10 Mayıs 2000 Çarşamba 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTEREKRAN
   RATİNG CANAVARI
   GÜNÜN FİLMLERİ
   TV'DE BUGÜN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
ekran1.jpg Dedikoducu milletiz

Reytingler gösteriyor ki, "Televole" tarzı programlar, neredeyse eleştirildikleri oranda izleniyorlar. Doktor Haydar Dümen bu ilgiyi, toplumdaki dedikodu sevgisiyle açıklıyor


Önceleri "spor magazin" programı olarak ekrana gelen "Televole" tarzı programlar, bugün genişleyen içerikleri ve artan sayılarıyla hâlâ izleyiciden ilgi görüyor. Spor magazin programı olmaktan çıkarak; gösteri dünyasındaki polemiklere, gündemdeki isimlerin kaçamaklarına ve tabii cinsellik yüklü görüntülere ağırlık veren "Televole" formatındaki programlar, çeşitli adlarla birçok kanalda boy gösteriyor. Programlara gösterilen ilginin, eleştirilerle doğru orantılı olması da dikkati çekiyor.


Magazin merakı
Nöro Psikiyatri Uzmanı Doktor Haydar Dümen, bu programların tutmasında salt cinsellik yüklü görüntülerin değil, "özel yaşamlara karşı duyulan merakın" da etken olduğunu söylüyor. Dümen, "İnsanlar birbirlerinin, özellikle cinsel yaşamına ilgi duyuyor. Kiminle piknik yaptığını değil; kiminle ‘yakalandığını’ merak ediyor." derken, insanın içindeki dedikodu sevgisinin "doğal" olduğunu söylüyor. Dümen, genelde dedikodusu yapılan kişiyi, özelde ünlüleri "zayıf" halleriyle gördüğümüzde kişisel bir tatmin duyduğumuzu belirtiyor.
Show TV Genel Müdürü Murat Saygı ise "Televole"lerin herkese hitap ettiğini ve Türk halkının magazini sevdiği için bu programlara ilgi gösterdiğini vurguluyor. Gazetelerin pazar magazin eklerinin de eleştirildiğini; buna karşın çok okunduğunu belirten Saygı, "TV’nin amacı halkı eğitmek değil, eğlendirmektir" diyor.



ekran2.jpg Duymanın sınırı yok...
Onun için şöyle bir yorum yapılıyor; "Pop caz tarzını seven bir piyanist - şarkıcı. Yorumunda güçlü, parçaların çalınışı doğru. Ama törelere fazla bağlı olduğunu adeta imzasını atıyor"... Doğum öncesi olan bir hatanın sonucu dünyaya özürlü olarak gelen Schuur sesi ve piyanosu ile beğenilirken tutucu olmakla eleştirilen bir sanatçı. Örneğin "Music In Life" albümü ile ilgili yapılan eleştiride; "Çok iyi seçilmiş parçalardan oluşmuş bir albüm" deniliyor. Hep bir garantiye alma kaygısı taşıyor. Bir yerde işini bilen bir isim. Onun için bazıları "Ella Fitzgerald’ın ganimetine kondu" da diyor... Eleştirilen, ama belli bir standardı yakalamış bir isim. Cazseverler, onunla güzel bir gece geçirecek...
KANAL E / 23.30



ekran3.jpg Polonya’daki Kudüs
DünyanIn tüm renklerini ekrana taşıyan "Haberci", bu hafta Polonya’da. Coşkun Aral ve ekibi, programda ilk olarak, Kudüs’ün iki bin yıl önceki hali gibi inşaa edilen Polonya kasabasına uzanıyor. Kasabadaki Paskalya törenlerini izleyen "Haberci"nin bir diğer haberinde Krakow’daki bir saat kulesi ve bir tuz madeni tanıtılıyor. Yapımın son durağı Auschwitz ve Birkenau toplama kampları... Nazi döneminde yaşanan vahşetin izlerini süren "Haberci" ekibine o günlerin tanığı olan yaşlı bir Polonyalı da rehberlik ediyor.
ATV / 23.50



ekran4.jpg Dünya tehdit altında
Derin Darbe, Dünya’ya çarpacak bir kuyruklu yıldız ve onu önleme çabalarını anlatıyor


Bir kuyruklu yıldız, hızla Dünya’ya yaklaşmaktadır. Bazı bilginlere göre, yıldız büyük bir hızla Dünya’ya çarpacaktır. Bunun üzerine uluslararası bir konferans toplanır ve çare bulunur. Messiah adlı uzay gemisi yola çıkacak, kuyruklu yıldızın yüzeyine inecek ve bir bomba yerleştirip orayı terkedecektir. Böylece kuyruklu yıldız parçalanacak, Dünya büyük bir tehlikeden kurtulacaktır.


Modern Nuh’un Gemisi
"Derin Darbe", sadece bunu anlatmıyor. Bunun yanı sıra, bu çare olmazsa diye düşünülür ve sığınaklar yapılır. Ancak bunlar, az sayıda insan alacaktır. Bu arada hayvanlar da (nesillerinin tükenmemesi için) buraya konacaktır ve sığınaklar Nuh’un Gemisi’ne dönecektir. Film, ilginç öyküsü kadar, başka özellikleriyle de dikkati çekiyor. Bir kaynağa göre, bu filmde 1015 figüran kullanılmış. Senaryo gereği sığınağa girmesi gereken hayvanlar için 43 türden ikişer - üçer adet kullanılmış. Günün en ilgi çekici filmlerinden biri...





© 2000 Milliyet