|
|
Şartlar noksan Tamer HEPER
Babam emekli ikramiyesi ile bir ev aldı. Ancak müteahhit toprak tapusunu sonra vereceğini söyledi ve bir kağıt imzalayıp babama verdi. Sonra gördük ki babamın dairesi müteahhidin borç aldığı bir tefeciye verilmiş. Müteahhit diyor ki “Tefeciye borcumu ödeyince size tapu vereceğim." Bu konuda bir dava açtık ve davayı kaybettik, ancak Yargıtay’dan bozulacağı söyleniyor. Bizim hakkımız nelerdir? Yargıtay’dan bozulur mu?
N.E. - İstanbul
Önce kısa yanıtımı vereyim, sonra detaya gireyim. Yargıtay’ın kararı bozup bozmayacağını bilemeyiz. (Keşke önceden bilebiliyor olsak)
Şimdi geliyorum detaya. Bir gayrimenkul alınacağı zaman şayet tapusu hemen verilemiyorsa bunun satışının vaadi yapılır. Buna satış vaadi sözleşmesi denilir. Ancak bu sözleşme şekli bağlıdır, noterde düzenleme şeklinde yapılması gerekir. Bu şekle tabi olarak yapılmazsa satış vaadi geçersizdir.
Sizin olayınızda ise babanıza düz beyaz bir kağıda bir makbuz yazılıp verilmiş. Yukarıda anlattığım gibi böyle bir kağıda yazılan yazı geçersiz. Mahkemede davayı kaybetmişsiniz, işte bunun için kaybettiniz, çünkü ortada şekil şartı yok. Şekil şartı olmayan bir mukavele ile daireyi adınıza tescil ettiremezsiniz ama olsa olsa bu makbuzda görülen rakamı yani müteahhide ödediğiniz meblağı geri alabilirsiniz.
Sizin gibi benzer alışveriş yapacaklar için işin doğrusunu söyleyeyim. Müteahhidin veya satıcının şahitler huzurunda dahi olsa imzalayıp verdiği bu kabil yazılar geçersizdir. İki şey yapılmalıdır.
Birincisi noterden satış vaadi sözleşmesi. Veya halk arasında toprak tapusu diye bilinen kat irtifak tapusunu tapu dairesinden yapılacak bir muamele ile almak. Bu tapunun alınması için dairenin bitirilmiş olması gerekmiyor, inşa halindeki bir yapının dahi kat irtifak tapusu çıkarılabilir ve bu yolla satın alma tam bir teminattır. İzahımdan anlaşılacağı gibi sizin dosyanın sonucu yadırganacak bir karar değil.
|
|