20 Mayıs 2000 Cumartesi 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 KENT HABERLERİ
 SAĞLIK
 ÇEVRE
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
Doğaya saygılı tatil köyü

Naturland Doğal Yaşam Beldesi’nde her şey doğal ve katışıksız. Çocuklar için bir ‘ev ağaç’ın bulunduğu köyde, ekolojik tarım da yapılıyor

AZER BORTAÇİNA


cev01.jpg        Tanrıların tanrısı Zeus’un ülkesi Toroslar’ın eteğinde, Akdeniz’in laciverdini kucaklayan, çam ormanlarının arasında kaybolan ahşap ve taş evlerde yaşadığınızı düşleyin. Şehrin gürültüsünden uzak, sadece bu sessizliği bozan horoz sesleri var etrafta. Ormanın içinde biraz yürüdüğünüz zaman inek ve koyun ahırları, tavuk kümesleri, ceylan çiftliği, at haraları, koku bahçeleri, yağmur ormanları, çeşitli sebzelerin hormonsuz yetiştiği bahçeler, hele bir de dünyanın sonunun geldiğini vurgulayan “Nuh’un Gemisi" karşınıza çıkarsa sakın şaşırmayın. Hani Orhan Veli’nin şiirindeki gibi bir dünya sanki:
       “Deli eder insanı bu dünya;
       Bu gece, bu yıldızlar, bu koku,
       Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.
       Ormandan çıkıp, teleferikle aşağıya inin. Hem deniz hem de ahtapot şeklinde bir havuz çıkacak karşınıza. Yüzerken balina biçimindeki dev akvaryumun içinde, Akdeniz’in anlı şanlı balıkları sinarit, akya, lahos, çupra, trancaya da dostluk selamı yollayabilirsiniz.

       Naturland cennet
       Tatil köyünden biraz uzaklaşın, Rodoslular’ın kurduğu üç limanlı Phaselis, bir kaç kilometre sonra da Tahtalı Dağı’nın eteklerindeki Olimpos antik şehirleriyle kucaklaşabilirsiniz.
       Portakal bahçeleri içindeki Çıralı’yı biraz geçince de, bir dağın tepesindeki Chemaera’da (Yanartaş), antik çağdan bu yana hiç sönmeyen ateş meşaleleri çıkar karşınıza. Ya gürül gürül, buz gibi suların aktığı Ulupınar’a ne demeli...
       Bu doğa ve tarih cenneti, Antalya’nın Kemer ilçesi Çamyuva’daki Naturland Doğal Yaşam Beldesi. Doğaya saygılı bir kuruluş olan Naturland, “Ait olduğumuz dünyayı bozduk, kirlettik, zehirledik.
       Tabii kendimizi de... Artık yeni bir anlayışa ihtiyacımız var. Artık doğal yaşamı yeniden kurmamız, yanlıştan dönmemiz gerekiyor" diye bir slogan da üretmiş.
       Yılın 12 ayı tüm mevsimlerin renklerinin, güzelliklerinin yaşanabildiği bu doğal tatil beldesinde yapay gübre, hormon ve zararlılara karşı kimyasal kullanmadan ekolojik tarım da yapılıyor. Hatta Naturland dışındaki 250 dönümlük arazide özel anlaşmalı çiftçilere sebze, meyva ve tahıl ürettiriliyor.
       İstiyorsanız ineği kendiniz sağıp, sütünü içiyorsunuz. Ya da tavuk kümesinde gıdaklayan bir tavuğun başında nöbet tutup, sıcak yumurtayı da alabiliyorsunuz. İşte kahvaltınız hazır artık...

       Binbir çeşit çiçek
       Çocuklar için bir düş dünyası Naturland. Betondan yapılan ama orijinalinden asla ayırt edilmeyen “ev ağaç", çocukların oyun odaları olmuş. Kendileri ekip, biçmek isteyen “miniklere" tarım alanları da ayrılmış. Nuh’un Gemisi ise bire bir ebatlarıyla efsanedeki gibi tüm “canlı" hayvanların toplandığı bir mekan olmuş.
       Binbir çeşit ağaç ve çiçek türünün var olduğu, 20 heykeltraşın çalıştığı Naturland’de adım başı Toroslar’da yaşayan hayvan çeşitlerinin heykellerini de görmek olası. Sürü halinde koşan geyikler, kuşlar gibi. Türkiye’de olmasa bile goriller de var köşe başlarında. Bir okul sanki burası. Çocuklara bu hayvanları tanıtmak, dünyada yaşayan türleri kitaptan okumadan, resmini görmeden dokunarak hissettirebilmek amaçlanıyor.
       Denizden çıkıp dağın tepesindeki konaklanacak evlere ulaşmak ise yatay teleferikle ama özel olarak üretilen şipşirin, renk renk boyalı “akülü" araçlar da çalışıyor 200 dönümlük doğal parkta.

       Ana hedef çocuklar
       Türkiye’de bir ilke öncülük yapan DOKAP Şirketler Topluluğu Başkanı iş adamı Cemil Çakmaklı, Naturland’e harcadığı 80 milyon dolarla (yaklaşık 50 trilyon) Akdeniz sahilinde üç büyük otel yapabilirdi ama o, içeriden ve dışarıdan gelen insanlara farklı bir şey sunmak gerektiğine inandığı için bu işe gönül koyduğunu söylüyor.
       Turiste sadece doğa, deniz ve güneş vermenin devrinin geçtiğinin altını çizen Çakmaklı, “Bir kentin uçkuru ufkudur. Ufuk çizgisini yitirmiş kentler, namusunu kaybetmiştir. İstanbul’da bunu yaşadık. Antalya bölgesi ise flora ve faunası ile Akdeniz’in en ender bölgelerinden biri. Yapılan her üretim insana ve insanlığa faydalı olmalı.
       Avrupa da her üç insandan biri ekolojik duyarlılığa sahip. Biz de hedef kitle olarak çocuklara yöneldik. Çünkü doğayla ilgili mesajları en iyi onlar anlıyorlar. Yaptığımız tesisle dünyanın önemli doğal parklarından biri haline geldik. Tüm ürünlerimiz ve mekanlarımız için uluslararası çevre sertifikası alarak, yakında bunu tescil edeceğiz" diyor.



© 2000 Milliyet