|
|
Bakandan sabit ücretin iadesi için çalışma
Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ün pazar günü televizyonlarda yer alan sözleri 8 milyon cep telefonu abonesini sevindirecek nitelikte.
Sakarya'nın Akyazı ilçesinde konuşan Öksüz, "Cep telefonu abonelerinden bugüne kadar sabit ücret adı altında alınan paraların, faiziyle birlikte geri ödenmesi için Bakanlık olarak çalışmalara başladık" dedi.
Sanayi Bakanlığı Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü ile bu konuda ortak çalışma yürüttüklerini dile getiren Öksüz, tüketicinin yüzünü güldürecek bu çalışmayı neden başlattıklarını ise şöyle açıkladı:
"Mahkeme kararlarıyla ihtiyari duruma getirilen sabit ücretin haksız yere alındığına ilişkin tutanaklar elimizde. Bu haksızlıkları, mahkemelerde açılan davaların sonuçlarından belirledik."
Sanayi Bakanlığı yetkilileri ise Ankara'daki 30. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin sabit ücret konusunda Turkcell aleyhine verdiği kararın yurt çapında açılan diğer davalara emsal teşkil edeceğine dikkat çekiyorlar. Ancak bazı yerel mahkemeler, Yargıtay'ın kararını bekleyebilirmiş.
Bu arada özellikle küçük yerlerde Tüketici Mahkemeleri'nin davayı hızlı bir şekilde tüketici lehine sonuçlandırması da mümkün. Bu durumda önümüzdeki günlerde Turkcell ve Telsim aleyhine mahkemelerden çok sayıda karar çıkması söz konusu. Ankara'dan sonra Bursa'daki Tüketici Mahkemesi'nin de karar aşamasında olduğu gelen bilgiler arasında.
Turkcell ve Telsim aleyhine Türkiye genelinde tüketici hakem heyetlerine başvuran abonelerin sayısı geçtiğimiz hafta 63 bine ulaşmıştı.
Piriştina'dan görüntü kirliliğine savaş
İzmir Büyükşehir Belediyesi, görüntü kirliliğine karşı hızlı bir atağa kalktı. İlk aşamada SİT alanlarına fütursuzca yerleştirilen 450'ye yakın reklam panosu kaldırıldı. Ayrıca kentin caddelerine gelişigüzel bez pankartlar asılması yasaklandı. 15 günden beri de firmalar, uygun olmayan yerlerdeki reklam panolarını kaldırmaları için ciddi biçimde uyarılıyor.
Eski köye bu yeni adet de nereden çıktı diyebilirsiniz?
Belediye önce, İzmir'deki sivil toplum kuruluşlarının da katkısıyla İzmir İlan ve Reklam Yönetmeliği'ni hazırladı. Sokaktaki reklamların ne şekilde yapılması gerektiği belli standartlara bağlandı.
Yeni yönetmelik, çatıya konulan devasa panolardan işyeri levhalarına, yön gösteren levhalardan duvar ilanlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Standarda uymayanlar tespit edilip uyarılıyor. Uyarıyı dikkate almayanları ise önce 4 milyarlık para cezası, işin uzaması halinde ise işyerinin kapatılması gibi çok ağır bir ceza bekliyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina, yönetmeliğin uygulanması konusunda kararlı: "Uygulamayla cadde, bulvar ve meydan gibi halka açık alanlara soluk aldırmayı, düzensiz ilan ve reklamların yol açtığı güvenlik sorunlarını ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Yönetmeliğin tümüyle hayata geçmesiyle birlikte trafik görüş mesafesini engelleyecek ilan ve reklam da kalmayacaktır" diyor.
Buna karşılık kültürel, sosyal ve politik ilanların rahatça verilebilmesi için kentin belli noktalarına, görüntüyü bozmayacak şekilde estetik ilan panoları konulacak.
Darısı İstanbul'un başına diyelim...
Petrol ve doğalgaza özerklik
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Telekomünikasyon Kurulu'nun ardından bir başka sektörde daha düzenleyici üst kurul kuruluyor. Petrol Piyasası Düzenleme Kurulu PPDK, devreye girmek için yeni petrol yasasının çıkmasını bekliyor. Aslında Türkiye'deki petrolün sahibi durumundaki Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne (PİGM) bu yolla idari ve mali özerklik kazandırılıyor da diyebiliriz.
PPDK'nin kurulması, TÜPRAŞ gibi kuruluşların özelleştirilmesi, BOTAŞ'ın tekel yetkisinin kaldırılması gibi konuların gündeme gelmesiyle paralel bir gelişme. Zaten Telekomünikasyon Kurulu da Türk Telekom'un özelleştirilmesi vesilesiyle kurulmuştu.
Önceki haftasonu 4. Petrol Fuarı Petroleum 2000'de düzenlenen toplantılara katılan PİGM'ciler, PPDK'ye dönüşmeyi dört gözle bekler bir haldeydiler. Petrolde siyasilerin etki alanından uzak, bağımsız bir kurulun gündeme gelmesinin özellikle yabancı yatırımcı açısından önem taşıdığı vurgulandı. PİGM Genel Müdür Yardımcısı Ülker Turuğ'a göre "yabancı yatırımcı, elinde kazma bu yasanın çıkmasını bekliyor." Bu arada önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye'nin rafineri ihtiyacının kritik boyutlara geleceği de vurgulanıyor.
Tabii enerji ile siyaseti birbirinden ayırmanın ne derece mümkün olduğu tartışılabilir, ancak yeni kurulla birlikte hiç değilse her işi olanın Bakan beyin kapısını çalamayacağı görüşü hakim.
Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr
|
|