|
|
Çankaya ve hukuk
ANAYASA Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in adaylığına karşı Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın "kulis" yaptığını dün arkadaşımız Derya Sazak yazdı. Savaş telefon açarak "kulis yapmadım" demiş...
İşin aslını ben bilmiyorum. Bu olaydan bağımsız olarak, Ahmet Necdet Sezer'le Vural Savaş'ın iki farklı hukukçu tipi olduğu muhakkaktır...
Biri çok konuşur ve ideolojik konuşur, öfkelidir.
Öteki az konuşur ve sadece hukuk diliyle konuşur, ağırbaşlıdır...
"Biri" dediğim hangisi?
"Öteki" dediğim hangisi?
Kamuoyu hangisini nasıl algılıyorsa öyle...
Üstad Hakkı Devrim de birkaç defa "iki farklı hukukçu tipi"ni yazdı...
Yine de Savaş'ın Derya Sazak'a telefon açıp "kulis yapmadım" diye açıklamada bulunması sevindirici...
Belli ki Sezer, öyle pek aleyhinde konuşulabilecek biri değil...
* * *
SEZER, cuma günü, Parlamento tarafından epey yüksek bir oyla, belki Özal ve Demirel'den daha yüksek oranlardaki bir oyla Cumhurbaşkanı seçilecek...
Bu seçim, Sezer'in temsil ettiği demokrasi çizgisinden rahatsız olanlara "milli irade"nin güzel bir cevabı olacaktır.
Psikolojik ve ideolojik önyargılardan arınarak asıl düşünmemiz gereken, Sezer'in adaylığının toplumsal anlamıdır:
Neden ideolojik militanlık yapan herhangi bir hukukçu üzerinde değil de, Sezer gibi bir hukukçu üzerinde milli bir uzlaşma sağlanmıştır?
Bütün büyükçe akımların Sezer'in üzerinde birleşmesi, Türkiye'de toplumsal uzlaşmanın ve milli bütünlüğün nasıl sağlanacağının bir göstergesidir.
Savaşçı fikirler, militan tavırlar, keskin ideolojik tutumlar toplumları birleştirmez, kutuplaştırır. Hele hukuk bir adalet yolu ve tarafsız hakem olarak değil de, "savaş yolu" olarak görülürse, toplumsal bütünleşme dinamitlenmiş olur.
* * *
BATI toplumları bizim gelişme yollarımızdan daha önce geçmiştir. Onların tecrübeleri gösteriyor ki, toplumları bütünleştiren faktör ideolojik homojenlik ve otoriter devlet değil, karşılıklı hoşgörü ve demokratik devlettir.
Bunun Türkiye'deki kanıtı, Vural Savaş gibi hukukçuların toplumu kutuplaştırması, Ahmet Necdet Sezer gibi hukukçuların ise toplumu barıştırıp uzlaştırmasıdır.
Sezer saygın ve vakur bir hukukçu olduğu gibi, demokrat kişiliğiyle her görüşten vatandaşların güvenine sahip olarak Çankaya'ya çıkacaktır. Çünkü Sezer, vatandaşların bir bölümünü "kanı bozuklar sütü bozuklar, vampirler, habis urlar" olarak görmez; onun gözlüğü hukuktur, ideoloji değil.
Sezer'in Çankaya'da Türkiye'ye en büyük hizmeti, demokrasiyi geliştirerek, her düşünceden vatandaşların hak ve onur eşitliğini savunarak toplumsal uzlaşmayı, milli bütünlüğü güçlendirmek olacaktır.
NOT: DYP lideri Tansu Çiller, telefon açarak, dünkü yazıma cevaben "Cumhurbaşkanlığı seçiminden DYP'nin hiçbir partiyi yıpratma hesabı gütmediğini, ANAP'ın içini karıştırma gibi bir hesaplarının olmadığını, bu Makyavelci politikalara itibar etmediklerini, 2000'lere baktıklarını" söyledi.
Yazara E-Posta: t.akyol@milliyet.com.tr
|
|