|
|
Demokrasiyi tanıyacaklar İlginç bir tarihte Demokrat Parti'nin iktidar geldiği 14 Mayıs'ta yapılacak kongrede, 30 yıllık Erbakan otoritesi ilk kez sorgulanacak
Ruşen ÇAKIR
Demokrat Parti 14 Mayıs 1950'de iktidara gelmişti. Bu nedenle 14 Mayıs bugüne kadar Türkiye'de demokrasiye geçişin miladı olarak kabul ediliyordu. FP yönetimi de "DP'nin devamcısı" olduklarını ileri sürerek partinin 1. Olağan Kongresi'ni özellikle bu tarihe almıştı.
14 Mayıs 2000 ise, daha günler öncesinden, bir başka dönüşümün miladı oldu: Otuz yılı aşkın bir süredir tek bir otorite (Necmettin Erbakan) ve onun bir avuç kurmayı (Şevket Kazan, Oğuzhan Asiltürk, Recai Kutan, Fehim Adak, Süleyman Arif Emre...) tarafından yönetilen Milli Görüş hareketi de bu tarihte, yani yarın demokrasiyle tanışacak.
Ancak bu hareket bugünlere kolay gelmedi; hareketin son partisi FP'nin demokratikleşmesi epey sancılı oldu ve bu sorunlar kongre günü de bitmeyecek; hatta daha da artacağa benziyor.
Kutan geride, Asiltürk önde
Başlarda FP'yi denetiminde tutan Erbakan ve gelenekçi kanat yenilikçilerin Recai Kutan'ın karşısına aday çıkaracağına ihtimal vermediler. Abdullah Gül'ün adaylığını da başta önemsemediler. Ancak Gül'ün tek başına değil, çoğunluğu milletvekili olan geniş bir grupla, önceden hazırlanmış olduğu belli olan bir stratejiyle etkili bir kampanya yürütmesi gelenekçileri telaşlandırdı.
RP'nin kapatılma davasından itibaren "insan hakları, sivil toplum, demokrasi ve hukuk devleti" gibi kavramları öne çıkartmış olan Milli Görüşçüler, bu kampanyayı engellemeye yönelik anti - demokratik girişimlerden başlangıçta uzak durdular. Fakat iknayla yenilikçileri devre dışı bırakamayacaklarını anlayınca ellerindeki iktidarı kullanmaya yöneldiler.
Bu noktada ortaya hep GİK üyesi Oğuzhan Asiltürk çıktı. Kutan, Genel Başkan olmasına rağmen yenilikçilere yönelik engellemelerden ya haberdar olmadı ya da bunları açıkça sahiplenmedi. Gelenekçilerin bu taktiğinin Gül ve arkadaşlarını epey zor durumda bıraktıkları söylenebilir. Çünkü karşılarına hep Asiltürk çıkıyordu, ama rakipleri tüm ülke kamuoyunun "ılımlı ve uzlaşmacı" kimliğiyle tanıdığı Kutan'dı.
Tayyip faktörü
Gelenekçiler, işin ciddiye bindiğini hissettikleri andan itibaren birkaç yönden "kara propaganda"ya giriştiler. Buna göre:
1) Yenilikçilerin ardında Recep Tayyip Erdoğan vardı;
2) Erdoğan'ın esas hesabı FP'den kopup, bir grup sağcıyla birlikte, TÜSİAD ve ABD'nin de desteğini alarak "yeni bir oluşum" kurmaktı.
3) Gül'ün adaylığına baştan beri karşı çıkan Erbakan, onu çok seviyor ve Tayyip'ten kurtarmaya çalışıyordu;
4) Gül de gerçekleri görüp kongre günü adaylıktan çekilecekti.
Erdoğan'la ilişkilerini hiçbir zaman reddetmeyen, hatta onun karizmasından geniş bir şekilde istifade etmeye niyetli olan yenilikçiler bu tür propagandalar yüzünden zor durumda kaldılar. Erdoğan'ın bu tür dedikoduları alenen yalanlamaya yönelik ciddi bir girişiminin de olmaması işleri iyice karıştırdı.
Kampanya stratejilerini tüm teşkilatları dolaşıp yüzyüze görüşmeler yapma temeline oturtan yenilikçiler bu tür dedikoduları yalanlamaktan fırsat buldukça nasıl bir parti istediklerini anlatabildiler.
