|
|
GSM'de dil sürçmesi!
2 GSM ihalesini de televizyondan ilgiyle izledim. Demirbank - Telenor - Atlas Finansal Kiralama - Genpa - Atlas Yapı konsorsiyumunun sözcüsü Genpa'nın sahibi Zeynel Abidin Erdem son ana kadar ısrarla 2,5 milyar doları verip GSM'i alacakları havasını yarattı. Sonra da "dilim sürçtü" deyip işin içinden çıkıverdi.
Bu kadar önemli bir olayda, tüm televizyonların önünde Erdem'in dilinin sürçmesinin altında hangi nedenler yatıyor olabilir dersiniz?
Buyurun sizlere, çocuklarını ortaokul ve üniversite sınavlarına hazırlamış ana - babaların yakından tanıdıkları türden 5 şıklı bir test:
a) Erdem'in sözcülüğünü yaptığı konsorsiyumun arkasında Turkcell'in olduğu iddialarının ayyuka çıkması.
b) Yabancı ortak Norveçli Telenor, bir yıl sonra ortaklıktan çekilme kaydıyla evet dediği (konsorsiyumun kendi içindeki muvazaalı) bir alışverişten son dakikada vazgeçti.
c) Diğer 3 gruptan biri ya da tümü ihaleye katılmaya kalkarsa, onların önünü kesme stratejisi.
d) Erdem'in sözcüsü bulunduğu konsorsiyumda yer alan kuruluşlardan borsaya tek kote olan Demirbank'ın hisseleri 2 hafta içinde hızla değer kazansın ve bu arada gücü yetenler voliyi vurabilsin diye.
e) Tümü.
D şıkkıyla ilgili ipucu: Gazeteler de yazdı. İlk ihalenin yapıldığı 17 Nisan öncesinde 4400 lira olan Demirbank hisse senedi, 2 hafta içinde yüzde 50'den fazla değer kazanarak 6800 liraya kadar fırladı. Hatta Erdem'in dilinin sürçtüğü! 2 Mayıs salı günü bir ara hisse başına 7200 liradan bile işlem yapıldı. Dahası şirketin aracı kurumu bir anda 460 bin lotluk satış yazarak hisseyi kilitledi. Bu durumda satış yapamayan diğerlerinin hisseleri elinde kaldı. Zaten ertesi sabahtan itibaren Demirbank hisseleri tepetaklak giderek 5 Mayıs cuma borsa kapanışında 4900 liraya kadar geriledi.
Testimizle ilgili olarak benim yanıtımı istiyorsanız e şıkkını işaretlerdim.
Bayar'ın kayınvalidesi özelleştirme avukatı mı?
Özelleştirme İdaresi'nin dinamik başkanı Uğur Bayar, yarın avukat Selin Kibar'la evleniyor. Mutluluklar dileriz.
Haberin gazetelere yansıması üzerine bazı ilginç bağlantılar kuranlar, bizleri de uyarma gereğini duymuşlar. Uyarıların odağında şu temel soru yatıyor:
"Selin Kibar - Uğur Bayar arkadaşlığının başlamasının ardından Selin'in annesi Şefika Pekin'in özelleştirme ihalelerinde şansının açılmış olması acaba tesadüf mü?"
Gelin Selin Kibar, asfalt Osman lakaplı İzmir eski Belediye Başkanlarından Osman Kibar'ın torunu. Besteci Melih Kibar'ın kızı. Annesi Şefika Pekin ise ağabeyi Ahmet Pekin gibi avukat. Ancak ağabeyi ile yolları ayrı, büroları ayrı. Dendiğine göre geçmişteki özelleştirme çalışmalarından pay almakta ağabeyi Ahmet Pekin'in aksine o pek başarılı olamamış. Taa ki Selin - Uğur ahbaplığına kadar...
Kayıtlar, geçen yıl halka arz edilmesi planlanan Türk Hava Yolları THY'de danışman firma Credit Swiss First Boston'un yurtiçi hukukçu danışmanlarının Şefika Pekin ve Selin Kibar olduğunu gösteriyor. THY'nin halka arzı daha sonra askıya alındı. Bu yıl yeniden gündeme geldiğinde bakalım ekip aynı mı kalacak, yoksa değiştirilme gereği duyulacak mı?
Aslında yurtiçi hukukçuyu doğrudan Özelleştirme İdaresi seçmiyor. Ama işin verildiği yabancı danışmanlık firmasına telkinlerin söz konusu olduğunu da kimse gözardı etmiyor.
Petkim'in geçen yılki özelleştirme çalışmaları sırasında da davet giden 2 - 3 firmadan birinin Şefika Pekin'in avukatlık bürosu olduğu, ancak daha sonra ihalenin durdurulduğu belirtiliyor. Hatta geçen ay hisseleri halka arz edilen Anadolu Sigorta'nın hukukçu danışmanlığını Şefika Pekin'in yapmasını bile "Şefika Pekin'in yükselen yıldızı" ile açıklamak isteyenler var.
Anadolu Sigorta, bir İş Bankası iştiraki. Halka arzı gerçekleştiren kuruluş İş Yatırım. Özelleştirme İdaresi ile ne alakası var diyecek olsanız bile, İş Bankası'nın özelleştirmelerden arslan payını kapması hatırlatılarak belki de öküz altında buzağı aranıyor.
İyi ki trafik kazası bol!
Şu ölümlü trafik kazaları da olmasa ne yapardık bilmem!
Beyaz BMW, Ankara Gölbaşı'nda kaza yapmasaydı, yeni atanan İstanbul DGM Başsavcısı Oktar Çakır'ın kazada ölen ve "et mafyası'nın başı" olarak nitelenen Melik Giray'la içli ve işli - dışlı olduğunu, İstanbul'daki işbirliklerini yurt çapında tüm cezaevlerine genişletebilmek üzere Ankara'nın yolunu tuttuklarını öğrenebilecek miydik?
Bilen mutlaka biliyordu ama... (Baksanıza İçişleri Bakanı Sadettin Tantan da Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk de, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu (HSYK) Çakır'ın atanmaması konusunda uyarmışlar, ama dinleyen olmamış. Hatta HSYK Başkanvekili Engin Doğu seçilmesinde aktif rol oynamış.) Kamuoyu öğrenemeyecekti!
Tıpkı siyah Mercedes'in Susurluk'ta kamyona bindirmesi gibi...
Kim bilir kaza yapmadan önümüzden süzülüp geçen otomobillerin içinde nice sırlar gizli?
İyi ki ülkemizde meydana gelen ölümlü trafik kazaları, medeni ülkelerinkinin kat kat üzerinde!
İyi ki trafik canavarımız var!
Canavar da olmasa, demek ki bu çetelerden kurtulma umudumuz hiç olmayacak.
Meğer ben, 2 yıl boyunca trafik kampanyası sürdürmekle neredeyse vatan hainliği yapıyormuşum da haberim yokmuş. Kampanyaya hemen şu anda nokta koyduğumu tüm kamuoyuna duyururum!
Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr
|
|