|
|
Üzt kurul "etik" kuralları oluşturuyor Meliha OKUR
Bankacı olmak zor iş.
Ama bankaları denetlemek daha da zor.
Biliyorsunuz, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu'na (Üst Kurul) yedi süper adam atandı. Şu sıra harıl harıl çalışıyorlar.
Şimdilik Ankara'da Ziraat Bankası'na ait küçük bir ofiste toplantılarını yapıyorlar, işlerini yürütüyorlar. Yakında İş Bankası'nın Ankara'da yıllarca oturduğu kulelere taşınacaklar.
Kurul, 1 Eylül'den itibaren icraata başlayacak. Üst Kurul'un ilk işi kendi "etik kuralları"nı oluşturmak. Bunun için tüm çalışmalar tamamlandı. Ve kuralları içeren program Bakanlar Kurulu'na sunuldu.
İçerik mi? Sır gibi saklanıyor. Bizce haklılar. Çünkü onlar dediğimiz gibi bankaların da patronu...
Peki, Kurul'a bağlanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndaki bankalar bu süre içinde ne olacak? Tabii ki sekiz banka ile ilgili çalışmalar sürecek. 1 Eylül'de kesin icraata başlayacak Üst Kurul'un çalışmasına kadar bankalarla ilgili alınan tüm kararları Merkez Bankası üstelenecek. Ve alınan her bir kararı Bakanlar Kurulu'na sunacak.
Ama sorun büyük. Çünkü beş bankanın 6 milyar dolara ulaşan kara deliği nasıl kapatılacak? Açıkları kapatmak için portföylere belki Hazine bonosu alınacak.
İpler sıkı tutulacak
Ancak Zekeriya Temizel'e yakın olanlar biliyorlar ki;
"6 milyar doları midesine oturtmak isteyenler bu kez duvara toslayacaklar."
Çünkü, Üst Kurul, dünya standartlarında, yani gerçek bankacılık yapılmasını hedefliyor. Bu nedenle sektörün denetimi çok önem kazanacak. Kısacası ipler sıkı tutulacak. Biz de gelişmeleri aktaracağız.
Ancak sıkıntı sadece bankalarda değil, şirketlerde de...
Şu sıra hisseleri borsada işlem gören ve tekstil sektöründe yer alan bir şirkette problem var. Sahibi ünlü bir aileden. İyi yatırımlar yaptı, fakat şirket krize girdi. Şimdi işletme sermayesi ihtiyacı nedeniyle bankalarla masaya oturdu. Düşük faizli uzun vadeli kredi aranıyor. Kısa vadeli borçlardaki artış üzerine bu yola başvurulduğu kesin. Ancak sıkıntıyı aşmanın yolu kamu bankalarına gidip uzun vadeli kredi bulmaya gelince, işin şekli değişiyor.
Özellikle iktidar ortağı bir partiye mensup bir bakana yakınlaşıp kredi ya da teminat mektubu bulmaya çalışmanın yolu çoğu kez çözümü getirmiyor. Daha çok çözümsüzlüğe yol açıyor. Kamu bankalarının özelleştirilmesinin tartışıldığı bir ortamda isim vermek istemiyoruz.
Diyoruz ki, doğru yatırım yaptınız, yük ağır ama bakanlarla işi bitirmek mi? İşte o zor...
Günün yorumu
Dalgalanmalara dikkat
Piyasalar bir taraftan ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımı ile ilgili kararın açıklanacağı toplantıyı bekledi. Bir taraftan iki yıl vadeli tahvil ihalesini izledi. Ancak IMF Heyeti'yle Dünya Bankası Başkanı'nın Türkiye ziyareti yeni beklentiler yaratılması için bir vesile olacak. Çünkü beklenti yok. Ama görünen o ki, tarım reformu ve tarımsal birliklerin özerkleştirilmesiyle ilgili olarak gelecek her açıklama piyasada dalgalanmalara neden olacak. Dünya Bankası'nın 760 milyon dolarlık yapısal reform kredisinin 384.6 milyon dolarlık kısmının onaylandığı haberiyle dün pozitif bir hava yaratıldı. Ancak halka arzlar devam ediyor. Ve İMKB 100 Endeksi 17.000- 18.500 aralığında hareketini sürdürecek. Özellikle işlem hacmi çok düşük ve taze para gelmiyor. Bugün ABD'den gelen haber de yön çizimi konusunda etkili olacak. Yatırımcılar, dalgalanmalara değil, doğru fiyatla alım ve satıma dikkat edin.
|
|