|
|
Her cevap bir sorudur!
İnanmak istediğimiz şekilde, diyelim ki, şimdi yakalanan zanlılar, "onlar".
Ve bu iz üstünden gidilecek, sonuç kesinleşecek.
"Katilleri bulmak" kadar önemli bir başka mesele yine ortada kalacak.
Bu yedi yıl boyunca, kimler neleri yapmadı ya da engelledi?
...
TBMM Araştırma Komisyonu, dinlediği onca tanık ve incelediği yığınla belgenin ardından, Mumcu soruşturmasındaki bir çok başka eksik ve yanlışın yanısıra şu iki noktaya da dikkat çekmişti:
Biri, İstanbul'da yakalanan "İslami Hareket" üyeleriyle ilgili tutanaklarda yapılan tarih tahrifatı.
Bildiğim kadarıyla, bu "tahrifat" yapıldığıyla ve Meclis'te tespit edilip dikkat çekildiğiyle kaldı.
Yapılan tahrifat "herhangi bir yanlış" değildi. Yakalamanın Mumcu suikastinin öncesinde ya da sonrasında gerçekleşmiş olması gibi önemli bir fark içeriyordu.
...
İkincisini Komisyon Raporu'ndan aynen aktarmakta yarar var:
"DGM Savcısı Ülkü Coşkun hakkında, Uğur Mumcu soruşturmasında genelde inisiyatifi Emniyet'e bırakması, gerekli hassasiyeti göstermemiş olması ve 'bu işi devlet yapmıştır, siyasi iktidar isterse çözer' sözleri nedeniyle; Adalet Bakanlığı müfettişlerinin yaptığı araştırmalar sonunda disiplin cezası istenmesine rağmen, dosya Milli Savunma Bakanlığınca işlemden kaldırılmıştır.
Bütün demokratik ülkelerde böyle bir cinayet davasının hemen arkasından, hele hele faili faili bulunmamış ise derhal bazı görevliler hakkında soruşturma açılır... Hiç bir görevli hakkında en azından bir idari soruşturma bile başlatılmamıştır. Aksine bu olayla görevi nedeniyle ilgisi olanların büyük bölümü terfi etmiştir."
...
Eğer yakalananlar "onlar" ise...
"Yedi yıl sonra nihayet ele geçmeleri" kadar...
"Yedi yıl boyunca ele geçmemeleri" de aydınlatılası bir "sır" olmalı.
|
|