14 Mayıs 2000 Pazar 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Zeynep ORAL Fotoğrafı: 7962 bayt
Haydi Tiyatro Festivali'ne!

       İşte yine o günler yaklaştı. Heyecandan yerimde duramayıp, sizleri kışkırtmaya çalışacağım, tiyatroya yollayacağım günler... Tiyatro tutkunları için, tiyatronun uçsuz bucaksız olanaklarından yararlanmak ve bundan tat almak isteyenler için, vazgeçilmez günler yine geldi çattı. Birkaç gün sonra Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor. Benim yürek yine pır pır...
       Tiyatro Festivali yalnızca, birtakım oyunları bir araya getirip, bunları peşpeşe sunmak değildir. Tiyatro Festivali yalnızca, tiyatronun çok ama çok geniş bir yelpazeye yayılan bir alan olduğunu, kendini sürekli geliştirerek yenilenen bir sanat olduğunu ve tiyatro yapmanın binlerce yolu yordamı, yöntemi olduğunu gösterebilmenin, farklı görüşlere yer vermenin ve çağdaş, evrensel bir platformda bir tartışma ortamı yaratmanın da yoludur.
       Festivalin programını değerlendirmeden önce, bu yıl verilecek "Onur Ödülleri"nin bence harika ve çok isabetli seçimler olduğunu belirtmeliyim.
       Yurt dışından, dans tiyatrosunda devrim yaratmış Pina Bausch'a veriliyor ödül. İki yıl önce yine bir İstanbul festivalinde, o çok kalabalık ve genç seyirci kitlesi Pina Bausch temsilinin sonunda kendini sahneye atmamak, o gül bahçesinde, gül dağında, gül ovalarında, gül yaylalarında koşup oynamamak, yuvarlanıp birbirine sarılmamak için kendini zor tutmuştu! Bu yılki festivalde Pina Bausch'un yeni eseri "Masurca Fogo"yu izleyeceğiz. Ve bence bir kez daha, Pina Bausch, "koreografi" kavramının taşıdığı anlamın dışına çıkıp, sahneyi ve dünyayı yeniden anlamlandıracak.
       Yurt içinden ise "Onur Ödülü" bu yıl sahnede 40. (Dostlar Tiyatrosu'nun 30.) yıldönümü kutlayan, tiyatro dünyamıza yalnız kalite değil, ileri görüş, içtenlik, özgürlük ve sonsuz bir zenginlik katan Genco Erkal'a veriliyor.
       Açılışı depremden beri adeta bir "dostluk patlaması" yaşadığımız Yunanistan yapıyor. Edafos Topluluğu'nun sunduğu "Medea" ile açılıyor festival. Ama açılış için bu eserin seçilmesinin nedeni Yunanistan'la sarmaş dolaş olma gayreti değil, topluluğun yaratıcı gücü. Eseri daha önce videosundan izledim ve büyülendim. Medea'nın bir kuğuya dönüştüğüne, Lason'un Rudolph Valentino'ya benzemesine şaşmazsanız, kendinizi aydınlığın sözcüsü Güneş Tanrısı'yla, kötü emellere hizmet eden Karanlık Tanrısı'na ve başrollerden birini üstlenen su ögesine ve Bellini aryalarına terk edebilirsiniz...
       Robert Wilson, tiyatro severlerin artık iyi bildikleri bir isim. Geçen yıl New York'ta sahnelenen "Önceki Günler" oyunu eleştirmenlerden çok farklı tepkiler aldı. Kimi hayran kaldı kimi öfkelendi. Oyunu görmem için iki önemli neden var. Dünya tiyatrosuna damgasını vurmuş bir insanın en kötü işini bile görmeye koşarım. İkinci neden daha da önemli. Semiha Berksoy bu oyunda bir Wagner aryasıyla rol alıyor.
       Shakespeare'in en tartışılan oyunu "Hırçın Kız"ı, Royal Shakespeare Company sunacak. Klasik oyun, klasik topluluk ama inanın sahneleniş hiç klasik değil. Petruchio'yla Kate'in düğününü adama internet'ten bile seyrettiriyorlar... Bugüne dek izlediğim sayısız "Hırçın Kız" arasında, Yücel Erten'in yorumu, Kate'in (Işık Yenersu'nun) direnişi seçmesi, "boyun eğmektense ölürüm" tavrı unutamadıklarımdan biridir. İngilizlerin çağdaş yorumunu da çok merak ediyorum.
       En çok merak ettiğim ise, İstanbul Tiyatro Festivali'yle Berlin Hebbel Theatre'in ortak yapımı olan Murathan Mungan'ın yazdığı, Mustafa Avkıran'ın yönettiği, 5. Sokak Tiyatrosu'nun sunduğu "Dumrul ile Azrail". İlk gösterimleri festivalde yapılacak üç prodüksiyondan biri "Dumrul ile Azrail"... Ötekiler: Yıldız Kenter'den "Hep Aşk Vardı" (yaşamla ölüm arasında anılarla oyunculuk arasında, tek gövdede üç kuşak) ve Ahmet Leventoğlu'nun yönettiği, Tiyatro Stüdyosu'ndan "Lilian"... Yılın başarılı ama kaçırdığımız yeni prodüksiyonları görmek için de Tiyatro Festivali eşsiz bir olanak sağlıyor.
       Oyunlar, konferanslar ve yalnız profesyonel dansçılara açık "Dance Workshop" ya da "Dans Çalışması" (Pina Bausch ekibinden)... Ve bunların tümüne eşlik edecek tartışma ortamı.
       Haydi tiyatro festivaline! Bakarsınız, bu oyunların biri, yalnız ama yalnız sizin için yazılmış, sizin için sahnelenmiştir!


Yazara E-Posta: zoral@milliyet.com.tr

© 2000 Milliyet