6 Mayıs 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Müşteri kapma yarışı başlıyor

Meliha OKUR

       Piyasa keyifsiz...
       Endeks bir türlü çıkış trendini yakalamıyor. Sürekli hesap kitap yapılıyor.
       Ama borsacıların ofislerinde telefonlar durmuyor.
       Çünkü Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Muhsin Mengütürk ısrar ediyor;
       "Aracı kurumların müşterilerinden aldığı binde iki ile binde 10 arasındaki komisyon üç ay içinde serbest olacak."
       Aracı kurumlar ve banka menkul kıymet şirketlerinin yöneticileri durumu değerlendiriyorlar. Diyorlar ki;
       "Vakti zamanında asgari komisyon uygulaması fiyat rekabeti nedeniyle konulmuştu. Amaç, mali yapısı zayıf kurumlar ile mevcut çalışan kurumlar arasındaki dengeyi sağlamaktı."
       Yani zayıf olanlar ayıklanır, varolan kurumlar ise kendi yapılarını güçlendirir. Nitekim, bu uygulama sektöre düzen getirdi. Aracı kurumlar araştırma geliştirmeye önem verdiler. Yatırımcıya hizmet konusunda altyapılarını geliştirdiler. Müşteri kapma yarışını bırakıp kurumsallaşma yolunda ciddi adımlar attılar. Ancak ekim ayında görev süresi bitecek olan SPK Başkanı Muhsin Mengütürk, "serbest piyasa ekonomisi" diye sıfır komisyonda diretiyor. Komisyonlar sıfırlanırsa ne olur?

Herkes oyuncu mu olmalı?

       Söyleyelim; Aracı kurumlar arasında çok ciddi bir müşteri kapma yarışı başlar. Fiyat rekabeti alır başını gider. Doğal olarak mali yapısı güçlü olmayan aracı kurumlar piyasadan pay alabilmek için (T+2 riskini bir yana bırakalım) elinden geleni yapar. Ve oyuncu değil yatırımcı istiyorum diyen kurumlar küçük yatırımcıyı da küçük oyuncu yapmış olurlar...
       Başlangıçta komisyonların sıfırlanması hiç bir aracı kurumu etkilememiş gibi bir görüntü yaratır. Ancak çok değil 6 ay içinde sorunlar dağ gibi büyür.
       Doğru, tam rekabet koşullarında komisyonları kaldırmak önemli. Ama tam rekabet koşulları var mı? Piyasanın 20 kişiye mahkum olduğu konuşuluyor. Kurumsal yatırımcı bekleniyor. Üstelik kurumsal yatırımcının olmadığı, şirketlerin yüzde 15'den daha fazla hissesini halka arz etmediği piyasada asıl büyük oyuncuların kimler olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Ve her defasında sistemi adam etmek adına aracı kurumlara fatura ödetiliyor. Şunu belirtelim; sistemi bozan her kurum kesinkes cezasız kalmamalı.
       Kimse kulağını tıkayarak iş yapamaz. Aracı kurumların sözcülüğünü de yapmıyoruz ama diyoruz ki "Niçin kademeli bir uygulama sistemine geçmiyorsunuz?"
      

Günün yorumu

       Parasız günler
       Paranın olmadığı yerde hareketin olmayacağını sürekli söylüyoruz. Gerçekten de piyasada para sıkıntısı yaşanıyor. Görünen o ki iMKB 100 Endeksi bir süre 17.500 ile 18.800 arasında hareket edecek. Yani yatay ve dalgalı pisaya görmeye hazırlıklı olun.
       Biz, piyasanın sıkışmasındaki en önemli nedenin peşpeşe yapılan halka arzlar olduğunu belirtelim. Arz ve talep dengesi sağlanmadan yapılan her arz, piyasanın dengesini bozuyor. Dolayısıyla kontrollü bir halka arz stratejisinin izlenmesi gerekiyor.
       Haftaya bakarsak; 16 Mayıs'ta ABD Merkez Bankası FED'in faiz artırımı ile ilgili kararının ne olacağını göreceğiz. Dolayısıyla ABD'den gelecek her haber dalgalanmaya yol açacaktır.
       Özellikle iMKB 30 hisselerinde satışlar gelebilir. Piyasa Turkcell'in halka arzına odaklanmış durumda. Özelleştirme kapsamındaki şirket hisselerinde gelecek haberlere göre "al-sat" hareketi olabilir.
      
© 2000 Milliyet