|
|
Arşivdeki Mumcu
İşin içine "ailevi" bir mesele de karıştığı için ben bu konuda yazmayacaktım. Sadece "güle güle" diyecektim. Zaten yazılanlar göz yaşartıcı!
Fakat şöyle bir rastlantı oldu:
Cumhurbaşkanı Demirel dün görevini devretti. Aynı esnada "Uğur Mumcu'nun katilleri" ile meşgul kafamız. Mumcu çeşitli dönemlerine tanık olduğu Demirel'in cumhurbaşkanlığını görememişti. Çünkü Demirel başbakan olduğu sırada öldürülmüştü.
Görebilseydi ne yazardı, bilmiyorum. Ama gördüğü dönemler için yazdıklarını aktarayım dedim.
Ne diyordu İçişleri Bakanı Tantan?.. Diyordu ki, "Arşivlerinize bakınız." Tamam, bakalım. Arşivdeki Mumcu yazılarına:
. . .
' Başbakan Demirel, işi gücü bırakmış, bazı yayın organlarını ihbar etmeye başlamıştır. Sayın muhbir başbakan kavramı da siyasal edebiyatımıza girmiş bulunmaktadır...
Demirel ayağının altına aldığı Yüce Mahkeme kararlarını çiğneyerek hukuk devleti ve demokrasi kahramanlığı yapacaktır.
Demirel'in işi gücü, üç beş yazarla uğraşmak, bunları cezaevlerine attırmak ve seslerini kesmektir.
Bir gün gelecek, Demirel Türk yargıçları önünde hesap verecektir. Biz şimdiden Demirel'in suç gerekçelerini hazırlıyoruz her yazımızda. ' (21.2.1976)
' Menderes zengin bir çiftçiydi, Demirel ise yoksul bir köylü. Demirel ailesi cok kısa bir sürede ülkemizin milyonerleri arasına katıldı. Hangi taşı kaldırsanız altından Demirel ailesinin milyonları çıkmaktadır. Nasıl zengin oldular böyle? Bugün Demirel'in başbakanlığında yolsuzluk dosyalarını ve kanlı mezar taşlarını gördükçe inanın Menderes'e acıyorum. ' (1.3.1976)
' Başbakan Demirel'in siyasal egemenliği geniş ölçüde Demirel ailesinin ekonomik varlığına bağlıdır... Önemli olan, Demirel ailesinin servet kaynaklarını bütün ayrıntılarıyla saptamaktır.
Demirel ailesi bozuk düzenin siyasal ve ticari bütün özelliklerini yansıtmaktadır. ' (6.3.1976)
' Demirel şunu bilmelidir: Anneler ve babalar çocuklarını sokak ortalarında eşkıya çetelerince öldürülsünler diye yetiştirmediler. Bir gün bütün bunların hesabı sorulacaktır. Devlet koltuklarına dayanarak kabadayılık yapanları sanık sandalyelerinde de göreceğiz bir gün. ' (14.4.1976)
' Demirel siyasette gerçekten bir zamanlama ustası oldu... İlkeymiş, inançmış... Bunlara pek aldırmayacaksınız.
Demirel 12 Eylül rejiminden sonra demokrat rolüne soyunmak kararındaydı. Bu yüzden bir demokrat için hiç de yüz ağartıcı olmayan geçmişi ile örneklerin önüne çıkarılmasından tedirgin oluyordu.
Anayasa'nın 4. maddesi engelini aşınca... göreceksiniz, Demirel ve yandaşları hemen yasaksız Türkiye sloganını unutup yerine yasakların tel örgülerini yerleştireceklerdir. ' (4.9.1987)
. . .
Dedim ya, Mumcu şimdi bazı meslektaşlarının "İkinci dönemi" diyerek alkışladığı cumhurbaşkanlığını göremedi Demirel'in. Belki o da farklı düşünürdü. Bilmem ki. Düşünür müydü?
Bilmiyoruz, çünkü Demirel'i "uğur"larken Uğur Mumcu'nun katillerinde aklımız.
Tantan'ın dediği gibi, sadece baktık arşive... Mumucu'nun yazılarına.
Kendimiz de diyelim ki, güle güle.
Ve Sayın Sezer'e de başarılar.
|
|