Herhalde bunda belli bir ölçüde başarılı oldular ki Erbakan olaya bizzat el koyma gereği duydu. Yenilikçilere oy vermesinden şüphelenilen bazı delegeleri Balgat'taki konutunda kabul etti. Ve bu harekette kendisine rağmen, hele kendisine karşı bir adıma izin vermeyeceğini bir kez daha ilan etti.
Kongreden ne sonuç çıkarsa çıksın FP'nin, dolayısıyla Milli Görüş hareketinin içine girdiği demokratikleşme sürecini Erbakan bile durdurabileceğe benzemiyor.
Erbakan'a hutbe morali
Necmettin Erbakan dün cuma namazından çıkışta kongre şovu yaptı. Kapatılan RP'nin Genel Merkezi'nin yanındaki Hamidiye Camii'nde namaz kılan Erbakan, imamın okuduğu hutbeyle moral buldu. Namazda okunan hutbede "Başta anne ve babanız olmak üzere büyüklerinize saygılı olunuz. Anne babanıza yüz çevirmeyin" sözleri dikkati çekti.
Erbakan namaz çıkış FP'lilere el öptürdü. Konya ve Bingöl delegelerinin katıldığı namazda Konya'dan gelen bir grup Erbakan'a "Hocam nerede biz oradayız", "Sevdamız bu vatan, liderimiz Erbakan", "Mücahit Erbakan" sloganları attı. Konya Milletvekili Lütfü Yalman'ın organize ettiği gövde gösterisinde Erbakan alkışlar arasında Balgat'a gitti. Namazda, siyasi yasaklılar Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Hasan Hüseyin Ceylan dışında, milletvekilleri Oğuzhan Asiltürk, Yasin Hatipoğlu, Rıza Ulucak, Fethullah Erbaş, Lütfü Yalman yer alırken, yenilikçi gruptan kimse katılmadı.
Yenilikçiler tüzük iptalini tartıştı
Oğuzhan Asiltürk'ün yaptırdığı tüzük değişikliğine tepki gösteren yenilikçiler, bunun iptali için YSK'ya dilekçe verip vermemeyi tartıştı.
Hukukçu milletvekili Mehmet Ali Şahin'in önderliğindeki yenilikçiler, tüzük değişikliğinin Anayasa'nın 10. maddesi ve Siyasi Partiler Yasası'nın 21. maddesine aykırı olduğu üzerinde durdu.
Dilekçenin işe yarayıp yaramayacağını değerlendiren yenilikçiler, kısa vadede bir sonuç alınmasının imkansız olduğu düşüncesiyle başvurudan vazgeçti. Şahin önceki gün "Bütün yasal hakkımızı sonuna kadar kullanacağız" derken, dün de "Başvuru yapmıyoruz" açıklamasını yaptı.
Yenilikçilerin bu kararında "Bir sonuç alınamayacak başvuru için restleşmeyelim" düşüncesinin öne çıktığı belirtildi. FP Genel Başkanı Recai Kutan da dün cuma namazı çıkışı tüzük değişikliğinden haberi olduğunu ifade ederek, "Daha önce Eminönü ve Üsküdar'daki ilçe kongrelerinde listelerin üzerindeki çizikler iptal edilmişti. Bu yöndeki delege oylarını hakimler geçersiz saymıştı. Milli iradenin sandığa yansıması için böyle davrandık. Oylar geçersiz olmasın diye yaptık" diye konuştu.
İnternet anketinde açık ara Gül çıktı
Fazilet Partisi'nde Genel Başkanlık yarışı büyük bir mücadeleye dönüşürken, kamuoyunda Abdullah Gül'ün adı ağır basıyor. Milliyet İnternet sitesinde yapılan ve Türkiye'nin tüm kentlerinden katılımın olduğu ankette, Abdullah Gül'ü Fazilet Partisi Genel Başkanı olarak görmek isteyenlerin oranı yüzde 82 çıktı.
Toplam 13 bin 989 kişinin katıldığı internet anketinde, 11 bin 480 kişi Gül'ün Genel Başkanlık yarışını kazanacağını söyledi. Recai Kutan'ın Genel Başkan olmasını isteyenlerin sayısı ise 2 bin 509'da kaldı.
|
|