|
|
Milliyetçilik!
Yunanistan'da yıllık enflasyon yüzde 2,8. Bizimki bir ayda o kadar oldu diye seviniyoruz. Gerçek milliyetçilik nedir, enflasyonu yenmek değil mi? AB konusunda atalet içindeyiz. Oysa ulusal çıkar da, Avrupa yolunda kararlı yürüyüşü gerektirmiyor mu?
Enflasyon, Avrupa ve gerçek milliyetçilik...
Yunanistan'daki enflasyon oranını biliyor musunuz? Yüzde 2.6! Yanlış anlaşılmasın, aylık değil bir yıllık enflasyon oranı bu. Bizde ise geçen nisan ayı enflasyonu ancak bu kadardı. Ve bir de sevindik enflasyon düşüyor diye...
Acı değil mi?
Yunanistan'da tüketici fiyatları son bir yılda yüzde 2.6 artmış. Bizde ise daha bir ayda yüzde 2.3 olmuş...
Ayıp değil mi?
Yunanistan'da son bir yıllık enflasyon yüzde 2.6 iken, Türkiye'de kaç olduğu malum: Yüzde 63.8...
Yüz kızartıcı değil mi?
O zaman gerçek milliyetçilik ne olmalı?
Nutuk atmak mı? Popülizm mi? Yoksa enflasyonu yenmek mi? Enflasyonu yenmeyi bir ulusal onur meselesi haline söyler misiniz niçin getirmeyelim?
Hiç şüphesiz insanımızı yıllardır inim inim inleten hayat pahalılığından bir an önce kurtulmaktır gerçek milliyetçilik...
Enflasyonla mücadele açısından Ecevit hükümeti iyi bir başlangıç yaptı. Kaç zamandır hiçbir hükümetin atamadığı adımları attı. Onca yıldır bekleyen yapısal reformlar için düğmeye bastı. Üç yıllık ciddi bir program yaparak IMF ile anlaşma imzaladı.
Hepsi olumlu gelişmeler!
Nitekim önce faizler, sonra enflasyon inmeye başladı. Borsa yükseldi. Türkiye'nin dış kredi notunda düzelmeler kaydedildi. Dış kaynak musluklarında hareketlenme su yüzüne vurdu.
İyi, güzel.
Ama daha işin başındayız.
Enflasyonla mücadelede 36 aylık bir programın henüz 4 aylık bölümü geride kaldı.
Ve bir gevşeme var!
Eski popülist alışkanlıkların yeniden nüksedeceğine dair sinyaller yanıp sönüyor. Enflasyon canavarıyla baş etme konusunda yılgınlık işaretleri var hükümet katında...
Bazı düzenlemeler hala bekliyor.
Tarım satış kooperatif ve birlikleriyle, kamu bankaları ve fonlarla ilgili önemli yasaların parlamentodan çıkması gecikmiş durumda... Mali sektör reformuyla ilgili duraksamalar gündemde...
Enflasyonla mücadele programı açısından bir başka hayati konu olan hububat alım fiyatları konusunda iyi işaretler yok. Bu alanda da popülizmin ayak sesleri kulağa çalınmakta...
Neler oluyor?
Yunanistan'daki yıllık enflasyonu biz hala bir ayda yapıyoruz. Böyle gidemeyeceğini nihayet gördük. Koalisyonla kolları sıvadık. İyi de başladık.
Peki, sonu gelmeyecek mi?
Ekonomi son derece kritik bir boğazdan geçiyor. Enflasyonla mücadelenin hassas köprüsündeyiz. Yeterince vakit kaybedilen Cumhurbaşkanlığı seçimi de geride kaldığına göre, koalisyon ortaklarının enflasyonla mücadele programı konusunda, daha önce taahhüt ettikleri gibi işi yeniden sıkıya almaları lazım.
Bu bekleniyor!
Siyasi irade ve kararlılık gerektiren bir başka alan daha var:
Avrupa Birliği'ne adaylık işleri...
Bu alanda da atalet ve gecikme var. Tıpkı enflasyonla mücadele gibi Avrupa Birliği konusunda da hızlı bir başlangıç yaptık.
Hatırlayın 1999 Aralık ayını.
Helsinki zirvesi sonrasını... İyimser bir hava oluşmuştu. Ama sonra bu havaya uygun bir seferberlik ortamı yaratılamadı.
Avrupa seferberliği...
Ankara'da halen siyasi ve teknik uyum kıstaslarıyla ilgili fazla bir hareketlilik görülmüyor.
İcraat yok, hazırlığı da fazla yok.
Tıkanıklık yaşanıyor.
Başına değerli bir diplomatımızın, Büyükelçi Volkan Vural'ın atandığı AB Genel Sekreterliği'nin hala adından başka bir şeyi yok.
Kabahat bürokrasinin değil.
Bugün için siyasi iradenin...
Düğmeye basmak ve Avrupa Birliği yolunda bir seferberlik havası yaratmak lazım. Türkiye'nin istikrarlı, ne yaptığını bilen, adresi belli bir ülke olduğunu göstermek, ülkemizin en önde gelen 'ulusal çıkarı'dır.
Gerçek milliyetçilik de ulusal çıkarın yolunda yürümek değilse, nedir?..
Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr
|
|