|
|
Ahiret oyları
Fazilet Partisi'nde "yenilikçiler"in lider adayı Abdullah Gül'ün önünü kesmek için "dünya nimetleri"ni yetersiz gören "gelenekçiler", tabandaki delegeyi "ahiret oyları"yla etkilemeye çalışıyor.
Çankaya turlarının gölgesinde kalmasa, Konya'daki söylemin yankıları FP sınırlarını aşar, Türkiye'nin gündemine otururdu.
Kongre takvimi olarak, demokrasiyi sembolize eden 14 Mayıs'ı seçen Fazilet Partisi'nde çoğulculuğun ne anlam taşıdığını görmek için Oğuzhan Asiltürk'ün sözlerini iyi okumak gerekiyor.
Asiltürk, Konya'da il başkanlarıyla konuşurken, FP'nin bir "inanç partisi" olduğundan hareketle, Hoca'ya rağmen Gül'ü destekleyenlerin başına gelecekleri şöyle açıklıyor:
"Ahiretiniz yanar!"
Fazilet'in töresi de bu işte. Hoca'dan fetva alamayan adaya oy vermenin siyasal günahı, "inançların sakatlanması" şeklinde sunuluyor ve bu davranışın hesabının "öteki dünya"da sorulacağı öne sürülüyor.
Partinin Balgat'ın yörüngesinde devamından yana olanların "değişim" yanlısı gençleri "bir bölen" diye niteleyip, yarıştan çekilmelerini istemelerine karşın Abdullah Gül, "kongrenin bu dünyada kazanılacağı" gerçeğinden hareketle Anadolu turunu sürdürüyor.
Kayseri, Konya, Antalya ve Diyarbakır'dan sonra Gül, dün de Batman'daydı. Mardin'e giderken yolda yakaladık.
Parti içi polemiğe girmekten özenle kaçınarak, Recai Kutan'la yarıştığı kongre mücadelesinde şu ana kadar kendisini rahatsız eden bir durumla karşılaşmadığını söyledi ve "14 Mayıs'ta kim genel başkan seçilirse seçilsin, Fazilet Partisi'nin kazanacağına" olan inancını yineledi.
Öyle ki; Gül, başkanlık yarışı partiyi bölmesin diye yönetime aday isimlerin "çarşaf listeyle" belirlenmesini istiyor.
Böylece, partinin kongreden çok daha güçlenerek çıkacağını düşünüyor.
Fazilet'in genç başkan adayının Güneydoğu'da verdiği demokratikleşme mesajları da çarpıcıydı.
Abdullah Gül, "İster Kürt meselesi, ister Güneydoğu maselesi deyin ama AB adayı Türkiye'nin önünde çözmesi gereken bir demokratikleşme konusu vardır. Başımızı kuma gömemeyiz. İnsanların etnik kökenlerini, dillerini, dinlerini tanımayarak, inkar ederek hiçbir yere varamayız. Bu meseleler, demokrasiyle, özgürlüklerle aşılır" derken hayli iddialıydı.
Bakalım, Gül'ün maratonu kongre zaferiyle sonuçlanacak mı?
14 Mayıs'ı bekleyelim.
SAVAŞ'IN SÖZLERİ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş arayarak, Ahmet Necdet Sezer'le ilgili milletvekilleri düzeyinde cumhurbaşkanlığı seçimini etkileyecek teması olmadığını bildirdi. Savaş, "Hukukçu olarak bazen farklı şeyleri savunsak da, laiklik konusunda sayın Sezer'le ters düşmemiz söz konusu değil" dedi. Türban yasağı ve Refah'ın kapatılması davalarını anımsatan Vural Savaş, Anayasa Mahkemesi Başkanı'nın iki kararda da imzası bulunduğunu söyledi, "Sadece Hadep'e tedbir konulması ve seçimlere girmesinin önlenmesi konusunda benim isteğim reddedildi o kadar, Sezer'in Cumhuriyet'in temel nitelikleri ve Atatürkçülük konusunda hassas davranmadığı sözleri bana ait değildir, bu konuda hiçbir DSP milletvekiliyle görüşmedim" dedi.
Başsavcı'nın sözlerini, kendisiyle temas eden sayın üyelere iletiriz!
Yazara E-Posta: d.sazak@milliyet.com.tr
|
|