Her partinin öncelikle, atılan imzanın, alınan kararın gereğini yapmak gibi bir yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak bundan sonra, başkalarını test etme hakkından söz edilebilir. Hiç kimsenin ve partinin, bu konuyu basit siyasi hesapların ve çıkarların bir aracı olarak görmeye hakkı yoktur. Özellikle de imzalarını, yine kendi davranış ve açıklamalarıyla inkar edenlerin, başkalarını eleştirmeye teşebbüs etmeleri, demokratik ve etik açıdan çok üzücü ve düşündürücü olmuştur."

Yılmaz'dan gurur duyarız

       Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tamamlanmasının ardından hükümetin istifasına gerek olmadığını belirten Bahçeli, ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'ın, kabineye girmesi konusundaki düşüncesinin sorulması üzerine, "Sayın Yılmaz'ın tercihidir. Kabine'ye girmesinden gurur duyarız" dedi.

Somuncuoğlu olayı

       Somuncuoğlu'nun adaylığıyla ilgili olayları, "tatsız hadise, üzücü" diye değerlendiren Bahçeli, partinin yetkili organlarının gereğini yapacağını bildirdi.
       Bahçeli, yönlendirmenin Genel Merkez'den yapıldığı iddialarını anımsatan bir gazeteciye de, "Sahip olduğunuz bilgiler varsa, savcılığa başvurun" karşılığını verdi.
       Konuşmasında Somuncuoğlu'nun istifa etmesi gerektiğini ima eden Bahçeli, "Her MHP mensubunun, parti kimliğini koruyup geliştirmek gibi temel görevi vardır. Bu çerçevede zaaf içinde olanların, partimizin söylem ve politikalarını benimsemekte zorluk çekenlerin kendi konumlarını gözden geçirme sorumluluğu da vardır" dedi.
       Somuncuoğlu'nun adaylık başvurusunda yaşanan olaylarla ilgili "derin soruşturma" devam ediyor. Merkez Disiplin Kurulu'nun, olay sırasında çekilen görüntüleri, başta Meclis TV olmak üzere tüm televizyon kuruluşlarından talep ettiği ve bu görüntüleri izledikten sonra olayda sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü kişileri dinleyeceği öğrenildi.
       Somuncuoğlu'nun da halen bakanlık görevinden ve MHP'den istifa etmeyeceği, partinin incelemesini yakından izleyeceği belirtildi.

'Ülkücü hareket darbe aldı'

       Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu'nun adaylık başvurusunda yaşanan olaylar, MHP'yi sarstı. MHP'li Meclis İdare Amiri Ahmet Çakar, söz konusu sarsıntıyı, "Devlet Bey'imizin kalemiyle yeniden çizilen ülkücünün fotoğrafı, o gece yırtıldı, parçaları yerlere saçıldı. Ülkücülerin yürekleri yandı ve kavruldu. Toprakta şehit kemikleri sızladı, belki de gözyaşı döktü" diyerek dile getirdi.
       Çakar, sahibi olduğu Orta Doğu Gazetesi'nde yayımlanan köşe yazısında, Somuncuoğlu olayının, "toprakta yatanıyla, üstünde gezeniyle çileli ülkücüleri kahrettiğini" belirterek, "İşte o gece, üzerimize uğursuzluğun çöktüğü o gece de öyle oldu" dedi. "Bir yanda bireysel hak ve özgürlük adına davranış sergileyen yılların tecrübeli Ağabey'i, diğer yanda ömrünü davasına adamış, ülkücü hareketin yetiştirdiği güzide devlet adamları" diyen Çakar yazısında şu görüşlere yer verdi:
       "Fakat birden uğursuz ve amansız bir fırtınaya kapılmışız. Ne yaptığımızı biliyor gibiyiz, ama zuhurat başka. Kaş düzeltelim derken, göz çıkartıyoruz. Gözümüz çıkmadı ama, gözümüz şiddetli bir darbe aldı ve gözümüz morardı. Bu morartının geçmesi zaman alır. Gözümüze iyi bakmalıyız. Gözden maksat ülkücü harekettir. Hareket darbe almıştır. Hem de hiç hak etmediği bir darbe almıştır."
       Olayın içinde yer alan herkesin ülkücü harekete mensup insanlar olduğunu ve olayın nedenleri ve sonuçlarıyla tüm ülkücü hareketi ilgilendirdiğini anlatan Çakar, "O halde başımızı bağlamak elbette bize düşer. Başka çaresi yoktur" dedi.

© 2000 Milliyet